Tutunamayanlar / Oğuz Atay - Yorum


Tutunamayanlar'ı duymayananız yoktur sanırım. Hayranlarının oldukça fazla olduğunu biliyorum ama ben Turgut Özben'i pek sevemedim. Sanırım şu anki halim pek tutunamayan modda olmadığından bana depresif geldi ve okurken ağır ilerledim. Okurken yazılanlar ile ilgili çok doğru dediğim noktalar oldu, yazım açısından ya da edebi açıdan değerlendirdiğimde öne çıkıyor fakat ben okurken kendimi kaptırmayı ve hızlı okumayı seven biriyim. Tutunamayanlar sindirerek ve yavaş okunması gereken bir kitap. 11 günde bitirebildim ve sürenin uzaması beni biraz sıktı. Yine de yarım bırakmadığım için mutluyum. Biraz da konudan bahsedelim.

Turgut Özben, evli ve 2 kız babasıdır. Yakın arkadaşı Selim Işık'ın intiharını gazeteden öğrenir. Bu intihar onu fazlasıyla etkiler ve Selim'in arkadaşlarıyla görüşüp intiharın sebeplerini öğrenmeye Selim'in son zamanlardaki ruh halini çözmeye çalışır. Bu yolda ilerlerken zaman zaman uç noktalarda gezinir. 

Turgut önce Ankara'ya gider ve Selim'in askerlikte tanıştığı Süleyman Kargı'yı bulur. Uzun konuşmalar sonrasında Süleyman Selim'in yazdığı beş şarkıdan oluşan 600 satırlık dosyayı okuması için Turgut'a verir. Bu satırlarda Selim kendinden şöyle bahsetmiştir.

Selim Işık tek ve Türk. Ve duygulu, amansız.
Sabırsız ve olumsuz, yaşantısında cansız.
Sanılırdı; gerçekti, hayır gerçek değildi.
Tutunamayanların tarihine eğildi.
Kelime ve yalnızlık hayatın tadı tuzu
Kucaklamak isterdi ölümü ve sonsuzu.

Turgut daha sonra Metin ile görüşür. Metin'in anlattıklarına pek inanmaz. Artık hayalinde kusursuz, ulaşılmaz bir Selim yaratmıştır. Selim iyidir, hiç kötü yönü yoktur, yanlış yapmaz. Ve benim merakla beklediğim Olric ile konuşmalar başlar. Selim'in ölümünden 1 yıl önce tanıştığı Günseli'nin Turgut'u bulması Selim'in Günseli ile ilişkisinin ortaya çıkmasını sağlar. Turgut Günseli'den uzun uzun Selim'in son 1 yılını dinler. 

Daha sonra kafa dinlemek için çıktığı yolculukta Selim'in günlüğünü okumaya başlar...

Bundan sonrasını yazmayacağım çünkü bu roman anlatılmaz yaşanır tarzında bir roman. Türk edebiyatı için önemli kabul edilen bu eserde ben okurken bazen sıkıldım, bazen heyecanlandım. Selim'in son zamanlardaki psikolojisi ve Turgut'un durumu son satırları heyecanla okumanızı sağlıyor. Sizler de yorumlarınızı paylaşabilirsiniz :)

ARKA KAPAK

Tutunamayanlar, Türk edebiyatının en önemli eserlerinden biridir. Berna Moran, Oğuz Atayın bu ilk romanını "hem söyledikleri hem de söyleyiş biçimiyle bir başkaldırı" olarak niteler. Morana göre "Oğuz Atayın mizah gücü ve duyarlılığı ve kullandığı teknik incelikler, Tutunamayanları büyük bir yeteneğin ürünü yapmış, eserdeki bu yetkinlik Türk romanını çağdaş roman anlayışıyla aynı hizaya getirmiş ve ona çok şey kazandırmıştır." Küçük burjuva dünyasını ve değerlerini zekice alaya alan Atay, "saldırısı tutunanların anlamayacağı, rededeceği türden bir romanla yapar."

4 yorum:

gülay Cansever dedi ki...

Ben daha yeni bitirdim ama nasıl okuduğumu bana sormak lazım. Çok zor :)

Masum İnciler dedi ki...

Zor gerçekten sonlara doğru iyi gidiyor ama :)

Sena Dursun dedi ki...

Severek ama zorlanarak okudum bende :)

Masum İnciler dedi ki...

Aynen öyle hem okumak istiyorsun hem sıkılıyorsun özelliği bu sanırım :)

Yorum Gönder