RSS

NYX Pump It Up Lip Plumper - Kim


Herkese merhaba

Bugünkü konuğumuz NYX dudak dolgunlaştırıcı. Yapısını beğendiğim bir gloss oldu, yapış yapış olan glosslardan değil. Sürüldüğünde renk vermiyor ancak dudakları daha belirgin hale getiriyor, hafif bir yanma oluyor ancak dolgunluk vadeden bu glossta ben tek başına uyguladığımda dolgunluk gözlemlemedim. 


Sürüldükten sonra yanma hissi bir süre devam ediyor ama uzun sürmüyor. Parlaklığı kalıcıydı ve güzeldi, hafif ışıltı veriyor. Parlatıcı olarak kesinlikle tercih edilebilecek bir ürün ancak dolgunlaştırma anlamında beklentiniz yüksek olmasın.


Süngerli aplikatör glossların genelinde var zaten bu da aynı şekilde, tüpü de aynı şekilde tipik bir gloss görüntüsü veriyor. 8 ml. ürünün orijinal paketi.


Dudakları nemlendirmesi hoşuma gitti. Dudakları kurutan birkaç ruj ile deneme yaptım ve sonuçtan çok memnun kaldım. Ürün dudağa pürüzsüz bir görüntü vermekle ilgili vaadini de yerine getiriyor.  Koku duyarlılığı olanlar için oldukça uygun çünkü kokusuz.

NYX ürünleri hayvanlar üzerinde deney yapmıyor. Lütfen ürün alırken bu konuya dikkat edelim. Hayvanlar deneyler yapılırken çok fazla acı çekiyor. Bu konuda duyarlı olalım.

Ürün fiyatı 27.95 TL ancak şu an Lila Kutu'da NYX ürünlerinde %40'a varan indirimler olduğundan indirimli olarak 16.77 TL'ye satılıyor.


Daima Aşk - Sandi Lynn / Yorum (Forever #1)


Orijinal İsim: Forever Black
Yazar: Sandi Lynn
Yayınevi: Elf Yayınları
Sayfa: 366
Baskı Yılı: 2014

Connor Black, 30 yaşında babasından devraldığı şirketi yöneten aşka inanmayan yakışıklı mı yakışıklı gecelik ilişkiler yaşayan aslında mutsuz bir adamdır. Bir sabah uyandığında Ellery'yi görür, gece sarhoş olduğundan onu hatırlamamaktadır ve mutfağında gördüğünde ona kızar. Ancak hiçbir şeyin sandığı gibi olmadığını öğrendiğinde ondan etkilendiğini fark etmeye başlar.

Ellery Lane, resim yapmayı seven yardımsever ve 4 yıllık sevgilisi tarafından terk edilmiş tek başına ayakta kalmaya çalışan bir kadındır. Barda sarhoşluktan ayakta duramayan adamı görünce ona yardım etmesi kaçınılmaz olur. 

Connor Black ile tanışması ona nelere mâl olacaktır? Ellery'nin yardımseverliğinin özellikle sarhoşlara yardım etmeye verdiği önemin nedeni, gönüllü çalışma nedenleri gibi şeylerin cevabını romanda buluyoruz. 

Erotik ögeler vardı evet ama erotizm üzerine kurulu bir roman değildi. Gerçekten hikayesi olan bir kitaptı. Kurgusu iyiydi. serinin 2. kıtabı Connor'ın bakış açısıyla yazılmış. İlk fırsatta okunacaklar arasında :)

ARKA KAPAK

Ellery, sevgilisi ile New York'a taşındığında küçük evlerinde sonsuza kadar mutlu yaşayacaklarını düşünmüştü. Sevgilisinin pılını pırtını toplayıp "biraz zamana ihtiyacı" olduğu için onu terk edeceğini düşünmemişti. Ellery, tek kaldığından ve yalnız olmaktan korktuğundan kendini sanatına ve resimlerini gömmüştü... ta kibir gece gizemli, sarhoş bir yabancının evine sağ salim gitmesine yardım edene dek. Bu gizemli yabancının CEO ve milyoner Connor Black'ten başkası olmadığını bilemezdi. Connor Black ertesi sabah Ellery'yi kendi mutfağında bulduğunda ve onun yatıya kalanlar hakkındaki ilk kuralını bozduğunu sandığında Ellery'nin sadece inatçılığı ve meydan okuması değil, iyi yüreği de ilgisini cezbetmişti. Connor Black, duygusal olarak yıkılmış ve yıpranmıştı, yaşadığı kişisel bir trajediden dolayı asla sevmemeye ve aşık olmamaya yemin etmişti... ta ki Ellery Lane kazayla hayatına girene dek. Görüşmeye başladıktan ve Eller yona kendi dünyasını gösterdikten sonra Connor bir şey hissetmeye ve daha önce varlığından bile habersiz olduğu duygular hissetmeye başlar. Connor Black ve onun kadınları kötüye kullandığına dair söylentilere ve uyarılara rağmen Ellery kendini onun dünyasına çekilirken bulur. Eller yasla birlikte olamayacaklarını biliyordur çünkü Connor'ı sonsuza dek duygusal olarak yok edebilecek derinbir sır saklıyordur. Connor ve Ellery'nin cesaret, sevgi ve güç yolculuğunda onlara katılın. Bunlar onları kurtarmaya yetecek mi?


Cambaz - Burcu Demet / Yorum


Orijinal İsim: Cambaz
Yazar: Burcu Demet
Yayınevi: Postiga Yayınları
Sayfa: 400
Baskı Yılı: 2015

Gecem ve Aktan'ın adına azıcık olsa da yazarın önceki kitabı Sahra'da rastlamıştık. Kızıl cadı Gecem ki bence hiç cadı değil hep Aktan aranıyor.

Gecem doktor, Aktan ise hukuk fakültesinde öğretim görevlisi. Ailelerin tanışıklığı uzun yıllara dayanıyor. Gecem'in çocukluk aşkı Aktan ama Aktan öyle çapkın ki Gecem'i görmüyor. Tabii ki bir yere kadar :) Gerçi ondan sonrası da çok talihli gitmiyor. İkilimizin kalabalık bir arkadaş grubu var ve geçmişte yaşanan 2 hafta Gecem ve Aktan'ın didişmesi için yetiyor, arkadaşları da seyirci oluyor bu didişmelere ama asıl eğlence evlilik iddiasına girmeleriyle başlıyor.

Sonlara doğru tahminime göre takipçilerini de katmış hikayeye yazar sanıyorum twitter isimleri kullanılanlar. Arka arkaya bir sayfadan fazla bu şekilde isim var. Ek olarak bazı yayınevi yazarları ve hatta genel yayın yönetmenine kadar birçok isim kullanılmış. Belki bu şekilde hoşuna giden de vardır ama ben bu durumun kitabı amatörleştirdiğini düşünüyorum. Hepsi arka arkaya yazılmasaydı daha hoş olurdu sanki çünkü hikaye muhteşem, eğlenceli, akıcı. Neyse sonuç olarak oldukça sevdiğim bir hikaye oldu Gecem ve Aktan'ın hikayesi. Bu arkadaş grubundan başka hikaye çıkarsa da seve seve okurum ben :)

ARKA KAPAK

Hükmen mağlup bir evliliğe gizli, büyük bir aşk…

Gecem ve Aktan'ın büyük bir iddiayla değişen hayatını okurken, hem kendini sürekli inkâr eden büyük bir aşka kapılacak hem de âşıkların düştüğü akıl almaz durumlara güleceksiniz.

Sürükleyici kaleminin gücünü kısa zamanda birçok baskı yapan Sahra adlı ilk kitabıyla binlerce okuruna hissettiren Burcu Demet'ten tanıdık kahramanlarla yepyeni bir macera!

Tutkulu bir aşkın kavurduğu Aktan'ın, imkânsıza; Gecem'e olan ısrarı, sonunda her ikisini de vazgeçemeyecekleri bir yolculuğa sürükler. Kahramanlarımız, tüm güçleriyle birbirlerine doğru çekilmeye ne kadar direnebilirler? Mutluluğa doğru sadece umutla değil, aynı zamanda büyük bir inatla koşarken birbirlerine karşı sürekli bir savaşı nasıl sürdürebilirler?

"Bazen, her şeye rağmen yumuşadığını hissediyordu Gecem. O fark etmediği zamanlarda, onu izlerken, o küçük kız oluveriyordu yine. Onun tarafından sevilmeyi hayal ediyordu için için. Ve her seferinde hızla uyanıyordu bu rüyadan. Aktan sevmezdi, onu sevemezdi."


5 Gün Kala - Julie Lawson Timmer / Yorum


Orijinal İsim: Five Days Left
Yazar: Julie Lawson Timmer
Çevirmen: Mehtap Gün Ayral
Yayınevi: Tuti Kitap
Sayfa: 424
Baskı Yılı: 2015

Herkese merhaba

Etkilenmemenin mümkün olmadığı bir kitapla karşınızdayım yine. İki farklı kişinin hikayesi yer alıyor romanda. Kitap 5 gün kaldı diyerek başlıyor ve günler gitgide azalıyor. 3 güne gelene kadar biraz durgun gitti ama sonrasında her şey yerine oturmaya başladı ve tempo arttı.

Mara, başarılı bir avukattır. Doktor Tom ile evlidir ve Laks ismini verdikleri bir kızları vardır. Kendisi evlat edinilmiştir ve eşiyle o da evlat edinmeyi seçmiştir. 4 yıl önce yakalandığı Huntington hastalığı bütün hayallerini yıkmıştır. Hastalığının ilk günlerinde kendi kendine söz vermiştir. Hastalığı başkalarına yük olmaya başladığında sessiz sedasız ilk doğum gününde bu hayattan çekip gidecektir. Geçen 4 yıl sonunda bu belirtileri görmeye başladığında doğum gününe 5 gün vardır. Ve geri sayım başlar.

Scott, öğrencileri tarafından çok sevilen bir öğretmendi. Laurie ile evliydi. Uzun süre çocukları olmamıştır. Scott'un öğrencilerinden Bray gelecek vadeden bir öğrenci ve basketbolcudur, üniversite okumaktadır. Bray'in annesi uyuşturucu nedeniyle 1 yıl hapis cezasına çarptırıldığında Bray'in kardeşi Curtis tek başına kalır ve Bray okuluna devam etsin diye Scott 1 yıllığına Curtis'e bakmayı teklif eder. 1 yılın bitmesine 5 gün kalmıştır ve Scott, Curtis'e çok alışmıştır. Son 5 günü en güzel şekilde geçirmekten başka şansı yoktur.

Mara ve Scott'un üye oldukları Babanızın Ailesi Değil adında bir forum vardır. Her gün takip eden üyeler arasında güzel bir arkadaşlık gelişmiştir.

Hikayede forum konularında bazı eksiklikler vardı ama güzel düşünülmüş bir ayrıntıydı forum. Bana geçmiş yılları anımsattı :) Mara için bir son yazılmıştı evet ama Scott için tam bir son değildi sanki. Arada bırakılmış bir sondu. Bir son yazılmış gibi ama aslında son değil. Öyle değişik bir kitaptı işte :) Okunmasını kesinlikle tavsiye ederim. Konusu itibarıyla çok ilgimi çeken bir kitaptı.

ARKA KAPAK

5 gün kala 15 ülkede aynı anda satışta! Vedalaşmak için sadece beş günleri var… Hayatı geriye doğru sayarak yaşayan ve sevdiklerinden ayrılmaya hazırlanan iki karakterin dramatik hikâyelerini okumaya hazır mısınız? Bir yanda ölümüne beş gün kaldığını bilen bir anne, Mara…

Diğer yanda ise koruyucu ebeveyn olarak kalplerini açtıkları küçük Curtis'i beş gün sonra gerçek annesine geri vermek zorunda olan bir baba, Scott… İnternette yolları kesişen Mara ile Scott bu beş güne neleri sığdırabilir? Duygularımızın ...SON… dediği öleceğimiz veya ayrılacağımız an'ı bilerek ve bekleyerek nasıl yaşarız? Vedalasmak için sizin kaç gününüz kaldı? Julie Lawson Timmer'ın kaleme aldığı 5 Gün Kala, ayrılığın ve ölümün yudum yudum yaşanmasına dair okuru tam kalbinden vuran bir hikâye... Tüm dünyada takip edilen ve çok satan romancı Jojo Moyes'in dilinde bir kitap arıyorsanız, 5 Gün Kala tam size göre...


Ah Be Sevgilim - Seda Özay / Yorum


Orijinal İsim: Ah Be Sevgilim
Yazar: Seda Özay
Yayınevi: Postiga Yayınları
Sayfa: 176
Baskı Yılı: 2014

Herkese merhaba

Öncelikle bu yorumu yazarken kafamda soruların uçuştuğunu yazmak istiyorum. Okuyanlar ne demek istediğimi anlar :) Sonu öyle düşündürücüydü k, birkaç gün önce bitirmeme rağmen halen acaba öyle mi gibi sorularla boğuşuyorum.

Verda, ailesi olarak sadece anneannesi Julide Hanım'ı bilmiştir. Babasını hiç tanımamıştır ve annesine dair hatırladığı belli belirsiz bir anıdır. Sırlar içinde büyümüş ve kendi içinde yaşayan bir kız Verda. Hiçbir zaman yaşıtları gibi olmamış. Geçmişe asla bakmayan günü yaşayıp geleceğe bakan bir kız. Geçen zamanı unutmayı seçiyor.

Anneannesinden ona kalan 3 katlı köşkün ilk iki katını cafe yapmış. Çatı katında da kendisi yaşıyor. Herkesle arasına belli bir mesafe koyan Verda, yalnızlığıyla mutlu olduğunu düşünüyor. Bir gün üst kattaki müşteri ki o kişi Cihangir, üst katta bir çanta bulduğunu söylüyor. Cihangir böylece Verda'nın hayatına giriyor.

Çantanın içinden büyük bir yasak aşkın mektupları çıkıyor. Mektuplar Adamın Teki imzasıyla yazılmış. Peki mektupları bırakan kim? Mektupların yazıldığı kişi Dora ve Adamın Teki kim? Bunların Verda ile ilgisi ne? Daha buna benzer onlarca soruyla kapıyorsunuz kitabı. 

Cafede çalışan Gaye ve Nurhan Hanım'ın da ayrı hikayeleri var ancak derine inilmemiş kitapta ve onlar için ayrıca kitap yazılmayacakmış. Olsaydı güzel olurdu diye düşünmüştüm ben.

Fazlasıyla akıcı bir kitaptı. Birkaç saate bitiyor ve etkilenmemek mümkün değil. Redaktesi orta üstüydü. Bu kadar etkileyici bir kitap olduğunu düşünmemiştim ama adından anlamalıydım değil mi? :) Seda Özay benim için artık okunacak yazarlar arasında. Mutlu günler.

ARKA KAPAK

Günahını kabul ediyorum bu aşkın. 
Benimle ol, bedeli neyse benim olsun.
Ah Be Sevgilim
"Ve insan hep kaybettiğini özlüyor."

"İçimden sen geçiyorsun. Geçip gidiyorsun, bitmiyorsun. Bitiyorsun, gitmiyorsun..." gibi cümleleri binlerce okur tarafından çeşitli platformlarda sürekli tekrarlanan, Benzemez Kimse Sana ve Bir Daha Yüzümü Görmeyeceksin'in yazarı Seda Özay'dan!

Aşkın sadece bir şarkı olması lazımdır belki… birbirini seven iki kalbe ihtiyaç duyması saçmadır belki de kim bilir. Aşk, hayatın tam ortasına nasıl yerleşir sırrı çözülemedi. Ama Seda Özay, âşık kalplerin gizlice fısıldadığı ve çekinmeyip çığlık çığlığa bağırdığı cümleleriyle aşkın tam ortasında!

Bir kadının, yazgısını yansıtan şarkıların yankısıyla hazırladığı sarhoş içkilerin hayatla alayı. Kendine çıkan kestirme yolları her koşulda bulabilen Jülide Hanım… Geçmişinin değiştiremeyeceği kadar geride kaldığını anlayıp geleceğinin peşine düşerek yeniden hayat kurma heyecanıyla ilk adım çabalamaları gibi içini coşturan Gaye… Ve kendi ruhundan kopup Araf'ta sallandığının farkında bile olmayan, bu yüzden de ayağına gelen şansı teperek kendini sonsuz karanlıkta ezilmeye mahkûm eden Verda…

Üç kadının kesişen ve birbirini değiştiren hayatları, her birine farklı bir yüzünü göstermiş olan aşk.

Okuduğunuz her satır, hayatınızın bir anına değecek ve artık siz de bir Seda Özay okuru olacaksınız.


Yeni Bir Başlangıç - Kim Karr / Yorum (Connections #1)

Orijinal İsim: Connected
Yazar: Kim Karr
Çevirmen:  Yonca Mete Soy
Yayınevi: Yabancı Yayınları
Sayfa: 384
Baskı Yılı: 2015


Dahlia London, fotoğraf stilistidir. Uzun yıllardır ilişki yaşadığı ve nişanlandığı Ben gözünün önünde öldürüldükten sonra uzun bir süre yas tutar. Çevresinin çabaları ile hayata yeniden başlamaya niyetlenir. Ara verdiği işine en yakın arkadaşı Aerie'nin ısrarıyla döner ve ilk işi bir rock yıldızıyla röportaj yapmaktır. O yıldız River Wilde yani Wilde Ones'ın solistidir. Yıllar önce Dahlia'nın barda karşılaşıp deli gibi etkilendiği ve kaçtığı çocuk.

İlk görüşte aşka inanır mısınız? Dahlia ve River aşkı böyle bir aşk. Yarıdan sonrasına kadar durgun ilerliyor hikaye sonra tempo artıyor ve kendinizi ne olduğunu çözmeye çalışırken buluyorsunuz. Sonu oldukça gizemli. Biraz tahmin edilebilir ama ne kadar tahmin etseniz nedenleriyle ilgili hiçbir bilginiz olmuyor.

Ben'in sırları var. "Aşık Çocuk" River'da Dahlia'yla tanıştığı geceyle ilgili bir şeyler saklıyor. Dahlia tüm sırları öğrendiğinde ne olacak merak ediyorum. Sanırım 2. kitapta ortaya çıkar :) Kitaptaki şarkılar, konser tişörtü koleksiyonu gibi şeyler benim çok hoşuma giden detaylardı.

Redakte biraz sıkıntılıydı bu kez. Ayraç konuyla uyumluydu yine. Yabancı ayraç konusunda birinci benim gözümde yine bu gelenek değişmedi :)

ARKA KAPAK

Ya "Hayatta bir kez" olabilecek bir şey için ikinci bir şansınız varsa? Trajediyle dolu geçmişi Dahlia London'ın ruhunu tamamen parçalamıştı. Mutlu son onun için bir hayalden bile uzaktı. Ama ya yeni bir başlangıç şansı olsaydı?

Wilde Ones'ın solisti River Wilde, Dahlia'nın hayatına yeniden girdiğinde, ilişkilerini ateşleyen güç, geçmişte engel olunan duyguların da etkisiyle fazlasıyla yoğundu. Dahlia, geçmişin izleri ve yeni hayatı arasında bocalarken hissettiği acı yavaş yavaş hafifliyordu ama suçluluk duygusundan kurtulamıyordu. River, onun kurtarıcısı olmak istiyor, onu yeniden hayata döndüren adam olmak için her şeyi yapıyordu. Ama peşlerini hiç bırakmayan bir geçmişle, kendilerine yeni bir gelecek kurabilecekler miydi?

"Sizi aynı anda hem aşka hem de karanlığa boğacak bir kitap. Kitabın sonu için ise... Vay be!" 
-Merve Akıncı, Şahmelek romanının yazarı-

"Yeni Bir Başlangıç, ilk görüşte aşkın varlığına ve ruh eşinizle aranızda koparılamaz bir bağ kurabileceğinize sizi inandırırken, şaşırtan kurgusuyla ise okuyucuyu kolayca içine çekmeyi ve hikâyenin bir parçası haline getirmeyi başarıyor." 
- Burcu Büyükyıldız, Çilek Mevsimi romanının yazarı-

"Büyüleyici, sürükleyici ve gizemli!" 
- Natasha Boyd, Aşka Var Mısın? romanının yazarı-

"Duygusal, beklenmedik ve kesinlikle ateşli."
- K.A. Tucker, On Küçük Nefes romanının yazarı-

"İnanılmaz derecede duygusal, romantik, seksi ve bağımlılık yaratıcı!"
- Samantha Young, Dublin Caddesi romanının yazarı-



Maske - Lemariz Müjde Albayrak / Yorum (Bir Aşk Serisi #2)


Orijinal İsim: Maske
Yazar: Lemariz Müjde Albayrak
Yayınevi: Postiga Yayınları
Sayfa: 360
Baskı Yılı: 2015

Herkese merhaba

Maske yorumuyla karşınızdayım. Maske, Bir Aşk Serisi'nin ikinci kitabı. Hissizle benzer yerleri var doğal olarak ama tekrar gibi değil, bu açıdan sevdim. Aksiyon bu kitapta da devam ediyor.

Adrian, Alexander'ın ona soyadını vermesiyle çocukluğundan beri içinde yer eden yaraları maskelemeyi başarmış ve bu işte oldukça ustalaşmıştır. Sosyetenin arsız çocuğu olmuştur. Yıllarca geçmişin acısını çıkarmıştır. Peki 3 yıl önce ne olmuştu da Adrian orda takılı kalmıştı?

Jasmine, küçük yaşta anne babasını kaybedince abisi Daniel ona destek olmuştur. Beraber çalışarak her zorlukla başa çıkmışlardır. Jasmine 18 yaşında hamile kaldığında ve çocuğun babasıyla ilgili konuşmadığında bile birbirlerine sımsıkı sarılmışlardır. Peki Jasmine ve Adrian'ın yolları daha önce kesişmiş miydi?

Hissizde bu ikiliyle ilgili gerçekler ortaya çıkmıştı yani kitaba sonunu bilerek başlamıştık ama ayrıntıları okumak oldukça güzeldi.

Jasmine'in kendini anlatma çabaları, Adrian'ın aile olma çabaları kitaba damgasını vurmuş. Daniel'ın Türk aşkı Yağmur... Heyecanlandığında sakarlıkta sınır tanımayan Yağmur ile bu kitapta tanıştık. Serinin devam kitaplarında sanırım Yağmur ve Daniel aşkına da tanık olacağız. Marcus ve Josephine aşkı da kitap olacak diye düşünüyorum :)

Ben şu 20 yıl sonrası olayına takıldım. Onunla ilgili de bir kitap olacak mı çok merak ediyorum. Hatta onu Daniel'ın kitabından daha çok merak ediyorum :)

ARKA KAPAK

Adrian... Bir soy ismi olmaksızın hayatta tek başına tutunmuş güçlü bir erkek. Sahip olamayacaklarını arzularken yıkılan kurallar ve aşılan sınırlarla işlenen bir günah daha önce hiç bu kadar önemli olmamıştı. Maskenin ardına gizlenmiş ihtiyaçlarını saklayabildikçe yıkılmayacağına inanırken, sokakların kanunu aşk kapıyı çaldığında yeterli olacak mıydı? 

Jasmine… Hayatından adadığı tek bir geceye ödenen bedellerin altında ezilmiş bir kadın. Arzularına yenik düşmek hiç bu kadar cezbedici olmamıştı. Peki, ya kırılan kalbi? Arzularıyla başa çıkamayan ateşli benliği teslim olduğu aşkın cehenneminde yanarken, maskesinin ardında gizledikleri kaybolan ruhlarına kılavuz olabilir miydi?

"Adrian yangındı! Yakan bir ateş... Tatlı tatlı çıtırdarken bir anda harlanan ve harlandığında yakıp yıkabilen, ardından yeniden başında şarkıların söylendiği bir kamp ateşine dönüşebilen bir yangındı. Şimdi de onun tenini dağlıyordu. Bir yangının aleviydi ruhundan ruhuna akan ve Jasmine yanıyordu. Küle döneceğini bile bile yanıyor, yandıkça harlanıp coşuyordu tükenen yüreği."