RSS

Yaz Okuma Şenliği 2. Ay


İşte 2. ay okuduklarım :)

1. Kategori (10 puan): İsminde yaz mevsimini çağrıştıran bir kelime geçen veya olayların yazın geçtiği bir kitap. 

Jamie McGuire-Belalı Düğün / Yabancı Yayınları / 152 sayfa

2. Kategori (10 puan): Sadece tek bir kitabını okuduğunuz ve sevdiğiniz bir yazardan bir kitap.

M. Leighton-Kötü Çocuklar Tutkudan Sırlara / Optimum Kitap / 288 sayfa

6. Kategori (10 puan): Nobel ödüllü bir yazardan bir kitap.

Gabriel Garcia Marquez-Kırmızı Pazartesi / Can Yayınları / 111 sayfa

10. Kategori (10 puan): Fantastik kurgu/bilim kurgu/distopya/steampunk vb. türde bir kitap.

Beth Revis-Evrenin Ötesi / Olimpos Yayınları / 408 sayfa

13. Kategori (10 puan): Aynı zamanda çevirmenlik de yapan bir yazar tarafından yazılmış bir kitap.

Aslı E. Perker-Sufle / Doğan Kitap / 308 sayfa

14. Kategori (10 puan): Kütüphaneden veya bir tanıdığınızdan ödünç aldığınız veya sahaftan aldığınız bir kitap.

Şebnem Burcuoğlu-Kocan Kadar Konuş / Dex Plus / 220 sayfa

22. Kategori (10 puan): İlk kitabı 2010 yılında veya daha sonrası yıllarda çıkmış bir yazardan bir kitap.

Işıl Parlakyıldız-Köle / Müptela Yayınları / 672 sayfa

25. Kategori (10 puan): Yabancı dilde bir kitap veya orijinal dilinde okumayı gönlünüzden geçirdiğiniz bir kitap.

Lena Diaz-Küller ve Anılar / Eksik Parça Yayınları / 384 sayfa

26. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 15 puan, toplamda 45 puan): 3 kitaplık bir seri veya aynı seriden 3 kitap.

Başka bir seri düşünmüştüm ama küçük bir değişiklik ile Elli Ton serisini okumaya karar verdim :)

1. E. L. James-Grinin Elli Tonu / Pegasus Yayıncılık / 576 sayfa
2. E. L. James-Karanlığın Elli Tonu / Pegasus Yayıncılık / 640 sayfa
3. E. L. James-Özgürlüğün Elli Tonu / Pegasus Yayıncılık / 704 sayfa

29. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 30 puan, toplamda 70 puan): Şimdiye kadar hiç kitabını okumadığınız dört yazardan birer kitap. Yazarların ikisi Türk, ikisi yabancı, ikisi kadın, ikisi erkek olmalı.

* Sadettin Ökten-Fincanımda Cola Var / Tuti Kitap / 232 sayfa
* Cora Carmack-İlk Defa / Pena Yayınları / 280 sayfa

Toplam kitap 13 adet 13x10=130
Toplam 4975 sayfa okuduğum için 49 puan
26. kategori kitaplarını okuduğum için 15 puan daha
29. kategori kitaplarını tamamladığım için 30 puan daha

130+49+15+30=224 puan


Nob Asetonsuz Oje Temizleme Mendili


Nob asetonsuz oje temizleme mendilini deneme fırsatı buldum. Bendeki ürün "aloe vera"lı olan. Baskın bir kokusu yok. Koku hassasiyeti olan aloe veralıyı rahatlıkla kullanabilir. Pratik olması güzel. Yer kaplamayan ambalajı da rahat kullanım için uygun. 


Her kutuda 30 ped var. Pedler yağlı yapıda ve oldukça yoğun bir ıslaklıkları var. Ojenin içeriğine göre 2 mendil yeterli olabiliyor. Ben 2 çeşit ojede denedim. Birinde bir elime 1 ped, diğerinde bir elime 2 ped kullandım. Ama sonuç tertemizdi. Ve benden iyi not aldı :) 


Üst görseldeki ürün China Glaze 3D Eye Candy serisinden 1049 kodlu Love Marilyn rengi. Simli bir oje olduğunu söylememe gerek yok sanırım :) Yukardaki görselde tek kat uyguladım. Tek elimdeki ojeleri çıkarmak için 2 ped yeterli oldu. Çıkarılmış halini de çekmeyi unutmuşum idare edin artık :)


Üst görseldeki ürün Oriflame The One serisinin Lilac Silk rengi. Yine tek kat uyguladım. Tek elimi tek ped ile temizledim. Çıkardıktan sonra herhangi bir yıkama yapmadan tırnakların görünüşü bu şekilde.



Dediğim gibi benim gibi pratik ürünleri sevenler memnun kalacaktır. Seyahatlerde kesinlikle işe yarayacak bir ürün. Fiyatı da oldukça uygun. Birçok market ve mağazada karşınıza çıkması mümkün. 5 TL gibi bir fiyatı vardı yanlış hatırlamıyorsam. Ojeseverlere denemekten zarar gelmez diyerek yazımı sonlandırıyorum. Yeni yazılarda görüşmek dileğiyle :)


Hacamat - Linda Lafferty / YORUM


Orjinal İsim: The Bloodletter's Daughter
Yazar: Linda Lafferty
Çeviri: Asuman Sayıner
Yayınevi: Trend Yayınevi
Sayfa: 472
Baskı Yılı: 2013

Marketa ne çektin be diyerek okudum :) O kızın yüzü gülsün artık dedim. II. Rudolf'un tavırları sinir bozucuydu. II. Rudolf dediğim kişi kral ve gayrimeşru çocukları var. Bu çocukların en büyüğü Don Julius zeki bir çocuktur. İlgi alanları değişik olsa da zararsız biridir. Babasının tavırları zamanla onu bambaşka bit hale getirir ve artık oldukça tehlikelidir. Çılgın hareketlerde bulunup insanlara zarar vermekten çekinmez.

Prensi tedavi için Güney Bohemya'ya gönderen kral, kendi doktorunu da görevlendirir. Orda prense hacamat yapılacak ve iyileşmesi sağlanacaktır. Prensin getirildiği bölgede ünlü olan hacamatçı Zigmund Pichler ve yardımcısı olan kızı Marketa görevlendirilir. Prens, Marketa'yı görünce onu çocukken çözmeye çalıştığı Şifreli Mucizeler Kitabı'ndaki tanrıçalardan biri sanar ve çözemediği şifreleri onun sayesinde çözeceğini düşünür. Bu Marketa için tehlikenin habercisidir.

Prensin dengesiz halleri beni çileden çıkardı. Marketa'nın annesi de sabır sınırlarımı zorladı. Marketa'nın hacamatçı olma isteği ama kadınların o işi yapamıyor olması üzücüydü. Herşeye rağmen bu romanda en sevdiğim Annabella'nın arkadaşlığı, gösterdiği çaba ve Jakup'ın aşkıydı. Rudolf'un kardeşinin krallığı ele geçirme çabaları ohh olsun dedirtti :) Rudolf bir rahat bir rahat adamın sarayının bahçesine kimyager bakıyor. Neymiş bir tek o orkidelerin açmasını sağlıyormuş. Gördüğünüz üzere Hacamat ilginç bir roman. Gerçek bir olaydan esinlenerek yazıldığını belirtmem gerek. Zaman zaman aşırı sürükleyiciydi. Bazı zamanlarda tıkanmalar yaşadım ama tarihi romanlardan daha derin bir romandı bana göre. O yüzden tıkanmaları dert etmedim.

Son olarak Osmanlı ile ilgili asılsız bazı bilgiler vardı. Keşke sevgili yazar derin bir araştırma sonucu yazsaydı satırlarını. Ben okurken kurgu olduğunu düşünerek okudum. Böylece kafama takmamayı başardım :) Yeni yazılarda görüşmek dileğiyle... Mutlu günler :)

ARKA KAPAK

Habsburg Hanedanlığından gelen kutsal Roma İmparatoru II. Rudolf'un muhteşem sarayında kimsenin hakkında konuşamadığı bir karanlık gizleniyor.

1606'da Prag, II. Rudolf sayesinde kültür ve sanatta altın bir Mekke gibi parlasa da İmparator çirkin bir sır saklıyor: Gayrimeşru oğlu, Don Julius.
Genç Prensin tarifsiz ahlaksızlığına sebep olan delilik hali ve skandalları artık sınırları aşan boyuta geldiğinde onu Bohemya'nın uzak bir köşesine gönderen İmparator, orada yaşayan genç ama ünlü hacamatı yardım için görevlendirir. Hacamatın görevi, Prensin damarlarında akan deliliği iyileştirmektir.


Hacamatın güzel ve genç kızı babasına yardım ederken, Don Julius'un tehlikeli ve saplantılı deliliğinin hedefi haline gelir. Onun için hacamatın kızı paha biçilmez el yazması olan şifrelerin kitabında resmedilen tanrıça kadınlardan birini temsil etmeye başlamıştır. Zihninin en karanlık noktalarına inerken çaresizleşen Prens gibi Marketa da korkar, etkilenir ve artık uzak duramayacak kadar bu aşka saplanır.

Linda Lafferty'nin Roma İmparatorluğu için büyük bir tehdit olan gerçek bir cinayetten esinlenerek yazdığı Hacamat, karanlık ve zengin anlatımıyla tutku ve intikamın destanı!


Kur'an ile Var Olmak - Cemalnur Sargut / YORUM


Orjinal İsim: Kur'an ile Var Olmak/Tasavvuf Sohbetleri
Yazar: Cemalnur Sargut
Yayınevi: Nefes Yayıncılık
Sayfa: 192
Baskı Yılı: 2014

Cemalnur Sargut'un okuduğum ilk kitabıydı. Soru-cevap şeklinde olması akılda kalması açısından oldukça iyi oluyor. Bazı hadisleri de içeren anlatımlar benim hoşuma gitti. Merak ettiklerimiz yanında aklımıza bile gelmeyen şeyler anlatılıyor. 

3 bölümden oluşuyor. İlk bölüm "Kur'an-ı Kerim" ile ilgili. Nasıl daha iyi anlayabiliriz gibi sorularımız cevap buluyor. Kur'an meali okumanın gerekliliği ortaya çıkıyor bu bölümde. İkinci bölüm "Ramazan" ile ilgili. Ben ramazanda okuma fırsatı bulduğum için de ayrıca mutlu oldum :) Yorum geç kaldı keşke okuduğum gibi yorumlayabilseydim :( Üçüncü bölüm ise "Kutsal Topraklar" ile ilgili. Bu üç bölüm bittiğinde bana bir şeyler kattığını açık şekilde fark ettim. Ertelediğimiz ya da bilmediğimiz şeyler için harekete geçme imkanı sağladığını düşünüyorum. 

Önyargılarımızın ve daha bir çok şeyin dinimizde yer almadığını net şekilde anlatıyor. Sabır, hoşgörü, iyilik gibi kavramları yaşamamızın ve yaşatmamızın önemi üzerinde duruluyor. Yanlışlarımızı düzeltme, eksikleri gidermeye çalışma bunlar insan hayatı için önemli. Okudukça daha bir huzura kavuştum sanki. Kendimizi boşlukta hissettiğimiz dönemler için daima böyle şeyler okumayı öneririm. Gelecekle ilgili kaygılanma, yalnızlık ve boşlukta hissetme duygusu gibi şeyler kötü durumlara yol açmadan bunları önlemek biraz da bizim elimizde. Bu duyguları hissedenler varsa da okuyup anlamaya çalışmalı. 

Sorular Ferda Yıldırım tarafından soruluyor ve Cemalnur Sargut tarafından açıklanıyor. 

Elif Lam Mim, B harfinin sırrı, Ramazan kelimesindeki harflerin hakikati, Rabbiyet sıfatı, Osmanlı padişahları ve kutsal emanetler, Hz. Hacer ile ilgili soruların açıklamaları beni oldukça etkiledi. 

ARKA KAPAK

İlk emri "Oku!" olan Kur'an üzerinden yapılacak her anlama yolculuğu "olmak" ile "ölmek" arasında gidip gelen ve ucunda hayatlarımızın sallandığı bir sarkaçtır adeta… "Oldum!" derken ölmeye ve "Öldüm!" derken olmaya dönüverir maceramız. Derler ki: Aslolan "ölmeden olmak"mış ve "olmadan ölmek" beyhude yaşamakmış! 

Sohbetleri, kitapları ve öğretisiyle geniş bir muhabbet halkası üzerinden takip edilen mutasavvıf yazar Cemâlnur Sargut'un son çalışması, "Kur'an ile Var Olmak". Çalışmasını "var olmak" ve "Kur'an" kavramları üzerine inşa eden yazara göre "Kur'an, Peygamber'in manası ve Allah'ın ahlâkını yansıtması hasebiyle ebedî ve ezelî dirilerdendir." 

Kur'an'la yaşayabilmek, Kur'an'la var olup yaşayan Kur'an olabilmek için ipuçlarına ilmi ve zevkli bir şekilde yaklaştıran bu kitap, bu halin bir ibadet zevki aşılaması ve ibadetlerimizin aşka yolculuk haline gelmesi duasıyla başlıyor. Kur'ân-ı Kerîm, Ramazan ve Kutsal Topraklar olmak üzere üç bölümden oluşan çalışmada;
Umrenin hakikatinden namaz ve abdestin iç manasına…
"Ol!" emrinden Hz. Peygamber'in oruç algısına…
Kâbe'nin hakikatine, sabrın hakikatine, duaya, vicdana, nafile ibadetlere kadar uzanan 71 alt başlıkta zengin bir muhteva söz konusu.

Akıcı üslubu ve anlaşılır ifadelerle işlenen konularıyla "Kur'an ile Var Olmak", günümüz insanının ihtiyaç duyduğu meselelerde Kur'ânî bir anlayışla, mutasavvıf gözüyle yepyeni tefekkür ufukları açıyor.


Dönüşüm - Franz Kafka / YORUM


Orjinal İsim: Die Verwandlung
Yazar: Franz Kafka
Çeviri: Ahmet Cemal
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa: 104
Baskı Yılı: 2014 (42. baskı)

Dönüşüm inceden iğneleyen bir kitap. Kısa ama sağlam diyebilirim. İlk başlarda bu nedir diyebilirsiniz çok normal ama bir süre sonra sizi düşünmeye itiyor. Düşündükçe doğru böyle yaşıyoruz diyor insan.

Ne yazık ki Kafka okumak için geç kalmışım dedim kitap bittiğinde. Tüm kitaplarını edinip okumayı düşünüyorum. Kitabın sonunda Kafka'nın kitabı yazma aşamasında başta sevgilisi olmak üzere birkaç kişiye yazdığı mektuplardan alıntılar var. Adam bu kısacık öyküyü yazarken bile dertlenmiş yazamadığı günler için üzülmüş, kafası dağıldıkça konudan saptığını düşünmüş. Mektuplar kişisel olsa da yazarlar için söylüyorum tabi yazdıklarıyla ilgili bölümler benim çok ilgimi çekiyor ve o yazarı daha iyi tanımamı sağlıyor. Kafka'yı da çok sevdim :)

Gregor Samsa bir sabah uyanır ve kendini dev bir böceğe dönüşmüş bulur. Tek başına çalışarak ailesinin geçimini sağlayan ve babasının borçlarını ödemeye çalışan Gregor dönüşümünden sonra ailesinden ve kısıtlı çevresinden beklemediği tepkiler alır. Ona sürekli destek olan kız kardeşi bile zamanla ona sırtını döner. Önsöz ve sonsözü çıkarırsak 66 sayfa gibi bir şey zaten çok fazla detay vererek okuduğunuzda alacağınız tadı engellemek istemiyorum. Bu öykünün anlatmaya çalıştıkları yaklaşık 100 yıl önce yayımlandığı halde halen geçerliliğini koruyor. Güncel kalabilmek böyle bir şey demek ki :) Mutlaka okunacaklar listesine eklenmeli diyor ve yazımı bitiriyorum. Mutlu günler.

ARKA KAPAK

Franz Kafka'nın 1915'te yayımlanan Dönüşüm adlı öyküsü, yazarın, anlatım sanatının doruğuna ulaştığı bir eseridir. Küçük burjuva çevrelerindeki yozlaşmış aile ilişkilerini en ince ayrıntılarına kadar irdeleyen bu uzun öykü, aynı zamanda toplumun dayattığı, işlevini çoktan yitirmiş kalıplara bilinç düzeyinde başkaldıran bireyin tragedyasını çarpıcı bir biçimde dile getirir. 

Kitabın Değişim olarak bilinen adının gerçekte Dönüşüm olduğu, ifadesini Ahmet Cemal'in açıklamasında bulur: "Gregor Samsa'nın bir sabah kendini yatağında bir böcek olarak bulması, salt bir değişim değil fakat 'başkalaşım'dır O, insanlığını koruyarak bazı değişiklikler geçirmemiştir; artık farklı bir canlı türü olmuştur."


Bu açıklama, Kafka'nın eserini tanımlarken kullandığı ifadeyle de örtüşür: "Herkes, beraberinde taşıdığı bir parmaklığın ardında yaşıyor. Şimdi hayvanlarla ilgili bunca şey yazılmasının nedeni de bu. Özgür ve doğal bir yaşama duyulan özlemin ifadesi. Oysa insanlar için doğal yaşam, insanca yaşamdır. Ama bunu anlamıyorlar. Anlamak istemiyorlar. İnsan gibi yaşamak çok güç, o nedenle hiç olmazsa kurgusal düzeyde bundan kurtulma isteği var... Hayvana geri dönülüyor. Böylesi, insanca yaşamaktan çok daha kolay."



Kitap Satışı

Herkese selam

Sıcaklar bizi zorlasa da tam gaz okumaya devam ediyoruz. Bazı kitaplarımı satmaya karar verdim. İlginizi çekecek kitaplar bulmanız mümkün. Herkesin tarzı farklı sonuçta :) Anlık eklediğim kitapları görebilmek için instagramdan @masumincilerblogsatis hesabımı takibe alabilirsiniz. Tüm satış ürünlerimi önce oraya ekliyorum :) Ödeme şeklini sorduğunuzu duyar gibiyim. Bursa merkezde elden teslim edebilirim diğer şehirler için Ziraat veya Yapı Kredi Bankası hesaplarına yatırmanız mümkün. Kitapları PTT Kargo ile gönderiyorum. Kargo alıcıya ait :)

Sorularınızı detaylı olarak masuminciler@hotmail.com.tr (özellikle belirteyim tr uzantısını unutmayın tr siz gönderdiğinizde mailiniz ulaşmıyor) adresine iletirseniz gün içinde dönüş yaparım :) Ürün ayırma yapmıyorum. Kapıda ödeme ne yazık ki yok. Sonuçta bu profesyonel satış değil :)


Günakhkar özel baskı 5 tl. Sıfırdır. Orijinal ve bandrollüdür.


Kayıp Sembol 18 tl. Sıfırdır. Orijinal ve bandrollüdür.


Meyhane 5 tl. Sıfırdır. Orjinaldir bandrol zorunluluğu olmadığından bandrolsüz.


Kış Sarayı 9 tl. Sıfırdır. Orijinal ve bandrollüdür.


Hayata Tutunanlar 9 tl. Sıfırdır. Orijinal ve bandrollüdür.


İki Yabancı 9 tl. Sıfırdır. Orijinal ve bandrollüdür.


Aşk Büyük Harfle Biter 7 tl. Bir kez okundu. Temizdir. Orijinal ve bandrollüdür.


Sana Bir Sır Vereceğim 7.50 tl. Bir kez okundu. Temizdir. Orijinal ve bandrollüdür.


Kader Aşkı Tadınca 7.50 tl. Bir kez okundu. Temizdir. Orijinal ve bandrollüdür.



Üst görselde görünen kısımda çizikler var hafif.

Yürüyen Ölüler 7.50 tl. Sıfırdır. Orijinal ve bandrollüdür.


Vazgeçmem Senden 9 tl. Sıfırdır. Orijinal ve bandrollüdür.


Banyan Ağacının Gölgesinde 9 tl. Sıfırdır. Orijinal ve bandrollüdür.


Umut-cep boy 3 tl. Bir kez okundu. Temizdir. Orijinal ve bandrollüdür.


İki Cami Arasında Aşk 5 tl. Bir kez okundu. Temizdir. Orijinal ve bandrollüdür.


Mor Krizantem 7.50 tl. Bir kez okundu. Temizdir. Orijinal ve bandrollüdür.


Bukre 7.50 tl. Bir kez okundu. Temizdir. Orijinal ve bandrollüdür.


Bana Yalan Söylediler 7.50 tl. Sıfırdır. Orijinal ve bandrollüdür.


Tehlikeli Kızıl 9 tl. Sıfırdır. Orijinal ve bandrollüdür.


İntikam Ateşi 9 tl. Sıfırdır. Orijinal ve bandrollüdür.


Milena'ya Mektuplar 5 tl. Sıfırdır. Orijinal ve bandrollüdür.


Üç Noktalı Zamanlar 5 tl. Sıfırdır. Orijinal ve bandrollüdür.


Sultan Abdülhamid Han ve Ermeni Meselesi 5 tl. Sıfırdır. Orijinal ve bandrollüdür.


Mor Kaftanlı Selanik 10 tl. Sıfırdır. Orijinal ve bandrollüdür.


25 tl. Sıfırdır.


10 tl. Birkaç test çözülmüştür.


5 tl. Sıfırdır.


5 tl. Sıfırdır.


10 tl. Sıfırdır.


İkisi 40 tl. Sıfırdır. 2011 baskı.


İkisi 7.50 tl. Sıfırdır.


Duygu - Işıl Parlakyıldız / YORUM


Orjinal İsim: Duygu
Yazar: Işıl Parlakyıldız
Yayınevi: Müptela Yayınları
Sayfa: 672
Baskı Yılı: Temmuz, 2014

Bu romana başlarken kesinlikle bu kadar eğlenceli olduğunu bilmiyordum. Bayramda okumak için bu romanı seçmekle çok iyi yapmışım. Sürekli yüzümde bir gülümseme ile okudum. Sadece güldüm mü tabii ki hayır ama acı ve komedi bu kadar bir arada ve dozunda verilebilirdi dedirtti bana.

Kitap karakterimiz çok ama olay Duygu'dan yola çıkıyor. Duygu 18 yaşındayken yaşadığı olaylar sonucu yapayalnız kalır. Sedat, Bekir ve Ali İstanbul'un en arızalı tipleridir, mafyavari arkadaşlar :) Duygu'nun bu aileye katılması hepsinin üzerine titremesine neden olur ama Sedat ile olan ilişkisi bambaşkadır. Duygu yaralarını sarıp hayata dönmeye başladıkça bu üçlüyle gelişen ilişkileri de ayrı güzelleşmeye başlar. Duygu'nun dediği gibi Bekir candır, Ali kandır, Sedat aşktır. Gerçi okurken hepsi de odun bunların diyorsunuz ama tatlı odun bunlar :) İyiyim, iyiyiz, biz hep iyi oluruz söylemleri beni çok etkiledi. Kitabı okuyan anlayacaktır onca çileden sonra hayata ve birbirlerine tutunuşları ve bunu bir kalıpla yıllar sonra bile birbirlerine hissettirmeleri kitabın iyi kurgulandığını gösteriyor.

Duygu'nun yaşadıkları, herşeye rağmen hayata karşı direnci, hayata tutunmasını sağlayan develerim dediği başta Sedat olmak üzere Bekir ve Ali (Duygu'nun Alim'i) ile ilişkisi. Öksüzlerden oluşan bu dörtlüye zamanla katılan bireyler. Genişleyen ailenin zorluklarla mücadelesi ve problemler ile başa çıkma halleri. Kitabın daha neleri var ama tadı kaçmasın okurken diye çok az bilgi verdim :) Dile kolay 662 sayfayı sıkılmadan okuyor insan. Bilmiyorum ama çok keyif aldığım bir kitap oldu. Tam bayramlıktı benim için :)

Kitapta ufak yazım yanlışları da vardı ama birkaç tane olduğundan ve kitap çok keyifli olduğundan fazla göze batmıyor. Benim tek olmasaydı dediğim kitap karakterimiz Duygu'nun okurken keyif aldığı kitapların yazarın önceki kitapları olması. Yazar adı ve roman adı verilmesi bana biraz garip geldi, sanki reklam yapılmaya çalışılmış gibiydi. Yazarın yazım tarzı öyle diye düşündüm ben dediğim gibi hikaye akıcı hiçbir olumsuzluğa takılamaz insan o romanı okurken :)

ARKA KAPAK

Anne sıcaklığı, baba emniyeti olmayan bir dünyada ayakta kalmaya çalışan kırılganlık abidesiydi Duygu. Üç yoldaşı vardı onu taşıyan. "Develerim" derdi onlara. O develer ki İstanbul'un en arızalı tipleriydi. Her ne kadar bela makinesi olsalar da Duygu için tek bir gerçek vardı;

"Bekir candı, Ali kandı, Sedat aşktı." 


Ve hayat onlar için bir duadan ibaretti. İyiyim…iyiyiz… biz hep iyi oluruz. Güçlü olmayı en zorlu yollarda öğrenmiş dev bir çınardı Sedat. Hayatta yorulmuş, aşktan çoktan vazgeçmişti. Yüreğini ördüğü çelik duvarlar arasına saklamış acımasız bir adamdı o. Acılarla atılmış düğümlerin arasında filiz verebilir miydi aşk? Meleği şeytana döndürüp, şeytanın ruhunu ele geçirebilir miydi aşk?