RSS

Koredeki Çatı Katımdan Sesleniyorum - Didem Duygu Demir / Kitap Yorumu


Çok severek okuduğum bir kitap yorumuyla geldim yine :) Kitabı ilk gördüğümde fazlasıyla ilgimi çekmişti ve fırsat varken okumak istedim. Öncelikle şunu söylemek istiyorum. Kore dizileri izleyen kesimden değilim. Fan yorumu gibi kabul etmeyin bunu. Kitabın o tatlı pembe rengine dayanamayan kesimden olabilirim ama :D Şaka bir yana yazarın namını çok öncelerden duymuştum. Kitap çıkınca da merak ettim. İşin aslı bu :D

Kitabı okuyacak olanlar için şunu söyleyebilirim. Öncelikle kurgu değil. Tamamen yazarın hayatının bir kesitini okuyoruz ve her kitapta olduğu gibi bu da en heyecanlı yerinde bitti. Neyse ki devamı gelecekmiş. Umarım yayınevi bizi çok bekletmez. Şahsen ben ikinci kitabı da kesinlikle okumayı düşünüyorum. Yazarın anlatım tarzını sevdiğimi söyleyebilirim. İçinden geldiği gibi yazmış ve kendi yaşadıklarından yola çıkarak okuyucuya da umudu kesmeyin mesajı veriyor.

Bu uzun bir zaman önce yazılmaya başlanmış sanırım. Fanları öyle çok ki. Ama ne zaman başladı nerede yayınlandı gibi şeyler hakkında bilgim yok. O yüzden bu konuda bir şey yazamayacağım. Kitabı kısaca şöyle anlatabilirim. Yazarın adı Didem Duygu. Kendinden bahsederek başlıyor. Tecrübeleriyle harmanlayarak kendine bazı kurallar oluşturmuş. Bu kuralları da kitapta okumanız mümkün. Atasözlerine olan hassasiyetine bayıldım çünkü bu konuda ben de dikkatliyimdir, elimden geldiğince atasözü kullanırım. Bir yerlerde bir atasözü duyduysam ve ne olduğunu bilmiyorsam mutlaka araştırırım. Bu konuda içim ısınıverdi yazara. Bunun dışında yazar üniversite yıllarında başından geçen olumsuz sonuçlanmış ilişkisinden başlıyor anlatmaya. Yine bir Koreli ile birlikteymiş ancak ayrı ülkelerden yürütülmeye çalışılan bir ilişki haliyle bir yerde kopmuş. Daha sonra bunalımlı dönemlerini ve aile hayatını birazcık anlatmış. Daha sonra hala sevgilisi olan Koreli DongHo ile tanışma ve beraberliklerine başlama kısmı var ki bu en güzel kısmı kitabın. Son olarak da ülkemize değişim öğrencisi olarak gelen DongHo'nun ülkesine dönüşüyle bitiyor kitap. Oysa ki bu ikilinin hikayesi bundan sonra başlayacak. Bunun için 2. kitabı beklemek zorundayız ama merak edenler yazarın instagram hesabından kendisini takip edebilir. Kullanıcı adı @duygu_dd

Son olarak kapakla ilgili yorum yapmak istiyorum. O nasıl tatlı bir pembe insanın içi rahatlıyor baktıkça. Ciltli olarak basılmış olan Kore'deki Çatı Katımdan Sesleniyorum'un kapak görselinde yer alan kişiler tahmin edebileceğiniz gibi yazar ve sevgilisi. Umarız bir ömür mutlu olurlar. Herkese sevgiler :)

Beni Affet Leonard Peacock - Matthew Quick / Kitap Yorumu


Beni Affet Leonard Peacock, gördüğüm ilk anda daha ilgimi çekmeyi başarmıştı. Alıp okumam biraz zamanımı aldı ama kesinlikle iyi ki okumuşum. Çok farklı bir romandı.

Yazarın okuduğum ikinci romanı ve fark ettim ki yazar vurucu romanlar yazmaktan hoşlanıyor. İlla ki sarsıyor okuyucuyu. On sekizinci doğum gününe uyanan Leonard'ın aklında şekillendirdiği planlar çılgınlığın doruklarındadır. Eski en iyi arkadaşı Asher'ı dedesinden kalma P38 silahıyla vuracak ve sonra intihar edecektir. Bu cinayet-intiharı en ince ayrıntısına kadar planlar. Ve 4 arkadaşına hazırladığı hediyeleri paketler. Çaldığı kemanı dinlemekten büyük mutluluk duyduğu çocuk, bir zamanlar birlikte olmayı umduğu kız, yaşlı komşusu ve en sevdiği öğretmenine hediyelerini verecek ve planını uygulayacaktır. Onu yaşadıkları evde tek başına bırakıp modacı olma uğruna giden annesine de ufak bir sürpriz hazırlar.

Tamamen yalnızlaşmış ve ilgisiz kalmış bu çocuğun hikayesi hiç şüphesiz her okuyucuyu etkileyecek. Kendi içinde çelişmeleri, çevreye bakışı, yaşayıp kimseye anlatamadığı kötü olaylar bir şekilde hepsini üstlenip ölmeye karar veren Leo'nun düşünce tarzında muhtemelen herkes kendinden bir şey bulacak.

Matthew Quick romanlarına bir kere başlarsanız diğerlerini de okumadan duramayacaksınız. Ben yeni kitaplarla tabii ki devam edeceğim. Yazarın gizemli ve insanı heyecandan heyecana salan kalemi ile tanışınca farklı bir şey düşünmek mümkün değil. Hayatınıza dokunacak bir ayrıntıyı yakalamadan kitabın kapağını kapayamayacaksınız. Umut Işığım'ı okuduğumda da çok etkilenmiştim ama bu ondan çok daha üst düzeydeydi. Yazar çıtayı iyice yükseltmiş yani. Umarım bu güzel romanlar katlanarak artmaya devam eder. Yeni kitap yorumlarında görüşmek üzere. Sevgiler :)

Tutku Oyunları Hesaplaşma - Aleatha Romig / Kitap Yorumu (Tutku Oyunları #3)


Herkese merhaba

Tutku Oyunları serisinin 3.kitabı Hesaplaşma'yı hızlıca okudum ve çok bekletmeden yorumlamak istedim. Öyle böyle değildi. Seri nereden nereye geldi diye düşündüm kitabı bitirince. Anthony, ilk kitapta sinirden sinire sokuyordu bizi. Meğer işin içinde bilmediğimiz neler neler varmış. Şok içinde okudum diyebilirim. Hiç bitmesin istedim ama çabucak bitti ve seri nasıl devam edecek gibi sorularımla bıraktı beni. Diğer kitaplara ne kaldı diye düşünmeden duramıyorum. Sürekli kuruyorum kafamda. Sanki en önemli şeyler bu kitapta açıklanmış gibi geliyor bana. Nasıl devam edecek bilemiyorum. Ve devam kitapları aynı aksiyonla devam eder mi orası da muamma. 

Serinin ilk kitabı dumura uğratmıştı. Takip edenler bilir, o kitabın turunu yapmıştık ve tur ekibiyle yaptığımız whatsapp konuşmaları dün gibi aklımda. Çok eğlenmiş ve sonunda da aşırı üzülmüştük. Tabii Tony'ye bol bol saydırmıştık. Merakla aylarca serinin ikinci kitabını beklemiştik. Öyle büyük bir beklenti oluşmuş ki Yüzleşme biraz sıradan gibi gelmişti bana. Çok durgundu. Aslında bu kitaba zemin hazırlıyormuş yazar. Hepsinde aksiyon fazla olursa kaldıramayız diye bizi düşünerek biraz yavaşlatmış seriyi. Çünkü 3. kitap ne ararsan var modundaydı. Gizemlerin yavaş yavaş çözülmesinin yanı sıra güçlü ve Tony'den korkmayan bir Claire vardı karşımızda. Bağımsızlığından asla ödün vermeyen bir Claire. Çevresindekileri yönlendirebilen ve Tony'de devrim niteliğinde gelişmelere neden olan bir Claire. Söylemeden geçemeyeceğim o Claire muhteşemdi. Claire'i hep böyle görmek istiyoruz. 

Bu kitapta Anthony'nin sırları biraz daha aydınlandı. Yaptıklarının ve yapmaya çalıştıklarının sebeplerini öğrendik. Geçmişiyle ilgili daha fazla bilgi sahibi olduk. Ailesiyle ve daha çok büyükbabasıyla ilgili şok edici şeyler öğrendik. Tony ve Claire ikilisinin ilişkisini biraz daha anlayabildik. Oyun var mı yok mu kim yaptı neden yaptı gibi sorular fazlasıyla azaldı. Birçok şey netliğe kavuştu. 

Bir önceki kitapta şüphelendiğim bir karakter vardı ki bu kitabın bana göre kilit karakteriydi. Şüphelerim doğru çıktı ve şok oldum. Yani nasıl bir intikamsa artık ömür boyu sürmüş. Ne denir bilemedim ama kendisine güvenen ve destek olan onca insana karşı böyle nankörlük yapılır mı yani. Hiç yakıştıramadım. Burada aslında yüzlerce kelime yazarım da spoiler vermemek için direniyorum hala şu satırları yazarken. Okuyacak olanlar için sürprizli bir kitap olsun diye bütün çabam :D

Son olarak kitapta Tony ve Claire gibi sizi de minicik bir sürpriz bekliyor. Bu minik sürprizi devam kitaplarında görmek için sabırsızlanıyorum. Bir de yazar seriyi nasıl devam ettirecek heyecandan öldürmese bari bizi. Arkadya Bitter'de bizi üzmez ve en kısa sürede 4. kitabı çıkarır umarım. Düşün düşün bir yere kadar. Kimbilir daha tahmin edemeyeceğimiz neler olacak sonraki kitapta. Merakla bekliyor olacağım. Okumayı düşünenler de hiç tereddüt etmesin. Çok şahaneydi bu kitap. Serinin önceki kitap yorumlarına yazının sonunda ulaşabilirsiniz. Herkese bol okumalı günler diliyorum :)

1. kitap Tutku Oyunları için TIK.
2. kitap Yüzleşme için TIK.

Kozmium İle Kişisel Bakımınız Güvende

 Günümüzde yoğun iş yaşamı, zamansızlık ve stres pek çoğumuzun yaşam kalitesini düşürüyor. Bu zamansızlık içerisinde kendimize ayıracağımız küçük zaman dilimleri ise kendimizi daha sağlıklı, mutlu ve huzurlu hissetmemizi sağlıyor. Şartlar her ne olursa olsun özellikle kişisel bakımımıza zaman ayırmak ruh halimizi düzeltiyor ve bedenimizi de daha sağlıklı hissetmemizi sağlıyor. Günümüzde kişisel bakım endüstrisi geliştikçe hangi ürünleri seçmemiz gerektiği konusunda kafa karışıklıkları yaşayabiliyoruz. Kozmium.com internet sitesi ise bizlere en sağlıklı kişisel bakım ürünlerini sunmayı amaçlıyor.

Kozmium.com’da yer alan kişisel bakım ürünleri pek çok başlığa ayrılıyor. Bu ürünlerin içerisinde her ihtiyaca yönelik ürün kolaylıkla bulunabiliyor. Vücut bakımı ürünleri, el-ayak bakımı ürünleri, göz bakımı ürünleri, dudak bakımı ürünleri, tırnak bakımı ürünleri, göğüs bakımı ürünleri ve kaş kirpik bakımı ürünleri uygun fiyatlarla kullanıcıların beğenisine sunuluyor. Dönemsel kampanyalar ise herkesin ihtiyacı olan kişisel bakım ürünlerine bütçesi sarsılmadan ulaşmasını sağlıyor. 

Kozmium.com’da reçeteli ya da reçetesiz hiçbir ilaç ürünü bulunmuyor. Bunun yerine daha çok doğal ürünlerin satışa sunulmasına özen gösteriliyor. Kimyasal ilaç alımını ne kadar azaltırsak sağlığımızı o kadar koruyabileceğimiz göz önünde bulunulursa, Kozmium.com bünyesinde yer alan kişisel bakım ürünlerini kullanarak fiziksel sağlığımıza yatırım yapmamızın önemi de ortaya çıkıyor. Burada yer alan ürünlerle kişisel hijyenimizi sağlayabiliyor, gün içerisinde terleme probleminin önüne geçebiliyor, vücut sütleri ile cildimizi nemlendirebiliyoruz.

Kozmium.com’daki kişisel bakım ürünlerinin içerisinde vücudumuz için koruyucu bakım ürünlerinin yanı sıra güzelliğimize katkı sağlayacak ürün çeşitleri de bulunuyor. Koruyucu ürünlerin içerisinde bulunan sivrisinek kovucu ürünler özellikle açık havada vakit geçirdiğimiz yaz ayları için hayat kurtarıcı nitelikte bulunuyor. Güzelliğe dair kişisel bakım ürünleri ile de göz çevremizdeki kırışıklıkları minimum noktaya getirebiliyor, dudak çatlamaları için önlem alabiliyor ya da kirpik uzatıcı serumlarla maskaralı gibi görünen kirpiklere sahip olabiliyoruz.

Kozmium.com’da kişisel bakımımıza dair ihtiyaç duyduğumuz her ürüne tek tıkla ulaşabiliyoruz. Üstelik sitede Tarım ve Sağlık Bakanlığı tarafından onaylanmamış hiçbir ürün satışa sunulmuyor. Koşulsuz müşteri memnuniyeti, uygun fiyatlar ve geniş yelpazeli ürün seçenekleri de bir araya gelince, kişisel bakım ürünleri ihtiyaçlarımızda ilk durağımızın Kozmium.com olmasını sağlıyor.

Zümrüt Şelaleleri - Kimberley Freeman / Kitap Yorumu


Herkese selam

Bayram öncesi Kimberley Freeman'ın yeni kitabının çıktığını duymayan kalmadı sanırım. Hele yazarın takipçileri dört gözle bekledikleri kitaba kavuşmanın sevincini yaşadılar. Tabii ki bu kişilerden biri de benim. Ne yazsa okurum dediğim yazarlardan birinin yeni kitabı çıkarsa o kitap hızlıca okunur ve yorumlanır. Hele de beğenildiyse ki söz konusu Kimberley Freeman'sa beğenilmeme ihtimali olduğunu sanmıyorum. 

Sarah Jio sevenler için Kimberley Freeman romanları vazgeçilmez olur diye düşünüyorum çünkü tarzları aynı ama bana göre Freeman'ın kalemi daha güçlü. Her kitabında gizemi sonuna kadar yaşatmayı başarıyor. Zümrüt Şelaleleri'nde de tarzını bozmamış yazar. Yine 1920'ler ve 2010'lu yıllar arasında gidip geliyoruz. 1926 yılında Zümrüt Kaplıca Oteli'nde Violet ve Sam arasında yaşanmış bir aşkı okurken bir yandan da 2014'te bu aşıkların mektuplarını bulan ve kendi ayakları üzerinde durmayı öğrenen Lauren'in gizemi çözme çabalarını okuyoruz. 

Bölümlerin bazısı Lauren'in Zümrüt Şelalelerine gelme nedenlerini ve bulduğu aşk mektuplarının gizemini çözmeye çalışması üzerine kurulmuş. Lauren beni en çok üzen karakter oldu. 30 yaşına kadar yaşayamamış bir kız resmen. Abisinin hastalığı onu da eve kapamış. Abisinin ölümünden sonra abisini anlayabilmek için Zümrüt Şelalelerine yerleşiyor. Bunun nedeni de abisinin ölmeden önce oraya bir tatile gitmesi ve ölene kadar oranın güzelliklerini anlatması. Bir de 1926'dan kalma aşk mektupları var. Otelin restorasyonu sırasında otelle hiç alakası olmayan Lauren'in eline geçiyor mektuplar. Sam ve Violet'ı bulmayı delicesine isteyen Lauren, kendisi de aşka yelken açıyor. Sam ve Violet'ın sırrı da tabii ki ortaya çıkıyor. Sonunu biraz yavan bulmakla beraber genel olarak romanı beğendim.

Yazarın önceki romanlarından ikisini okudum ancak birinin yazısını yazmışım. Kor Adası yorumum için TIK. Bu arada Kır Çiçeği Tepesi'ni okumadan geçmeyin. Çok güzeldi. Yazarın ilk okuduğum kitabıydı ve benim için ayrıdır. Deniz Feneri Koyu kitaplığımda okunmayı bekliyor ama onu da çok seveceğime eminim :)

Son olarak Arkadya'nın her kitabının başında yer alan cümlelere bayılıyorum. Kitabın içinden can alıcı bir cümle alıyorlar ve kitabın kapağını açtığınız gibi bu yazıyı görüyorsunuz. Sizce de bu kitabınki fazla anlamlı değil mi?


Bir de hazır yeri gelmişken instagramdan paylaştığım görseli burda da paylaşayım. Sanırım Arkadya okumayı seviyorum :)


Instagramda kitap paylaşımlarımı @kitaplarinincisi hesabımdan takip edebilirsiniz. Hoşça kalın.