RSS

Dex Yayınları / Bela ve Direniş Çekilişi


Herkese merhaba :)

Tam 9 gün sonra "Masum İnciler" 5. yaşını dolduracak. Bunun mutluluğunu yaşıyorum. Yaklaşık 1 ay çeşitli çekilişler yapacağım. Fazla uzatmadan ilk çekiliş ile açılışı yapıyorum :)

Dex Yayınları ile sizin için güzel kitaplar seçtik. 1 kişiye "Sally Green - Bela", 1 kişiye "Jennifer L. Armentrout - Direniş" romanlarını hediye edeceğiz. Katılımlar rafflecopter ile olacak. Facebook hesabınız ile bağlanarak katılım yapabilirsiniz. Çekiliş süresi 4 gündür. Dex'e destekleri için teşekkür ederim. Herkese bol şanslar :)

Kitap Tanıtımları

BELA

Sen bir cadısın, yarı Ak, yarı Kara. Okuyamıyor, yazamıyorsun ama iyileşiyorsun hızla. Karanlık çökünce kapalı bir yerde kalırsan hasta oluyorsun. Annalise'e çok âşıksın ama Ak Cadılardan nefret ediyorsun. On dört yaşından beri bir kafesin içinde tutsaksın. Kaçmalı ve o korkunç, katil babanı bulmalısın. Bunu başarmalısın, on yedinci yaş gününden önce hem de. Çünkü sen yok edilmesi gereken bir Bela'sın.

"Karanlık ve tüyler ürperticibir hikaye, unutulmaz bir anakarakter."
-Publishers Weekly-

"İyiyle kötünün sınırlarını zorlayan,korkutucu ve çarpıcı bir kitap. Nathan'ınhayatta kalma savaşı incecik bir ipin ucunda -üstelik bu daha başlangıç."
-Booklist-

"Fazlasıyla iyi ve tehlikeli bir şekilde bağımlılık yapıcı."
-Time-

DİRENİŞ

R.E.M. dinleyecektim.
Ama gerçek hayat hiç de öyle havalı değil, inanın bana.
Luxen'lerin geldiği o gece her şey değişti ve Daemon gitti.
Geri gelecek mi, bilmiyorum.
Saf mı değiştirdi, hiçbir ? krim yok.
Beni hâlâ seviyor mu, emin değilim.
Eğer Luxen işgalinden kurtulabilmek için az da olsa bir
şansımız varsa, bu ancak düşman ile işbirliği yaparsak mümkün olacak.

Hangi düşmanla mı?

Bir tahminin vardır eminim ?

Dünyaca ünlü usta yazar Jennifer L. Armentrout'un
efsane serisi LUX,
son kitap DİRENİŞ ile tozu dumana katıyor.


Marcel Broodthaers'ın Sözcükler, Nesneler, Kavramlar sergisi Akbank Sanat'ta!


Belçikalı şair, heykeltraş, film yapımcısı ve sanatçı Marcel Broodthaers’ın işlerinin sergilendiği  Sözcükler, Nesneler, Kavramlar sergisi Akbank Sanat’ta açıldı.

20.yüzyılın en önemli sanatçılarından olan Broodthaers, 40 yaşına kadar sadece şiir ile ilgilenmiştir, satmayan  Pense-Bête şiir kitabının 50 kopyasını alçıyla kaplayarak okunamaz hale getirmiş ve kitabıyla aynı adı taşıyan Pense-Bête (Anımsatıcı) başlıklı ilk sanatsal eserini üretmiştir. Aynı sene, 1964’te; ilk sergisinin kataloğuna şöyle yazmıştır:  “Ben de bir şeyler satıp hayatta başarılı olamaz mıyım, diye düşündüm. Ne vakittir işe yarar, beş para eder bir tek şey yapmamıştım. 40 yaşına gelmiştim ... Ve nihayet aklıma, sahte, samimiyetten uzak bir şey icat etme fikri geldi; hemen işe koyuldum. Üç ay sonra, ortaya çıkan ürünü Galerie St Laurent’in sahibi Philippe Edouard Toussaint’e gösterdim. “İyi de, bu sanat” dedi Toussaint, “ve onu seve seve sergilerim”. “Anlaştık” dedim. Satılan bir eser olursa, Toussaint paranın %30’unu alacaktı. Öyle anlaşılıyor ki bu, standart anlaşma şartlarından biri; %75 alan galeriler bile var. Peki eser nedir, diye sorarsanız: Aslına bakılırsa, nesneler.” 





Marcel Broodthaers’ın  ilk sanat objesi Pense-Bête (Anımsatıcı)’i Akbank Sanat’ta görmeniz mümkün. Kavramsal sanatın en önemli isimlerinden olan Broodthaers, eserlerinde; yazılı dil kullanımı ve kelime oyunlarına sıklıkla yer vermiştir. Belçikalı sanatçı René Magritte ve Fransız şair Stéphane Mallarmé etkisi eserlerinde açıkça hissedilmektedir.



Belçika’nın popüler bir yemeği olan midyeler, yumurta kabukları, süt şişeleri gibi gündelik objelere yeni bir bakış açısı kazandırmıştır. 289 yumurtadan oluşan 289 Oeufs, 20x13=260, 2x14=28, +1=1, = 289 Oeufs.

Müze, eser, sanatçı ve seyircisi arasındaki ilişkiyi irdeleyen birçok eser vermiş ve bu ilişkiyi derinlemesine sorgulamıştır. 1968 senesinde Brüksel’de kendi evinde, kavramsal bir müze olan Musée d'Art Moderne, Départment des Aigles (Modern Sanat Müzesi, Kartallar Bölümü)’i kurmuş, davetiyeler bastırıp açılış yapmıştır. Eser röprodüksiyonları, eser kutuları, kartpostallar, duvar yazılarının sergilendiği müzeye; 1968-1971 arasında farklı mekanlarda farklı bölümler de eklemiştir. Müzenin herhangi bir koleksiyonu yoktur, belirli bir lokasyonu yoktur. Eserleri, MOMA_New York, TATE Modern_Londra, Stedelijk Van Abbemuseum_ Eindhoven, Centre Pompidou _  Paris and MACBA_Barselona koleksiyonlarında yer almaktadır.

Sergi hakkında daha detaylı bilgi almak için www.akbanksanat.com sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
Bir boomads advertorial içeriğidir.

Güz Okuma Şenliği 1. Ay Listem



2. Kategori (10 puan): Sadece tek bir kitabını okuduğunuz ve sevdiğiniz bir yazardan bir kitap.

Bana Prenses Deme / Vefa Enver / Ephesus Yayınları / 480 sayfa

17. Kategori (10 puan): Bir aşk romanı.

Kimliksiz / Selvi Atıcı / Müptela Yayınları / 520 sayfa

18. Kategori (10 puan): 2014 yılında çıkmış bir kitap (Yabancı kitaplar için Türkiye’de ilk baskısını 2014’te yapması da kabulümüzdür).

Ismarlama Bebek / Fatih Murat Arsal / Ephesus Yayınları / 504 sayfa

21. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 20 puan, toplamda 60 puan): Şimdiye kadar hiç kitabını okumadığınız dört yazardan birer kitap. Yazarların ikisi Türk, ikisi yabancı, ikisi kadın, ikisi erkek olmalı.

Hissiz / Lemariz Müjde Albayrak / Postiga Yayınları / 528 sayfa
Gecenin Ardından Gün Doğar / Anna McPartlin / Martı Yayınları / 416 sayfa
İçimdeki Psikopat / James Fallon / Yabancı Yayınları / 240 sayfa

22. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 40 puan, toplamda 70 puan): İsminde aynı kelimenin geçtiği üç kitap.

Aşk Kanatları / Güneş Demirel / Ephesus Yayınları / 464 sayfa

Gelelim Puanlamaya

7x10=70 puan
3152 sayfa 31 puan
Toplam 70+31=101 puan


Premio Dardos Ödülü


Herkese merhaba

Kitap Meltemi blogu sahibesi Meltemciğim ve Hayata Dair blogu sahibesi Aycancığım bana ödül yollamışlar. Çok teşekkür ederim :) 

Şimdi bu ödülün bazı kuralları varmış.

* Ödülün fotoğrafını yayınlamak.
* Ödülü aldığınız blogun linkini yayınlamak.
* 15 bloga bu ödülü dağıtmak.

Benim ödüller bu güzelliklere gitsin o zaman :)



RKBT 3. Gün: Mektubunda Diyorsun ki - Jessica Brockmole / Yorum ve Çekiliş


Orijinal İsim: Letters from Skye
Yazar: Jessica Brockmole
Çevirmen: Duygu Filiz
Yayınevi: Epsilon Yayınevi
Sayfa: 280
Baskı Yılı: 2012

Elspeth Dunn, 24 yaşında, İskoçya'nın Skye adasında yaşayan, evli, şiir kitapları yayınlanmış bir şairdir. Sakin bir hayatı vardır. Bir gün ilk hayran mektubunu alır hem de Amerika'dan. David isimli hayranı yazdığı mektupta şiirlerin bir şekilde ona dokunduğunu yazmıştır ve böylece yıllarca sürecek mektup arkadaşlığı başlamış olur. 1. Dünya Savaşı çıktığında kocası ve erkek kardeşi savaşa katılır. Zamanla David ile aralarındaki ilişkinin boyutu değişir ve bir aşk doğar. Ancak David'te savaşa katıldığında Elspeth için hayat daha da zorlaşacaktır hele de David ile bir kez buluşmuşken.

David Graham, 21 yaşında, Amerika'da yaşayan bir üniversite öğrencisidir. Arkadaşı İngiltere'den ona bir şiir kitabı gönderir. Bu şiirler David'in hoşuna gider ve şaire mektup yazmaya karar verir. Bu mektuplaşma yıllar geçtikçe değişik bir boyut kazanacaktır ama kazançlar kadar kayıplar da olacaktır. Peki yapılan hatalar telafi edilebilir mi?

Margaret Dunn, Elspeth'in kendi bildiğini okuyan kızı. 2. Dünya Savaşı döneminde yaşayan, durduğu yerde duramayan, evlenmeye karar verdiği savaştaki Paul ile mektuplaşan bu kız ailesiyle hiç görüşmeyen annesi Elspeth'in geçmişini öğrenmeye, gizemi çözmeye çabalıyor.

Öncelikle şunu söylemeliyim. Mektuplardan oluşan bu roman ilk anda gözümü korkutmuştu. Lise yıllarımda mektuplu bir kitap okumaya çalışıp yarıda bıraktığımdan beri mektuplu kitaplarda tedirgin olurum. Kapağı bu kadar masum duran bir kitap kötü olabilir mi diye düşündüm ve başladım okumaya. İlk andan itibaren etkisi altına aldı beni. Mektuplardan oluşsa da dili akıcı. Dönem farklılığı olduğundan ve ne olduğunu sürekli merak ettiğinizden elinizden bırakamıyorsunuz. Az çok empati kurabiliyorsunuz. Yanlış zaman, yanlış insan gibi bir durumda buluyor kendilerini ikilimiz. Her şeye rağmen iyi veya kötü zamanlarında birbirlerinin mektuplarına tutunuyorlar. Duygusal yönü ağırdı ve bu benim çok hoşuma gitti.

Romanda 2 farklı dönem mektuplarını okuyoruz. 1912-1917 yılları arası (David - Elspeth) ve 1940 (Margaret - Paul/Finlay) yılı mektuplaşmalarından oluşuyor. Elspeth - David mektuplaşmaları haricinde farklı kişilerin mektupları da yer alıyor. Margaret, annesinin geçmişinden ve Margaret'in babası hakkında konuşmayı reddetmesinden dolayı sırları olduğunun farkında. Bu sırlara ulaşmak için harekete geçmek istiyor. Bir yandan ortadan kaybolan annesinin neyin peşinden gittiğini bulmak, bir yandan da kendisiyle ilgili soru işaretlerini gidermek istiyor.

İnanın mektuplardan oluşan bir romanın yorumunu yazmak zor. Elimden geldiğince tadı kaçmayacak şekilde aktarmaya çalıştım. Bu tarzı severseniz zaten çok keyif alacaksınız ama benim gibi tereddütleriniz varsa da bir şans vermenizi öneririm. Mutlu günler :)

ARKA KAPAK

Yıllarca sürecek yazışmaları ateşleyen bir mektupla, sayfalardaki her kelimede aşkın mürekkep lekelerini bulacağınız bir macera başlıyor…


Şiirleri yayımlanmış olan yirmi dört yaşındaki genç şair Elspeth Dunn, İskoçya'nın ufak adalarından biri olan Skye'ın dışına hiç çıkmamıştı. Okyanusun diğer yakasındaki bir üniversite öğrencisi olan David Graham'dan aldığı ilk hayran mektubu onu hem utandırmış hem de sevindirmişti. İkili mektuplaşmaya devam ettikçe arkadaşlıkları yerini sıcacık bir aşka bırakacaktı. David ambulans şoförü olarak büyük bir heyecanla Batı Cephesi'ne gittiğinde Elspeth'in elinden gelen sadece beklemek ve onun sağ salim eve dönmesi için dua etmekti. 

ÇEKİLİŞ

a Rafflecopter giveaway


Aşk Kanatları - Güneş Demirel / YORUM


Orijinal İsim: Aşk Kanatları
Yazar: Güneş Demirel
Yayınevi: Ephesus Yayınları
Sayfa: 464
Baskı Yılı: 2014

Bade, üniversitede ilk sınıfı okurken Gizem ile yakın arkadaş olmuştur. 3 ablası olan Bade için Gizem ona ilaç gibi gelmiştir. Gizem'in abisi Kerem'de onlarla aynı okulda son sınıfı okumaktadır. Çapkınlığıyla ünlü olan Kerem kısa zamanda Bade'den hoşlanmaya başlar.

Bade'yi aşkına inandırmak için her yolu deneyen Kerem sonunda emeline ulaşır. Kerem master için 2 yıl Londra'ya gidecektir ve bu ikisi için zorlu bir sınav olacaktır. 2 yılın sonunda Kerem orda işe başlayınca yaralayıcı süreç başlar.

Kerem ile ilişkisi 8 yıl önce biten Bade, okuduğu bölümle alakası olmayan bir iş yapmaktadır. 8 yıldır Kerem'i görmemiştir ve anılar eskisi gibi canını acıtmamaktadır. Ancak Gizem'in düğünü bu ikiliyi karşı karşıya getirecektir. Bu karşılaşmanın olacağını bilmek eski kabusları açığa çıkarır, tabii ki aşkı da...

Kerem ve Bade'nin hikayesi hoştu. Yazarın okuduğum ilk kitabı bu ama sanırım doğru kitapla başlamışım :) Akıcı bir romandı. Bazı kopukluklar yaşadım okurken evet ama genelde keyifliydi. Söylemeden geçemeyeceğim, kitabın ismini ve kapağını çok beğendim. Karakterler yerindeydi, dili de ne çok sade ne çok ağdalı, okunabilirdi benim için.

ARKA KAPAK

Bazı aşklar derin izler bırakır. Çekip gitmek yetmez unutmaya.

Kerem, gözlerinin içindeki ışıltıya yakalandığı an tutulmuştu Bade'ye… Bade aşktı… Hayattı… Nefesti… Ateşe dokunmaktı… Ona bakmak bile, ateşe âşık bir pervane gibi yanmayı kabul etmek demekti.

Bade her hücresiyle âşıktı Kerem'e… Hiç kimse onun gibi ürpertemezdi yüreğini, titretemezdi benliğini. Ancak Kerem'in korkuları, Bade'nin güvensizliği, ayrılığı davet etmişti aşklarına Ama ayrılmak, aşktan vazgeçmek değildi. Aşk bitmiyor, tutku dinmiyor, yürek söz dinlemiyordu…


Bade'nin yenemediği gururu ve vazgeçemediği inadıyla savaşabilecek miydi Kerem? Bir savaş mıydı ki aşk? Mutlu olmak için, diğer yarısının peşinden koşmalı mıydı insan? Susmak yerine, haykırmalı mıydı aşkı?



İlişki Durumu Karmaşık - Rachel Gibson / YORUM


Orijinal İsim: Truly Madly Yours
Yazar: Rachel Gibson
Çevirmen: Buket Ulukut
Yayınevi: Nemesis Kitap
Sayfa: 328
Baskı Yılı: 2012

Delaney üvey babasının ölümü üzerine yıllar önce terk ettiği kasabaya geri döner. Cenaze ve miras paylaşımından sonra geri dönecektir. Ancak üvey babasının vasiyeti herşeyi değiştirir. 1 yıl o kasabada kalmak zorundadır. Bunun karşılığında 3 milyon dolar onun olacaktır. Vasiyetin bir diğer maddesi üvey babasının hiç kabul etmediği gayrimeşru oğlu Nick ile herhangi bir ilişkiye girmemesidir. Bu şart Nick için eklenmiştir. Nickin vasiyette ona kalan arazileri alması için 1 yıl Delaney'den uzak durması gerekmektedir. Ancak geçmişte yaşanamamış duygular zamanla ikisini de zorlamaya başlar. Acaba sonunda mirası alabilecekler mi? :)

Ben bu kitabı çok merakla almıştım. Genel olarak beklediğim gibi değildi. Sanırım beklentiyi yüksek tuttum. Eğlenceli olsa da bana pek hitap etmedi nedense. Akıcıydı. Rachel Gibson okumayı severim ben ama bu romanda o tadı alamadım. Yazarın diğer kitaplarıyla devam edeceğim :) Umarım bu bir istisna olarak kalır. Mutlu akşamlar :)

ARKA KAPAK

Delaney yıllar önce terk ettiği Truly'ye üvey babasının cenazesi için geri döner. Fazla kalmak gibi bir niyeti yoktur çünkü bu küçük, dedikoducu kasaba, ona hiç iyi şeyler hatırlatmamaktadır. Üvey babasının vasiyetini de dinledikten sonra kasabadan ayrılacağını zanneden Delaney'in planları, vasiyette yer alan bir madde yüzünden tamamen bozulur. Delaney üvey babasından kalan büyük mirasın payına düşen kısmını alabilmek için bir yıl Truly'de kalmak zorundadır. 

Delaney'i bekleyen bir yıllık süre, geçmişinden gelen küçük hesapları kapatmakla uğraşacağı günlere, aşka, tutkuya ve heyecana gebedir. Bir yılın sonunda onu bekleyen sürpriz ise onu büyük bir karar vermeye itecektir.

Bu deli dolu ve romantik kitabı okurken çok eğleneceksiniz.