RSS

RKBT 4. Gün: Çağan Dikenelli / Yazar Hakkında ve Çekiliş


Turun 4. gününe geldik bile. Bugün yazarımız Çağan Dikenelli'yi yakından tanıyacağız. Haydi başlayalım :)

Çağan Dikenelli, 1969 İzmir doğumlu. Saint Joseph Koleji’nde öğrenimini tamamladıktan sonra, Bilkent'teki ekonomi öğrenimini 3. yılında terk edip, Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema Bölümünü bitirmiş, sinema ve televizyon sektöründe yönetmen yardımcılığı ve senaristlik yaptı. Kısa bir dönem kısa filmler çekmiş ve bazı ödüller kazandı. Radyoculuk, alternatif müzik dükkanı işletmeciliği, multimedia sanat yönetmenliği, yönetmen yardımcılığı, gibi işlerde çalıştıktan sonra bazı dizilerin senaryo gruplarında yer aldı.

İlk romanı “Bu Şehirde Herkes Akrabam Olur”(2004) mizah türündeydi. Sonraki romanı Taşıyıcı (2005) ile korku türünü denemiş ve daha sonra Melek Teyze Polisiyelerini ve en son gelecek zaman macerası.. Romanlarının ortak yönü ise mizah.
18. Şevket Bilgi Ödülü Kültür/Sanat Yazıları birinciliği ve Bodrum Çevre Filmleri Yarışmalarında, en iyi kısa metrajlı film ödülünü aldı. Yazar çalışmalarına devam etmektedir.

Kaynak: http://www.kameraarkasi.org/yonetmenler/cagandikenelli.html

ÇEKİLİŞ
a Rafflecopter giveaway

RKBT 3. Gün: Yürek Söken Cinayetleri - Çağan Dikenelli / Yorum ve Çekiliş (Bir Melek Teyze Polisiyesi #2)


Orjinal İsim: Yürek Söken Cinayetleri
Yazar: Çağan Dikenelli
Yayınevi: Mendirek Yayıncılık
Sayfa: 336
Baskı Yılı: 2014 

Melek Teyze'nin dedektifliği bu kitapta da son hızla devam ediyor. Serinin 2. kitabının konusunu başı kesilmiş ve iç organları alınmış cesetler oluşturuyor. Melek Teyze yine olayları kendi yöntemleri ile çözme peşinde. Ancak bu defa daha cesur. Kendisini mahallenin kabadayısı gibi gören Talat gibi yardımcıları da yanına katmış durumda.

Yazım tarzı ilk kitaba uygun olarak argo ve konuşma dili kullanılmış. Abartı kullanmayı seviyor yazar ama bu abartı kitaba nasıl desem hava katmış. Espriler havada uçuşuyor.

Bu seride en çok Oğul'u sevdim. Onun o saf hali, annesiyle tamamen zıt karakteri ve konuşmaları hoşuma gitti. Melek Teyze yeterince kötülük yapıyor zaten, bir Oğul gerekliymiş bu kitaba, yazar da Oğul'u iyi ki yazmış :) Bugünlük benden bu kadar. Yarın Çağan Dikenelli ile ilgili yazım burda olacak. Mutlu günler :)

ARKA KAPAK

Bu macerada Oğul sınır tanımaz kuvvetiyle Melek Teyze'ye seri cinayetlerin katilini bulma konusunda yardımcı oluyor... Melek Teyze'den habersiz mahallede kuş bile uçmaz. Mecburen de olsa herkesin sevip saydığı, mahallenin en iş bilir, en çaçaron teyzesi şimdi de dedektifliğe soyunmuştur. 

Daha önce çözdüğü iki dava sayesinde emniyette kendine yer edinen Melek Teyze, getirdiği çörekler ve baktığı fallar sayesinde yerini sağlamlaştırmış, bir de emniyet amiri Cevahir'in sevgisini kazanınca artık Beyoğlu Emniyet Amirliği'nden çıkmaz olmuştur.


Emniyetin arşiv bölümünde çalışan büyük oğlu Tuğrul bundan hiç memnun değildir. Ancak, çekik gözlü, zihnen olmasa da bedenen fazlaca gelişmiş, insan azmanı olan diğer oğlu 'Oğul' Melek Teyze'yi maceralarında yalnız bırakmayacaktır.

ÇEKİLİŞ
a Rafflecopter giveaway

RKBT 3. Gün: Kör Fahişe Bıçağı - Çağan Dikenelli / Yorum ve Çekiliş (Bir Melek Teyze Polisiyesi #1)


Orjinal İsim: Kör Fahişe Bıçağı
Yazar: Çağan Dikenelli
Yayınevi: Mendirek Yayıncılık
Sayfa: 272
Baskı Yılı: 2014 

Melek Teyze, zeka geriliği olan oğlu Oğul, polis oğlu Tuğrul ve kayınpederi Namık Dede ile yaşamaktadır. Beyoğlu Emniyetinde Asayiş Büroya cinayetleri çözmede yardım etmektedir. Bol bol cinayet romanı okuyan Melek Teyze, Oğul ile birlikte olayları aydınlatmakta, bunu yaparken uçlarda olmaktan çekinmemektedir. Dedektif olarak başarılı da kendi çapında :) Dedektifçilik dışında mahallenin gönül işleriyle ve dedikodusuyla da ilgilenen Melek Teyze, mahallede genel olarak sevilmektedir.

Melek Teyze'nin sıradışı çalışmaları olduğu da çokça doğrudur :) Polislere börek, çörek yapıp getiren ve onların falına bakan Melek Teyze, Beyoğlu Emniyetinin de sevgisini kazanır. Olayları polislerden ayrı olarak kendi araştırmaları ve çabaları ile aydınlatması ona olan sevgiyi arttırır. Bir hayat kadını boğazı kesilerek ve cinsel organına bir bıçak darbesi vurularak öldürülmüştür. Melek Teyze kanıtlar dahilinde hiçbir ayrıntıyı gözden kaçırmadan işe koyulur.

Bir Melek Teyze Polisiyesi serisi Galip Derviş dizisi tadında bir seri. Serinin 1. kitabı Kör Fahişe Bıçağı. Dediğim gibi hayat kadını cinayetleri çözülmeye çalışılıyor. Argo bir dil kullanmış yazar. Konuşma diliyle yazılmış demek en doğru tarif olur sanırım. Eğlenceli bir polisiye okumak isteyenlere önerebileceğim bir kitap. Bugün serinin 2. kitabının yorumunu da yayınlayacağım. Merak edenler kontrol etmeyi unutmasın. Mutlu günler :)

ARKA KAPAK

Melek Teyzeden habersiz mahallede kuş bile uçmaz. Mecburen de olsa herkesin sevip saydığı, mahallenin en iş bilir, en çaçaron teyzesi şimdi de dedektifliğe soyunmuştur. 

Daha önce çözdüğü iki dava sayesinde emniyette kendine yer edinen Melek Teyze, getirdiği çörekler ve baktığı fallar sayesinde yerini sağlamlaştırmış, bir de emniyet amiri Cevahirin sevgisini kazanınca artık Beyoğlu Emniyet Amirliğinden çıkmaz olmuştur.


Emniyetin arşiv bölümünde çalışan büyük oğlu Tuğrul bundan hiç memnun değildir. Ancak, çekik gözlü, zihnen olmasa da bedenen fazlaca gelişmiş, insan azmanı olan diğer oğlu Oğul Melek Teyzeyi maceralarında yalnız bırakmayacaktır.

ÇEKİLİŞ
a Rafflecopter giveaway

RKBT 5. Gün: Külle ve Anılar - Lena Diaz / Yorum ve Çekiliş (Ölüm Oyunları #3)


Orjinal İsim: Ashes Ashes They All Fall Dead
Yazar: Lena Diaz
Çeviri: Cem Yurttaş
Yayınevi: Eksik Parça Yayınları
Sayfa: 384
Baskı Yılı: Ağustos 2014

Turumuzun son gününden herkese merhaba. Bu turda sadece yorum görevim var, tatil dolayısıyla tur arkadaşlarım bana torpil geçti :)

Küller ve Anılar, Ölüm Oyunları serisinin 3. kitabı. Bundan sonra bir kitap daha var. Yakın zamanda çıktı ancak Türkiye'de baskısı ne zaman yapılacak belli değil. En kısa sürede olmasını umuyoruz.

Tessa James, FBI Özel Ajanı. Çocukluk hayalini gerçekleştirmiş başarılı bir ajan. "Küller küller hepsi düşüp ölürler" cümlesini kullanan bir katil 3 yıldır Tessa'nın çalıştığı ofise mektuplar göndermektedir. Gönderilmiş 23 mektupta katil her mektupta 1 kişinin adını veriyor ve bu kişilerin öldüğünü ima ediyor. Ancak bununla ilgili somut veri yok ve dosya rafa kaldırılmış. Tessa'ya bu mektuplarda yazanlar tanıdık geliyor ve gizlice araştırmalarına devam ediyor. Amiri fark edince ona bir anlaşma sunuyor ve 3 yıl önce bir davada çalıştığı kendisinden 6 yaş küçük olan Matt Buchanan ile çalışması da anlaşmanın bir parçası. Üstelik Matt'e tam anlamıyla gıcık olmaktadır. 3 yıl öncesinden farklı mı gelişecek olaylar derseniz bunun için acilen kitabı okumanız gerek :)

Tessa mektupların kendisini işaret ettiğini fark ettiğinde ilk 13 yılını hatırlayamadığı hayatını araştırmaya karar verecektir. Matt ile büyük bir tehlikenin içinde olduğunu fark edecek ve geçmişindeki anılar gün yüzüne çıktıkça ailesiyle ilgili öğrendikleri onu şok edecektir.

Yazarımız daha önce Daphne du Maurier ödülü almış. Anlatımını, tarzını ve kurgusunu çok beğendim. Akıcı bir romandı demek az kalır. Nasıl başladım, nasıl bitti anlamadım. Tipik katil bulma çabalarım yok bunu tahmin edemezdim şekline geldi sona doğru :) Lena Diaz, okunacak yazarlar listemde yerini aldı bile. İlk işim serinin okuyamadığım ilk 2 kitabını okumak olacak. Birbirinden bağımsız olsa da ilk kitaplarda da Matt ve Tessa'nın adının geçtiğini öğrendim. İlk 2 kitabı okuyup merakla son kitabı beklemeye başlayacağım.

ARKA KAPAK

Her mektupla gelen saklı bir ipucu ve her ipucunun arkasına saklanmış korkunç bir gerçek... 

Savannah'daki FBI ofisine, kaynağı belli olmayan mektuplar gönderilmektedir. Her birinde farklı bir kurbanın ismi yazan mektuplar, bir çocuk tekerlemesiyle sonlandırılmıştır. Küller küller, hepsi düşüp ölürler... 


Kurbanların yardım feryatlarından etkilenen Özel Ajan Tessa James, cinayetleri çözmek için işe koyulur. Danışman olarak da yanına çekici ve akıllı bir genç olan Matt Buchanan verilir. Cinayetlerle birlikte, ardında küllerden başka bir şey bırakmayan kundakçı bir katil de ortaya çıkacaktır. Tessa, ipuçlarının kendisini işaret ettiğini anladığında bir şeyin farkına varır; Eğer geçmişini hatırlayamazsa, bir sonraki kurban o olacaktır.

ÇEKİLİŞ
a Rafflecopter giveaway


Yaz Okuma Şenliği 2. Ay


İşte 2. ay okuduklarım :)

1. Kategori (10 puan): İsminde yaz mevsimini çağrıştıran bir kelime geçen veya olayların yazın geçtiği bir kitap. 

Jamie McGuire-Belalı Düğün / Yabancı Yayınları / 152 sayfa

2. Kategori (10 puan): Sadece tek bir kitabını okuduğunuz ve sevdiğiniz bir yazardan bir kitap.

M. Leighton-Kötü Çocuklar Tutkudan Sırlara / Optimum Kitap / 288 sayfa

6. Kategori (10 puan): Nobel ödüllü bir yazardan bir kitap.

Gabriel Garcia Marquez-Kırmızı Pazartesi / Can Yayınları / 111 sayfa

10. Kategori (10 puan): Fantastik kurgu/bilim kurgu/distopya/steampunk vb. türde bir kitap.

Beth Revis-Evrenin Ötesi / Olimpos Yayınları / 408 sayfa

13. Kategori (10 puan): Aynı zamanda çevirmenlik de yapan bir yazar tarafından yazılmış bir kitap.

Aslı E. Perker-Sufle / Doğan Kitap / 308 sayfa

14. Kategori (10 puan): Kütüphaneden veya bir tanıdığınızdan ödünç aldığınız veya sahaftan aldığınız bir kitap.

Şebnem Burcuoğlu-Kocan Kadar Konuş / Dex Plus / 220 sayfa

22. Kategori (10 puan): İlk kitabı 2010 yılında veya daha sonrası yıllarda çıkmış bir yazardan bir kitap.

Işıl Parlakyıldız-Köle / Müptela Yayınları / 672 sayfa

25. Kategori (10 puan): Yabancı dilde bir kitap veya orijinal dilinde okumayı gönlünüzden geçirdiğiniz bir kitap.

Lena Diaz-Küller ve Anılar / Eksik Parça Yayınları / 384 sayfa

26. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 15 puan, toplamda 45 puan): 3 kitaplık bir seri veya aynı seriden 3 kitap.

Başka bir seri düşünmüştüm ama küçük bir değişiklik ile Elli Ton serisini okumaya karar verdim :)

1. E. L. James-Grinin Elli Tonu / Pegasus Yayıncılık / 576 sayfa
2. E. L. James-Karanlığın Elli Tonu / Pegasus Yayıncılık / 640 sayfa
3. E. L. James-Özgürlüğün Elli Tonu / Pegasus Yayıncılık / 704 sayfa

29. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 30 puan, toplamda 70 puan): Şimdiye kadar hiç kitabını okumadığınız dört yazardan birer kitap. Yazarların ikisi Türk, ikisi yabancı, ikisi kadın, ikisi erkek olmalı.

* Sadettin Ökten-Fincanımda Cola Var / Tuti Kitap / 232 sayfa
* Cora Carmack-İlk Defa / Pena Yayınları / 280 sayfa

Toplam kitap 13 adet 13x10=130
Toplam 4975 sayfa okuduğum için 49 puan
26. kategori kitaplarını okuduğum için 15 puan daha
29. kategori kitaplarını tamamladığım için 30 puan daha

130+49+15+30=224 puan


Nob Asetonsuz Oje Temizleme Mendili


Nob asetonsuz oje temizleme mendilini deneme fırsatı buldum. Bendeki ürün "aloe vera"lı olan. Baskın bir kokusu yok. Koku hassasiyeti olan aloe veralıyı rahatlıkla kullanabilir. Pratik olması güzel. Yer kaplamayan ambalajı da rahat kullanım için uygun. 


Her kutuda 30 ped var. Pedler yağlı yapıda ve oldukça yoğun bir ıslaklıkları var. Ojenin içeriğine göre 2 mendil yeterli olabiliyor. Ben 2 çeşit ojede denedim. Birinde bir elime 1 ped, diğerinde bir elime 2 ped kullandım. Ama sonuç tertemizdi. Ve benden iyi not aldı :) 


Üst görseldeki ürün China Glaze 3D Eye Candy serisinden 1049 kodlu Love Marilyn rengi. Simli bir oje olduğunu söylememe gerek yok sanırım :) Yukardaki görselde tek kat uyguladım. Tek elimdeki ojeleri çıkarmak için 2 ped yeterli oldu. Çıkarılmış halini de çekmeyi unutmuşum idare edin artık :)


Üst görseldeki ürün Oriflame The One serisinin Lilac Silk rengi. Yine tek kat uyguladım. Tek elimi tek ped ile temizledim. Çıkardıktan sonra herhangi bir yıkama yapmadan tırnakların görünüşü bu şekilde.



Dediğim gibi benim gibi pratik ürünleri sevenler memnun kalacaktır. Seyahatlerde kesinlikle işe yarayacak bir ürün. Fiyatı da oldukça uygun. Birçok market ve mağazada karşınıza çıkması mümkün. 5 TL gibi bir fiyatı vardı yanlış hatırlamıyorsam. Ojeseverlere denemekten zarar gelmez diyerek yazımı sonlandırıyorum. Yeni yazılarda görüşmek dileğiyle :)


Hacamat - Linda Lafferty / YORUM


Orjinal İsim: The Bloodletter's Daughter
Yazar: Linda Lafferty
Çeviri: Asuman Sayıner
Yayınevi: Trend Yayınevi
Sayfa: 472
Baskı Yılı: 2013

Marketa ne çektin be diyerek okudum :) O kızın yüzü gülsün artık dedim. II. Rudolf'un tavırları sinir bozucuydu. II. Rudolf dediğim kişi kral ve gayrimeşru çocukları var. Bu çocukların en büyüğü Don Julius zeki bir çocuktur. İlgi alanları değişik olsa da zararsız biridir. Babasının tavırları zamanla onu bambaşka bit hale getirir ve artık oldukça tehlikelidir. Çılgın hareketlerde bulunup insanlara zarar vermekten çekinmez.

Prensi tedavi için Güney Bohemya'ya gönderen kral, kendi doktorunu da görevlendirir. Orda prense hacamat yapılacak ve iyileşmesi sağlanacaktır. Prensin getirildiği bölgede ünlü olan hacamatçı Zigmund Pichler ve yardımcısı olan kızı Marketa görevlendirilir. Prens, Marketa'yı görünce onu çocukken çözmeye çalıştığı Şifreli Mucizeler Kitabı'ndaki tanrıçalardan biri sanar ve çözemediği şifreleri onun sayesinde çözeceğini düşünür. Bu Marketa için tehlikenin habercisidir.

Prensin dengesiz halleri beni çileden çıkardı. Marketa'nın annesi de sabır sınırlarımı zorladı. Marketa'nın hacamatçı olma isteği ama kadınların o işi yapamıyor olması üzücüydü. Herşeye rağmen bu romanda en sevdiğim Annabella'nın arkadaşlığı, gösterdiği çaba ve Jakup'ın aşkıydı. Rudolf'un kardeşinin krallığı ele geçirme çabaları ohh olsun dedirtti :) Rudolf bir rahat bir rahat adamın sarayının bahçesine kimyager bakıyor. Neymiş bir tek o orkidelerin açmasını sağlıyormuş. Gördüğünüz üzere Hacamat ilginç bir roman. Gerçek bir olaydan esinlenerek yazıldığını belirtmem gerek. Zaman zaman aşırı sürükleyiciydi. Bazı zamanlarda tıkanmalar yaşadım ama tarihi romanlardan daha derin bir romandı bana göre. O yüzden tıkanmaları dert etmedim.

Son olarak Osmanlı ile ilgili asılsız bazı bilgiler vardı. Keşke sevgili yazar derin bir araştırma sonucu yazsaydı satırlarını. Ben okurken kurgu olduğunu düşünerek okudum. Böylece kafama takmamayı başardım :) Yeni yazılarda görüşmek dileğiyle... Mutlu günler :)

ARKA KAPAK

Habsburg Hanedanlığından gelen kutsal Roma İmparatoru II. Rudolf'un muhteşem sarayında kimsenin hakkında konuşamadığı bir karanlık gizleniyor.

1606'da Prag, II. Rudolf sayesinde kültür ve sanatta altın bir Mekke gibi parlasa da İmparator çirkin bir sır saklıyor: Gayrimeşru oğlu, Don Julius.
Genç Prensin tarifsiz ahlaksızlığına sebep olan delilik hali ve skandalları artık sınırları aşan boyuta geldiğinde onu Bohemya'nın uzak bir köşesine gönderen İmparator, orada yaşayan genç ama ünlü hacamatı yardım için görevlendirir. Hacamatın görevi, Prensin damarlarında akan deliliği iyileştirmektir.


Hacamatın güzel ve genç kızı babasına yardım ederken, Don Julius'un tehlikeli ve saplantılı deliliğinin hedefi haline gelir. Onun için hacamatın kızı paha biçilmez el yazması olan şifrelerin kitabında resmedilen tanrıça kadınlardan birini temsil etmeye başlamıştır. Zihninin en karanlık noktalarına inerken çaresizleşen Prens gibi Marketa da korkar, etkilenir ve artık uzak duramayacak kadar bu aşka saplanır.

Linda Lafferty'nin Roma İmparatorluğu için büyük bir tehdit olan gerçek bir cinayetten esinlenerek yazdığı Hacamat, karanlık ve zengin anlatımıyla tutku ve intikamın destanı!