Sadece Seni Sevdiğimi Söylemek İçin Aramıştım - Eda Tuzcalı / Yorum


Sude çevresi tarafından oldukça sevilen, özgüveni yüksek bir kızdır. Sosyoloji bölümünde öğrencisi Sude tezini yazmak için aklına bir fikir gelene kadar samimi arkadaşları Hakan, Ceylin, Deniz ve Ela ile bambaşka bir dünyada yaşamaktadır. Güzelliğine fazlasıyla güvenen ve aşık olmakla hiçbir derdi olmayan Sude'ye hayat neler getirecek neler? Tezi için 6 aylığına her şeyden uzaklaşıp telekız olmaya karar verir. Bu 6 ayda onu arayanları tanımaya çalışacak ve onu tanımayan kişilerin onunla ne kadar kişisel bilgi paylaşacağını öğrenmeye çalışacaktır. İşler yolunda giderken gelmeye başlayan sessiz ve telefonlar işi değiştirir. Sessiz telefonlar önce kısa diyaloglara ardından uzun konuşmalara döner ve bu sessiz telefonların sahibi sonunda Sude'ye tek bir cümle söyler. Bundan sonrası ilginç, inanılmaz -artık ne derseniz deyin- bir şekilde ilerleyecek.

Mert, içine kapanık, İstanbul'da mimarlık öğrencisi, kendi halinde takılan biridir. Okulda Kaan ile tanışana kadar tekdüze bir hayatı vardır. Kaan'ın Mert ile yakınlaşma çabaları sonuç verecektir vermesine ama Mert karmakarışık olayların içinde bulur kendini. Kaan'ın defterinden düşen bir numara arayış içinde olan Mert'e değişik bir kapı açacaktır.

Yazarın kurgusunu sevdim. Konu itibarıyla bana ilginç geldi ve farklılığa ihtiyacım olduğunu da anlamış oldum böylece. Sude'nin ve Mert'in duygularının aynı romanda ele alınışını da sevdim. İkisinin duygularını da anlamak mümkün. Bazı sahnelerde geçen şarkı sözleri çok uygundu ve gerçekten cuk oturmuş dedim.

Kitaba tat katan ikizler Ceylin-Hakan, Kaan, Deniz, Ela, Batu, Miray hepsi ayrı ayrı güzeldi. Deniz ile ilgili boşluklar kaldı evet hatta bitişi de oldukça ilginçti Hakan'dan beklenecek şeylerdi diyebilirim. Kızların birbiriyle ilişkisi, yılların getirdiği o koruma güdüleri falan hoşuma gitti. Eğlenceli bir romandı.

Benim için olumsuz tek nokta aralarda karşıma çıkan yazım yanlışları, cümle düşüklükleri, noktalama işaretleri eksiklikleri oldu. Redaksiyon anlamında hafif bir sıkıntı var ama fazla etkilemiyor. Bu turdaki görevlerimin sonuna gelmiş bulunduğumdan başka turlarda görüşmek üzere diyor ve yazımı bitiriyorum. Mutlu sabahlar.

ARKA KAPAK

"Öpmeye doyamayacağım bir kadınla karşılaşmadım."

Su, tez konusu olarak bir telekız olmayı seçti; tanımadığı erkeklerle 6 ay boyunca telefonla konuştu, onların dertlerini dinledi, yol gösterdi, fantezileriyle onları mutlu etti. Konuştuğu erkeklerin kimisi kendine çok güvenliydi. Ama içlerinden birisi (Mert), hiç konuşmuyor sadece Su'nun sesini dinliyordu…
Birkaç konuşmadan sonra; Mert utangaçlığını yavaş yavaş üstünden atmaya başladı, kendinden bahsediyordu; Su ise kuralları gereği kendisi ve hayatı hakkında hiçbir ipucu vermiyor; tıpkı bir telekız gibi davranıyordu…
Gün geçtikçe Mert, hiç görmediği bu genç kadına tutkuyla bağlandı. Onu görmek, ellerini tutmak, teninde ellerini dolaştırmak, kokusunu hissetmek istiyordu… Ama Su, sadece bir oyunun içindeydi; bu gerçek değildi…
Mert'in son sözü ise şuydu: SADECE SENİ SEVDİĞİMİ SÖYLEMEK İÇİN ARAMIŞTIM…
O günden sonra, Su'ya artık ulaşamaz oldu…
Peki ya kader onlara bir şans daha verse, bu kez sesleri değil; gözleri buluşsa, birbirlerini tanırlar mıydı?

"Aynı gökyüzünü paylaşmadığımızı biliyorsun değil mi?"

"Sana kendi gökyüzümü göstermeyi isterdim."

0 yorum:

Yorum Gönderme