takvim kızı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
takvim kızı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Takvim Kızı Nisan - Audrey Carlan / Kitap Yorumu


Takvim Kızı serisini takip edenler için haziran ayında kötü haber geldi. Arkadya Bitter yani serinin yayıncısı yayın hayatını bitirdiğini duyurdu. Tüm seriler yarım kaldı ki çıkardıkları serilerin tümünü takip eden biri olarak ne kadar üzüldüğümü söylememe gerek yok sanırım. Ben de orijinal dilden okuyayım, yarım kalmasın düşüncesiyle bu seriden başladım. İlk kitaba bayılmıştım, ikincisi de kurgu olarak güzeldi, üçüncüsünü pek sevemediğimi yazımda da yazmıştım ama dördüncünün böyle olacağını tahmin etmemiştim. Bu da kötü gitseydi seriyi burada bırakacaktım ama nisan ayı kitabı cidden iyiydi.

Kitabı okumayı düşünenler buradan sonrasını okumasın. Spoiler içerebilir ve büyük ihtimalle de içerecek :)



Mia'nın sonraki ayını kiminle geçireceği, mart ayı kitabı sonunda ortaya çıkmıştı. Tabii ki muhtemelen yakışıklı beyzbol oyuncusu denince hemen herkes benim gibi düşündü ama hiç öyle bir şey değildi. Beyzbol oyuncumuz Mason beni fena halde şaşırttı. Bu kitapta Mia'nın oraya gitme sebebi Mason'ın kötüye giden imajını düzeltmekti. Oldukça kötü bir yaşam tarzı olan Mason'ın kariyeri sallantıda olduğu için PR ajansının aklına gelen bu fikirle imaj kurtarma çalışmaları yaptılar. Okuduğum çoğu bölümde yüzümden gülümseme hiç eksik olmadı. Geçen ayın kitabına göre kat kat iyi bir kitaptı. 

Mia'nın, Wes'i düşünüp başkalarıyla birlikte olması önceki kitaplarda oldukça sinirimi bozmuştu ama ne yalan söyleyeyim Wes'in de aynı şeyi yaptığını öğrenmek içimi rahatlattı :D Mia'nın bununla yüzleşmesi, onun kıskanması falan çok hoşuma gitti. Wes'i dinleyip yanında kalsaydı öyle olmazdı tabii biraz hak etti bence Mia bunu. Mason'ın annesinin anısına düzenledikleri müzayede farklı bir tat katmıştı ve bence en güzel olan da kitabın Meme Kanseri ile ilgili farkındalık aşılamasıydı. Sarışın güzelimiz Rachel'ı da unutmayalım. Saf halleri beni deli etse de kitaba ayrı bir renk katmıştı.

Alex'in kitapta yer alması hoş bir ayrıntı olabilirdi tabii karşılaşma anları o şekilde olmasaydı. Şubat ayı kitabındaki Mia'dan hoşlanmasam da Alex'in sergisine ilham olması ve o serginin yapılışı hoşuma gitmişti. Yine de Wes'i özleyip kıskanan Mia için nisan kitabında da olumlu düşünceler edinemedim. Tam iyi bir şey yapıyor derken batırmayı başarıyor. Mayıs kitabı hiç hoşuma gitmeyecekmiş gibi bir his var içimde. Umarım beni yanıltır. En erken önümüzdeki ay okuyabileceğim. Yine yorumum burada olacak. Şimdilik hoşça kalın.

Takvim Kızı - Ocak
Takvim Kızı - Şubat
Takvim Kızı - Mart

Takvim Kızı Mart - Audrey Carlan / Yorum


Herkese merhaba

Takvim Kızı serisi devam ediyor. Tempo düşse de ben hala ümidimi kesmedim. Bu aykini de okumayı istiyorum. Sanırım Takvim Kızı Mart ayı için söyleyeceğim tek şey hayal kırıklığı olduğuydu. Şubat ayı kitabında mart ayındaki adamın İtalyan olduğunu belirterek büyük bir beklenti yaratan yazar mart ayında bombayı patlattı. Tony, restoranlar zinciri olan ünlü ailesine, nişanlısı olarak tanıtmak için Mia ile anlaşmıştır. Ailesinin hayallerini yıkmaktan korkan Tony, eşcinsel olduğunu ve yıllardır devam eden bir ilişkisi olduğunu söyleyemez. Herkesten saklı yaşanan bu aşk, bir noktada onları böyle bir işin içine girmeye iter. Mia, aile ile tanıştığında Tony'nin annesinin davranışları korkularının yersiz olmadığını gözler önüne serer. Bu süreçte en büyük yarayı Tony'nin yıllardır ilişki içinde olduğu Hector alır ve bu durum en sonunda Tony'ye önemli kararlar aldırır.

Mutlu sonla biten kitapları kim sevmez ki... Haliyle ben de çok seviyorum. Konu itibarıyla biraz garipsemiş olsam da mutlu bitmesi beni mutlu etti. Yazarın yaptığı bu ters köşe bundan sonraki kitaplarda beni temkinli olmaya itti. Artık her türlü şeye hazırım :D Nisan ayında çok ünlü bir beyzbol oyuncusuna eşlik edecek olan Mia ile yazar bakalım bize neler okutacak. Umarım şubat kitabı gibi olmaz çünkü bir süre sonra midem kaldırmıyor. Wes'ten sonra olanlar bana göre mantıksız zaten ama seriye başladım bir kere bırakmak yok.

Takvim Kızı Mart'ın en güzel yanı Wes'i okumaktı. Mia'ya sürpriz yapan Wes, her zamanki Wes'ti ve bizi yine kendine hayran bıraktı. Ancak şubat kitabında olanlardan sonra nasıl desem bilmiyorum ama bir şekilde her şey yerli yerine oturmuyordu. İlk kitaptaki gibi bu ikiliye hayran kalamadım. Mia, gittikçe kendinden soğutmaya başladı çünkü beni. Umarım seri daha güzel bir hale gelir ve bırakmak zorunda kalmam. Çünkü sonuna kadar okumak istiyorum. Nisan ayı kitabını da çıktığı gibi alıp okumayı düşünüyorum.

Son olarak serinin değişen kapaklarını gördünüz değil mi? Ciltli özel bez baskılı olarak çıktı Mart kitabı. Tüm seri aynı şekilde olacak şekilde tekrar basıldı. İlk anda bu hiç hoşuma gitmemişti çünkü rengarenk kapaklar içimi neşe dolduruyordu. Ancak sonradan düşününce yetişkin okurlar için bir seri olduğundan yapılan doğru geldi. Ülkemizde kapağa bakarak kitap alındığını bildiğimden bu şekilde daha uygun olacağını düşünüyorum. Bu seri küçük yaşlardaki okuyucuların eline geçse olumsuz etkilenme ihtimalleri kesinlikle çok yüksek. Şimdilik yazacaklarım bu kadar. Yeni yazılarda görüşürüz.

Takvim Kızı Şubat - Audrey Carlan / Kitap Yorumu


Takvim Kızı'nın şubat ayı kitabı da bitti. Açıkçası ne desem bilemiyorum. İlk kitapla kıyaslama yapsam mı yoksa ilk kez okuyormuş gibi mi yapsam bilmiyorum. O yüzden bilindik bir yöntemle devam edip beğendiğim ve beğenmediğim yönlerini yazacağım.

Takvim Kızımız Mia, ilk kitabın başında ailesini kurtarmak için komadaki babasının bir milyon dolarlık borcunu, ödemeyi kabul ediyordu. Babasının borçlu olduğu mafyayı her ay yüz bin dolar ödemeye ikna etmişti. Bu sayede bir yıl içinde borç bitecekti. Bu ödemelerin altından kalkabilmek için teyzesinin eskortluk şirketinde çalışmaya başlayan Mia, her ayı farklı bir kişiyle geçirecekti.

Mia, ikinci ayını ünlü bir ressam olan Alec'in yanında geçirmek için Seattle'a gider. Karşılaştığı manzara kesinlikle umduğu gibi değildir ve ilk gün yaşadığı ufak kaza canını sıkar. Ayağından hafif bir sakatlık geçiren Mia, Alec için modellik yapacaktır ancak Alec'in stüdyosunu gördükten sonra çıplak mankenlik konusunda kararsız kalır. Alec'in birbirinden muhteşem tablolarının ilham perisi olan Mia, o işin büyüsüne kapıldığında  ve Fransız olan Alec ile yaşamaya devam ettikçe yaptığı işten hoşlanmaya başlar.

Bu kitabı seriden bağımsız olarak yani tek bir kitap olarak okusaydım hoşuma giderdi diye düşünüyorum. Çünkü ressam detayı oldukça güzel işlenmişti. Sanata özellikle de tablolara karşı bir ilginiz varsa severek okuyacağınızı düşünüyorum. Alec şahsına münhasır bir adamdı. Bir konu üzerinden yola çıkarak birbirini tamamlayan bir koleksiyon hazırlama olayı da ilginçti. Yazarın kaleminin güçlü olduğunu söyleyebilirim. Gelelim beğenmediğim yönlere. İlk kitapta Wes gibi birini okumuşuz arkasından Alec geliyor ve Mia çok rahat davranıyor. Wes'i düşünüyor ama Alec ile birlikte olabiliyor. Bu fazlasıyla iğrençti. Hani çok uç noktalardan götürmüş olayı yazar Audrey Carlan. Mia, her ay farklı biriyle oluyor ve bu ona bir yerden sonra eğlenceli gelmeye başlıyor. Yeni şeyler keşfetmek, farklı insanlar tanımak hoşuna gidiyor. Umarım serinin üçüncü kitabı şubat ayı kitabını bana unutturabilir. Bu şekilde devam ederse okumak için can atacağım serilerden biri olmayacak bu.

Son olarak seri +18 olarak geçmiyor ama bence 21 yaş altına pek uygun içerikte değil. Yani tavsiye etmiyorum. Eğer cinselliğin ön planda olduğu kitaplar okumaktan hoşlanmıyorsanız bu seriden uzak durmalısınız. Konu bir eskortu anlatsa da olay daima çok başka yönlere kayıyor. Bunu bilerek almanızı öneririm.

Takvim Kızı Ocak kitabı yorumu için TIK.

Takvim Kızı Ocak - Audrey Carlan / Kitap Yorumu

 

Ocak ayı itibarıyla ilk iki kitabıyla raflarda yerini alan Takvim Kızı serisi okuyanlar tarafından oldukça sevildi. Serinin her ay bir kitabı çıkacak ve başkarakter Mia, her ayını bir kişiyle geçirecek. Şimdi böyle yazınca biraz garip geldi biliyorum ama açıklamasını da yapacağım :)

Mia Saunders, küçük yaşlarda annesi tarafından terk edilmiştir. Küçük kız kardeşine kol kanat germeyi de o zaman öğrenmiştir. Kumarbaz bir baba ile büyüyen bu iki kız aile sıcaklığını olması gerektiği gibi yaşayamamıştır. Mia, 24 yaşına kadar 4 başarısız aşk ilişkisi yaşamış olduğundan aşka inancını yitirmiştir. Çünkü her defasında yanlış birine aşık olduğunu zor yollardan öğrenmiştir. Aşka inanmayan bu kızın 4. aşık olduğu adam bir mafya babasıdır ve babası aldığı borcu geri ödeyemediği için mafya tarafından öldüresiye dövülmüştür. Komada kendini bilmeden yatan babasını bu borçtan kurtarmak zorundadır. Çünkü babası borcu ödemezse öldürülecek ve borç iki kız kardeşten alınacaktır. Babasına duyduğu sevgi Mia'yı harekete geçirir. 1 milyon dolar kazanmak için bir yıl vakti vardır ve tek çare teyzesinin eskortluk şirketinde çalışmaya başlamaktır.

Görüşme sonrası işi kabul eden Mia, güzellik uzmanları tarafından yapılan bakımdan sonra hazırdır. Fotoğrafları çekilip siteye eklenir ve ilk ayını geçireceği kişi belli olur. O kişi senaryo yazarı olan, zengin, yakışıklı Wes'tir. İşin kuralları bellidir. Aşık olmak yok, etkinlik vb. yerlerde yanındaki adama eşlik etmek dışında bir ilişki yok. Eğer böyle bir şey olursa şirket sorumluluk kabul etmiyor ancak ek ücret alınıyor falan gibi birkaç detay var. Bir kitapçıkta yazan tüm kuralları okuyup anlayan Mia için kurallar Wes'i gördükten sonra son hız değişiyor. Bir eskorta asla ihtiyaç duymayacak bir adamdan bahsediyoruz sonuçta. Kızımız gördüğü anda etkileniyor. Gerçi karşılıklı bir durum bu.

SPOILER İÇEREBİLİR

Spoiler olmadan yazmak çok mümkün değil ama şunu söyleyebilirim ki kitabın sonu tahmin ettiğiniz gibi gitmiyor. Yani zaman bitince herşeye rağmen Wes'in yanından ayrılıyor. Sonuçta her ay yüz bin dolar kazanacak. Wes, tüm parayı ödemeye hazır olsa da bunu kabul etmeyen kızımız işine devam ediyor. İkinci kitapta neler yaşayacağını merak ediyorum ama içimden bir his 12 ay sonra Wes ile bir şansları olabilir diye düşünüyor. Yani ben öyle olmasını umuyorum :D

SPOILER BİTTİ

Takvim Kızı serisi eğlenceli bir seri olacak. Mia, bakalım bir yılda ne maceralar yaşayacak. Seriye devam etmeyi düşünüyorum. Tek günlük kitaplar zaten. Bunalınca, eğlenceli ve akıcı bir şeyler okumak istediğinizde elinizin altında olsun bence. Cidden insanın havasını değiştiriyor :) Bu ay ikinci kitabı da okuyacağım. Başka yazılarda görüşmek üzere. Şimdilik hoşça kalın.