colleen hoover etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
colleen hoover etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Çarpılma - Colleen Hoover / Kitap Yorumu


Çarpılma, Colleen Hoover'ın okuduğum 2. kitabı. İlk Çirkin Aşk'ı okumuştum ve tek kelimeyle bayılmıştım. Bu kitabı da fuarda aldım ve hemen okudum. Açıkçası Çirkin Aşk kadar çarpmadı beni ama Çarpılma'nın ayrı bir havası vardı. 

Layken, 18 yaşındadır. Babasını kaybetmiş, annesi ve kardeşiyle başka bir eve taşınmıştır. Yeni evlerine geldiklerinde ilk tanıştığı kişi karşı komşusu Will'dir ve aralarında farklı bir çekim vardır. Will ve Layken'ın kardeşleri Caulder ve Kel hemen arkadaş olurlar. Will bir şiir tutkunudur ve Layken'ı haftada bir kez düzenlenen şair atışmasına götürür. Aralarında her şey güzel giderken birden keşfettikleri gerçek onların arasına girer. Aşklarını yaşamaları mümkün değildir ancak komşu olmaları ve hayatın bir şekilde onları sık sık karşı karşıya getirmesiyle her şey daha zor bir hal alacaktır.

Fazlasıyla akıcı bir romandı. Her ne kadar şiir kendi dilinde güzel olsa da çeviri hali de fena değildi. Tamamen duyguları açıklayan şiirler vardı. Birden fazla etkileyici sahne vardı. Spoiler olmaması açısından o kısımları yazamıyorum ama iki yerde gözlerimin yaşarmasına engel olamadım :( Biri Lake'in annesiyle ilgili bir sahneydi, diğeri de Eddie ile ilgiliydi. Okuyanlar muhtemelen hemen anlayacak. 

Aslında kitapla ilgili çok şey söylemek istiyorum ama spoi olacak diye tutuyorum kendimi. Okurken eksiklik duygusunu hep hissettim ama okuma keyfimi bozmadı. Serinin devam kitabı da bir an önce çıkarsa belki hissettiğim eksiklik orda açığa kavuşur. Her şeye rağmen gerçekten hayatı yansıtan bir romandı. Yazarın kitaplarında genelde bu var zaten. Gerçekçilik orda duruyor hep. Sırada Umutsuz ve Yeni Bir Umut var. Beklentim büyük bakalım övüldükleri kadar varlar mı? 

Çirkin Aşk yorumumu okumak için TIK. 

Çirkin Aşk - Colleen Hoover / Kitap Yorumu


Uzun zamandır okumak istediğim bir kitaptı, bayram öncesi araya sıkıştırdım ama iyi ki okumuşum. Bekletmek haksızlık olurdu. Çirkin Aşk aynı zamanda yazarla tanışmamı sağlayan kitap. Umutsuz ve Yeni Bir Umut'u okumayı çok istiyordum ama fırsat olmamıştı. Çirkin Aşk ile başlangıç yapayım devamı gelir dedim.

Çirkin Aşk'ta pilot patlaması var diyebiliriz. Ana karakterler Tate Collins bir hemşire ama babası ve abisi pilot. Babası emekli olmuş ancak pilot kızı olmanın kolaylıklarını ve zorluklarını iyi biliyor. Abisiyle pek yakın bir ilişkisi yok ancak yaşadığı şehri değiştirip kısa süreliğine abisinin yanına taşınmak zorunda kalıyor. Burda konuya yine bir pilot olan abisinin karşı komşusu Miles Archer dahil oluyor. Miles, aşk defterini 6 yıl önce kapamış ve kendini ilişkilere kapamış bir adam ama bir şekilde yakın arkadaşının kardeşi olan Tate'ten etkileniyor. Tate için de durum farklı değil, Miles onu çekiyor ve iki kurala uyma zorunluluğu olan bir anlaşma yapıyorlar.

Kitapta Miles ile ilgili 6 yıl öncesi bölümler ve o günü anlatan bölümler arka arkayaydı. Bir geçmişi bir günümüzü okuyoruz. Miles, neden ilişkilerden kaçıyor, bunun cevabını da öğreniyoruz. Sona kadar Miles'ın öyle olma sebebini merak ediyordum ancak son beklediğim kadar çarpıcı değildi. Kurgu iyiydi ama sonu çarpıcı yapmayı başaramamış yazar. Yine de bu beni mutsuz etmedi. Okuduğum için mutluyum :) Yazarın anlatım tarzını çoğunlukla beğendim, okuyanı daima merakta bırakıyor.

Çirkin Aşk'ın film olduğu haberini de vermeden geçmeyeyim. Heyecanlı bir tanıtım verdiklerinden beri merakımız üç beş kat arttı. IMDB'de filmin Şubat 2016'da sinemalarda olacağı yazıyor, o tarihte çıkarsa muhtemelen aynı tarihte veya aynı ay içinde biz de izleyebiliriz. 

Bir de kitabı Elli Ton serisine benzetenler varmış sanırım alakası bile yok. Çok farklı şeyler var iki kitapta. Tarz olarak bile farklılar. Son bilgilendirmemi de yaptığıma göre artık yorumu bitirebilirim. Hoşça kalın.