Aleatha Romig - Tutku Oyunları / Kitap Yorumu (Tutku Oyunları #1)



Herkese merhaba

Deniz Kızları ile Okuma Etkinlikleri'nin bu seferki konuğu Aleatha Romig tarafından yazılan Tutku Oyunları. Bu kitabı erotik olarak biliyor olabilirsiniz ama bunun çok doğru olduğunu düşünmüyorum. Bu kitapta anlatılan bir adamın bir kadını kaçırıp onu yalnızlaştırarak tecavüz ederek döverek onun psikolojisini bozarak kendisine aşık olduğunu hissetmesini sağlamak. Bunun gerekçeleri - ki böyle şeylerin gerekçesi olduğuna kesinlikle inanmıyorum - kitapta yer alıyor hatta devam kitaplarında asıl detaylar olacak sanırım. Ama okuyacaklar bilsin ki bir aşk hikayesi okumayacaksınız ve kesinlikle özendirici bir durum yok. Daha çok hastalıklı iki kişiyi konu alıyor bana göre.

Siz hiç bir kitabı okurken hem sinirlenip hem devamını merak ettiniz mi? Bu kitap tam da öyleydi benim için. Okuduktan sonra yorum yazmak için bir süre bekledim çünkü bitirdiğim an aşırı şoktaydım. Gerçi ilk sayfadan son sayfaya kadar şoktan çıkamadım ya neyse.

Öncelikle okumak isteyenleri uyarmak istiyorum. İlk sayfada da yazdığı gibi Tutku Oyunları, psikolojik ve fiziksel şiddet, kaçırma, tecavüz gibi konuları işliyor. Psikolojik yönü ağır olan bir kitap ve okuyanı da etkiliyor haliyle. Empati falan yapamıyorsunuz cidden muhtemelen deneseniz bile yapamazsınız. İlk sayfalarda başladığınıza pişman olmanız mümkün. İlerleyen sayfalarda bu kız normal değil demeye başlıyor ve sonunda pisliğin önde gidenisin Tony diyerek bitiriyorsunuz. En azından ben öyle yaptım ve hala Tony'yi düşünmek sinirimi bozuyor.

Claire, 26 yaşında barmenlik yapan bir kızdır. Kendi halinde yaşarken bara gelen Anthony hayatını değiştirir. Hem de ne değiştirme... Kendine geldiğinde bilmediği bir yerde kapalı tutulduğunu anlayan Claire için o andan sonrası çok farklı olacaktır.

Anthony ile ilgili bir şey demeyeceğim. Böyle insanlık dışı birini okumadım şimdiye kadar. 45 yaşında olduğunu bilin yeter. İnsan baştan sona ona karşı bir sempati duyamıyor. Öyle Grey falan gibi olduğunu düşünmeyin, alakası yok. Zaten kitaba erotik demek yanlış olur. Çok daha başka bir türde bu kitap. Basite indirgeyerek ona kaçıran adama aşık olan bir kadın var diyemeyiz. Çünkü okuduğumuzda olay çok daha başka. Tamamen psikolojik olaylar üzerinden gidiyor.

Kitap ve yazarla ilgili kızlarla etkinlik konuşmalarımızı görebilseydiniz keşke. Cidden herkes dağıldı ve iki gün içinde o kitap bitti. Sonrası beyin fırtınası. Serinin devam kitaplarında ne olacak, ne zaman çıkacak vb. bunlar hakkında saatlerce konuştuk. Şoku hep beraber atlatmaya çalıştık. Çoğunlukla bunalım takıldık falan fazlasıyla dağıtıyor okuyanı.

Arkadya Bitter, kapakları açısından biraz eleştirildi ama beni rahatsız etmedi kapaklar. Rengi farklı olabilirmiş tabii :) Ek olarak orijinal kapak konuya cuk oturuyormuş. Sanırım kapakla alakalı tepkiler biraz da bundan kaynaklanıyor. Yine ismi de orijinal dilinden tam anlamıyla çevrilseydi bence çok daha güzel olurdu. Konuya çok uygun bir ismi var çünkü. Hayatımda ilk defa bir kitaba puan verememiş olduğumu da söylemek istiyorum ki puan verme standartlarım bellidir. Baş karaktere kızıp puan vermemek benim için çok yeni bir kavram. Spoi vermeden anlatmaya çalıştığım kitap yazısının sonuna geldim. Başka yazılarda görüşmek üzere. Hoşça kalın.

Güncelleme:
Serinin 2. kitabı yorumu için TIK.
Serinin 3. kitabı yorumu için TIK.

0 yorum:

Yorum Gönder