Ah Be Sevgilim - Seda Özay / Yorum


Orijinal İsim: Ah Be Sevgilim
Yazar: Seda Özay
Yayınevi: Postiga Yayınları
Sayfa: 176
Baskı Yılı: 2014

Herkese merhaba

Öncelikle bu yazıyı yazarken kafamda soruların uçuştuğunu yazmak isterim. Okuyanlar ne demek istediğimi anlar. Sonu öyle düşündürücüydü k, daha önce bitirmiş olmama rağmen halen acaba öyle mi gibi sorularla boğuşmaktayım.

Verda, ailesi olarak sadece anneannesi Julide Hanım'ı bilmiştir. Babasını hiç tanımamıştır ve annesine dair hatırladığı belli belirsiz bir anıdır. Sırlar içinde büyümüş ve kendi içinde yaşayan bir kız Verda. Hiçbir zaman yaşıtları gibi olmamış. Geçmişe asla bakmayan günü yaşayıp geleceğe bakan bir kız. Geçen zamanı unutmayı seçiyor.

Anneannesinden ona kalan 3 katlı köşkün ilk iki katını cafe yapmış. Çatı katında da kendisi yaşıyor. Herkesle arasına belli bir mesafe koyan Verda, yalnızlığıyla mutlu olduğunu düşünüyor. Bir gün üst kattaki müşteri ki o kişi Cihangir, üst katta bir çanta bulduğunu söylüyor. Cihangir böylece Verda'nın hayatına giriyor.

Çantanın içinden büyük bir yasak aşkın mektupları çıkıyor. Mektuplar Adamın Teki imzasıyla yazılmış. Peki mektupları bırakan kim? Mektupların yazıldığı kişi Dora ve Adamın Teki kim? Bunların Verda ile ilgisi ne? Daha buna benzer onlarca soruyla kapıyorsunuz kitabı. 

Cafede çalışan Gaye ve Nurhan Hanım'ın da ayrı hikayeleri var ancak derine inilmemiş ve onlar için ayrıca kitap yazılmayacakmış. Olsaydı güzel olurdu diye düşünmüştüm ben.

Fazlasıyla akıcıydı. Birkaç saate bitiyor ve etkilenmemek mümkün değil. Redaktesi orta üstüydü. Bu kadar etkileyici olduğunu düşünmemiştim ama adından anlamalıydım değil mi? :) Seda Özay benim için artık okunacak yazarlar arasında.

0 yorum:

Yorum Gönderme