Simyacı/Paulo Coelho*YORUM

Sayfa: 166
Baskı Yılı: 2010


Santiago çobanlık yapmaktadır. Bu işi gezip değişik yerleri keşfetme arzusuyla kendisi seçmiştir. Önceki yıl kendisinden yün almış tüccar(tüccarın kızını çok beğenmişti) ertesi yıl yine gelmesini istemişti ve dört gün sonra orada olacağı için heyecanlıydı. 

Gördüğü bir rüyayla ilgili Tarifa'daki bir düş yorumcusuna giden Santiago umduğunu bulamamıştır. Okuduğu kitabı değiştirip okumak için oturduğu sırada yaşlı bir adam yanına oturur. Adı Melkisedek olan bu yaşlı adam koyunlarının onda biri karşılığında delikanlının rüyasında gördüğü hazineye ulaşması için ne yapması gerektiğini öğreteceğini söyler. Yaşlı adam delikanlıya hazinesinin Mısır'da Piramitlerin yanında olduğunu ve ulaşmak için işaretlere dikkat etmesi gerektiğini söyler. Kendi kararlarını kendisinin almasının önemli olduğunu belirtip oradan uzaklaşır. 

Santiago, boğazı geçip Tanca denen liman kentine varır...

Asıl hikaye burda başlıyor diyebilirim. Kısaca yazmak gerekirse kitabın devamında, gencin işaretleri takip etmeyi öğrenişi, billuriyecide çalışıp para biriktirmesi, kervanda tanıştığı İngiliz'den neler öğrendiği, samyacı ile yollarının nasıl kesiştiği ve simyacının genci nasıl eğittiği, son olarakta Santiago'nun Piramitlere varışını okuyacaksınız ama sonu sürpriz şekilde bitecek. Sanıyorum ki çok hoşunuza gidecek. 

Belki kısa diyebileceğimiz bir kitap ama dopdolu. Hani ölmeden önce okunması gereken 100 kitap falan deseler bu kitabı muhakkak yazardım. Ne yazık ki ben okumak için geç kaldığımı düşünüyorum. Tek tesellim sindirerek okumuş olmam :) Şunu da yazayım. Okuduktan sonra arada bir aklınıza gelmesi normal, unutulacak bir kitap değil. Yazarın kalemini çok beğendiğimden diğer kitapları da okuma listemde yerini aldı. Kısa sürede onlarda yorumlarıyla burda olacak. Takipte kalın :)

ARKA KAPAK

Simyacı, dünyaca ünlü Brezilyalı yazar Paulo Coelho'nun üçüncü romanı. 1996 yılından bu yana Türkiye'de de çok okundu, çok sevildi, çok övüldü bu kitap. Bir büyük Doğu klasiği olan Mevlâna'nın ünlü Mesnevî'sinde yer alan bir küçük öyküden yola çıkarak yazılan bu roman, yüreğinde çocukluğunun çırpınışlarını taşıyan okurlar için bir "klasik" yapıt haline geldi.

Simyacı, İspanya'dan kalkıp Mısır piramitlerinin eteklerinde hazinesini aramaya giden Endülüslü çoban Santiago'nun masalsı yaşamının öyküsü. Ama aynı zamanda bir "nasihatnâme"; "Yazgına nasıl egemen olacaksın? Mutluluğunu nasıl kuracaksın?" gibi sorulara yanıt arayan bir yaşam ve ahlak kılavuzu. Mistik bir peri masalına benzeyen bu romanın, dünyanın dört bir yanında bunca sevilmesinin gizi, kuşkusuz bu kılavuzluk niteliğinden kaynaklanıyor. 


Simyacı'yı okumak, herkes daha uykudayken şafak vakti uyanıp, güneşin doğuşunu izlemeye benziyor.  



2 yorum:

Nilgün Komar dedi ki...

en sevdiğim kitaplardan!

Masum İnciler dedi ki...

Benim içinde öyle oldu :)

Yorum Gönder