Bir Dilek Kadar Yakın - Barbara Freethy / Yorum ve Çekiliş (Wish #2)


Orjinal İsim: Just a Wish Away
Yazar: Barbara Freethy
Çeviri: Laden İldeniz
Yayınevi: Novella Yayınları
Sayfa: 302
Baskı Yılı: 2014

Wish serisi 3 kitaptan oluşuyor fakat 3'ü birbirinden bağımsız. Ben ilkini henüz okumadım ancak yazarın tarzını sevdiğim için ilk fırsatta alacağım.

Alexa ve Braden çocukluk arkadaşı ve birbirlerinin ilk aşkıdırlar. Alexa ailesiyle birlikte Sand Harbor'da bulunan halasına yazları gelmektedir ve neredeyse tüm zamanını Braden ile geçirir. İkisinin de çocukluk hayalleri kurdukları ve aşkın ne olduğunu anlamaya başladıkları sıralarda başlarından kötü olaylar geçer. 15 yıl sonra halasının başına gelen bir kaza Alexa'yı yeniden Sand Harbor'a getirir. Braden ordudan ayrılmış ve kendini eve kapatmıştır. Tesadüfen karşılaştıklarında ikisi de birbirlerini iyi tanıdıkları halde bir o kadar da yabancı olduklarını fark ederler.

Phoebe Hala'nın iyileşmesi Alexa için sevindiricidir. Aynı zamanda Braden ile aralarındaki çekim yıllar öncekinden çok daha güçlüdür. Artık iki çocuk olmadıklarından birer yetişkin gibi hissetmektedirler. Yarım kalmışlık hissi yakalarını bırakmaz. Yaralarını sarmaya çalışan Braden ve kimseye ihtiyaç duymamak için kendini programlamış, tamamen işine yönelmiş Alexa net bir karar vermek zorundadır. Halasının antika dükkanına düzenlenen saldırıyı Braden ile birlikte aydınlatmaya çalışmak sandığından zor olmaya başlamıştır.

Alexa'nın çocukluk hayali olan cam tasarımcılığı oldukça dikkatimi çekti. Hatta bununla ilgili bir başlık yaptık tura özel olarak. Deniz camı ile ilgili yazı için TIK TIK. Alexa ve Braden'ın geçmiş ve gelecek düşünceleri, arafta kalma halleri, en önemlisi yaşayamadıkları çocuklukları, korkuları, yalnızlıkları o kadar iyi aktarılmış ki okurken akıp gidiyor. Sade bir anlatım tercih eden yazar bence mükemmel bir şekilde o masumiyeti bize yansıtmış. Ben keyif alarak okudum ve yazarı takibe aldım. Hayırlı ramazanlar.

RKBT 2. Gün: Deniz Camı Nedir? / Bir Dilek Kadar Yakın-Barbara Freethy


Deniz camı nedir başlığı ilk anda ilginç gelmiş olabilir farkındayım ancak neden böyle bir başlık olduğunu söylediğimde hoşunuza gideceğini düşünüyorum. Bir Dilek Kadar Yakın sürükleyici ve abartısız bir romandı. Keyifle okudum. Kitap karakterlerimizden Alexa, cam tasarımcısı olmayı isteyen 12 yaşında bir çocuk. Deniz camından eşyalar tasarlayacağının hayallerini kuruyor. Biz de RKBT olarak be deniz camını merak ettik ve sizin için böyle bir başlık yaptık. Umarım beğenirsiniz :)


Deniz taşı fiziksel ve kimyasal olarak yıpranmış halde sahil boyunca bulunur. Bu yıpranma süreci camı doğal buzlu cam haline getirir. Gerçek deniz camı(doğal yollarla oluşmuş) hobi olarak toplanabilir ve takı yapmak için kullanılabilir. 

Çeşitleri

Deniz camı, cam ürünlerin kırılıp denize karışması ile oluşmaya başlar. Tüm yüzeyler yıpranana ve sivri köşeler yuvarlanana kadar sürer. Bu süreçte cam kaygan yüzeyini kaybeder ve yıllar sonra buzlu görünüm kazanır.


Gerçek deniz camı; kırık şişe, tabak ve hatta yıllarca okyanusun içinde durmuş gemi enkazlarından bile oluşabilir.

Yapay deniz camı, gerçeğine görünüş olarak benzer yine de görünümünde bariz farklar vardır. Deniz kaynaklı olmadığı için çoğu kişi bunu deniz camı olarak kabul etmez. Yapay deniz camı çok daha ucuzdur. Başta takı yapımı olmak üzere çeşitli eşyaların yapımında kullanılabilir.


Bulunduğu Yerler

Deniz camı tüm dünyada bulunabilir fakat Amerikanın kuzeydoğu sahilleri, Bermuda, California, İskoçya, Kuzeybatı İngiltere, Meksika, Hawaii, Porto Riko, Güneydoğu Kanada sahilleri, Avustralya, İtalya ve Güney İspanya'da sıkça rastlanır. Deniz camını aramak için en iyi zaman ilkbahar gel gitleri ve fırtınadan sonraki deniz çekilmesidir.


Renkleri

Deniz camının rengi asıl kaynağına göre belirlenir. Çoğu deniz camı şişelerden oluşur ama kavanoz, tabak, pencere ve seramiklerden de oluşabilir. En sık görülen deniz camı rengi yeşil, kahverengi ve beyazdır. Bu renkler şirketlerin bira, meyve suyu ve alkollü-alkolsüz içecekler satmak için kullandıkları şişelerden gelir. Saydam veya beyaz deniz camı saydam tabak, pencere ve diğer çeşitli kaynaklardan meydana gelir.


Daha az yaygın renkler kehribar, limon yeşili, orman yeşili, buz mavisidir. Bu renkler her 25-100 deniz camında 1 tane bulunur.

Mor, mat beyaz, kobalt deniz camı çok nadirdir. Bu renkler her 200-1000 deniz camında 1 tane bulunur.

Son derece nadir renkler gri, pembe, siyah, sarı,turuncu, turkuaz ve kırmızıdır. Bu renkler her 1000-10.000 deniz camında 1 tane bulunur.


Kaliforniya yakınlarında bir Deniz Camı Sahili (Glass Beach) bulunmaktadır. Oluşum süreci biraz ilginç. Fort Bragg halkı denizi yıllarca çöp dökmek için kullanmışlar. Zamanla bu atıklardan böyle bir harika ortaya çıkmış. Tabii ki camlar ziyaretçiler tarafından götürülmeye başlanınca koruma altına alınmış.

Son olarak Vikipedia çevirileri için kardeşime çok teşekkür ederim. Cumartesi günü bu romanla ilgili yorumum burda olacak. Mutlu günler.

*** Görseller alıntıdır.

ÇEKİLİŞ

Çekiliş sonucu RKBT facebook sayfasında açıklanacaktır.


a Rafflecopter giveaway

Caroselli'nin Mirası / Michelle Celmer - Büyük Rekabet / Katherine Garbera *Yorum


Orjinal İsim: Caroselli's Accidental Heir / Bound By A Child
Yazar: Michelle Celmer / Katherine Garbera
Yayınevi: Harlequin Türkiye
Sayfa: 224
Çevirmen: Gökçe Giray, Ayşe Nur Gedik
Baskı Yılı: Haziran, 2014

ARKA KAPAK

CAROSELLI'NİN MİRASI -  MICHELLE CELMER           

Lucy Bates, Şikagolu zengin iş adamı Tony Caroselli'ye sırılsıklam âşık olduğunu fark edince, Florida'ya kaçar. Kendisinin, Tony'nin zengin ailesinin standartlarına uygun olmadığını düşünür. Ancak hamiledir. Tony'yi görmek ve ona gerçeği söylemek için geri döner.

Zamanlaması muhteşemdir. Tony'yi istemediği bir kadınla evlenmekten kurtarmıştır. Üstelik bebek erkek olursa Tony bir mirasın sahibi olacaktır. Her şey masallardaki gibi mükemmel olabilir aslında, ancak Tony'yi miras konusu ile ilgili zor durumda bırakan bir gerçek söz konusudur. Lucy bu gerçeği öğrendiğinde ne yapacaktır? Yeniden kaçacak mıdır yoksa aşka ve mutluluğa bir şans daha tanıyacak mıdır?

Harlequin kitaplarında en sevdiğim şey hikayenin gereksiz ayrıntıları olmaması. Caroselli'nin Mirası'nda da aynı durum söz konusuydu. Tony, bildiğimiz zengin tiplerden değil. Yaptığı işi yapmayı hiç istememiş fakat aile onun için herşeyden önemli. Lucy, güzel ve değişik bir kız. Aile kavramını yaşayamamış annesi ile arasında anne-kız ilişkisi bile yok. Lucy 1 yıllık beraberlikleri sonucu hamile olduğunu öğrenir ve bir yandan da Tony'ye aşık olmuştur. Tony ona karşı bir şey hissetmediğinden yapması gerekeni yapar ve gider. Tony'nin evleneceği haberini almasıyla bebeği söylemek üzere gider ancak tam da düğün gününü bulmuştur.

Burdan sonrası bazen eğlenceli, bazen hüzünlü. Tony aşkın nasıl olduğunu fark etmeye başlarken, Lucy ilk defa aile olmanın ve birisinin onu korumasının keyfini çıkarır. Tony'nin büyükbabası'nın katkıları büyük bence ama bazen ne bu herşeye karışıyor bu adam dediğimde oldu :) Meşhur çikolata fabrikasının kurulup büyüme aşamaları da şaşırtıcıydı. Keyifle okudum.

ARKA KAPAK

BÜYÜK REKABET - KATHERINA GARBERA

Jessi Chandler iş adamı Allan McKinney ile hiçbir zaman uyuşamamıştı. Ona göre ne kadar yakışıklı olsada küstah, kendini beğenmiş ve çok bilmiş kalacaktı. Özellikle aile şirketinin başına geçtiğinden bu yana. Allan ise onun fiziksel çekiciliğine karşı koymakta zorlanıyordu. Çareyi  onunla uğraşmakta bulmuştu.

Şirketin yanı sıra ortak bir noktaları daha vardı onları birbirine muhtaç eden. Bir çocuğa vasilik yapmak!

Allan, bazen çekilmez olsa da Jessi'ye duygusal yönünü göstermekten çekinmiyordu artık. Zamanla aralarında bir bağ mı oluşuyordu acaba? Bu tensel arzu hiç de hesapta yoktu. Belki de bir mucizeyi kucaklayacaklardı...


Jessi ve Allan tanıştıkları ilk günden beri aralarındaki çekimi umursamamış iki işkoliktir. Yakın arkadaşları Patti ve John bir trafik kazasında hayatını kaybeder ve bebekleri Hannah için Jessi ve Allan'ı vasi seçmişlerdir. Can dostlarını kaybeden ikili Hannah için işbirliği yaparlar. Ancak hesaba katmadıkları duyguları ortaya çıkmaya başlayınca sandıkları kadar kolay olmayacağını anlarlar.

Caroselli'nin Mirası kadar kaptıramadım okurken, daha sade olmasından kaynaklandı sanırım. Allan'ın dengesiz tavırları, Kell'in Chandler ailesine olan körlük derecesindeki nefreti sinir bozucuydu. Herşeye rağmen Chandler kardeşlerin tüm zorluklara rağmen ayakta kalma çabası ve birbirlerine verdikleri destek çok güzeldi. Allan ve Jenni'nin Hannah için doğru insanlar olmaya çalışması da hoşuma gitmedi değil.

Rimmel London Wake Me Up Kapatıcı


Rimmel'in Wake Me Up kapatıcısını bir süre kullandım. Göz altları benim gibi problemli kişilerde pek etkisi olduğunu söyleyemem. Fazla kapatıcılık sağlamadığı gibi çizgilere bolca doluyor ve görüntü daha da kötüleşiyor. 


Ben bu kapatıcıyı göz altı kapatıcısı olarak kullanmıyorum. Burun yanı ve dudak kenarlarında kullanıyorum. Rengi ten rengime uyduğu için duruşu da gayet güzel. Kapatıcı uyguladığım belli olmuyor. Üstteki görselde bileğime sürülmüş halinden de belli olmadığını görebilirsiniz.


Bendeki rengi 010 Ivory. En açık renk. Yapı olarak hafif, sürdüğümde kapatıcı varmış gibi hissetmedim. Onun dışında süngerli aplikatörleri seviyorum. Bu ürünün süngeri de gayet kullanışlı.

Kısaca toparlamak gerekirse göz altı dışında kullanımı gayet güzel. Göz altı problemi olmayanlar göz altı için de kullanabilirler. Yeni yazılarda görüşmek dileğiyle...

Yine mimlendim :)

Sevgili kitapsever arkadaşım Pınar beni mimlemiş. Mim cevaplamayı seviyorum gerçi bu kez biraz geç kaldım :)

MİM 1: MOR MİM

1.Hayatında en çok sevdiğin yön nedir?
Kararlı olmam. Verdiğim karardan dönmeme huyum var. Bazen kötü olsa da genelde iyi sonuç alıyorum :)

2.Sen hiç yağmurun altında ağladın mı? 
Dışarda pek ağlayamam ben. Kendi halime takılmayı severim.

3.Diyelim ki sana üç dilek hakkı tanındı. Ama sadece insanları değiştirebileceksin. Neleri, kimleri ya da hangi özellikleri değiştirirdin?
Yalancıları, karaktersizleri ve ukalaları :)

4. Sen hiç yaz yağmurunda denize girdin mi?
Hayır :) Ama kenarında ıslanmışlığım çoktur.

5.Yaşadığın en gülünç durum nedir?
Eskiden var mı öyle bir durum bilmiyorum da geçenlerde minübüste oturuyorum bir bayan bindi minübüse hamile sanıp yer vermeye kalktım ama hamile değilmiş sadece biraz kiloluymuş :)

6. Kendine ünlüler dünyasından bir eş ya da sevgili seçebilseydin, kimi seçerdin? 
Yerli Engin Akyirek/Yabancı Joseph Morgan. Biliyorum ikisi çok alakasız ama benim belli bir tipim yok ne yapayım :)

7. Hayatın bir film olsa, hangi aktör veya artist oynasın isterdin?
Özgü Namal kendisini pek severim.

8. Sen hiç halka açık bir alanda kimsenin ne düşündüğünü umursamadan ağladın mı?
Soru 2 de cevapladım zaten ben dışarda ağlayamam.

9. Süperman mi Batman mi? 
Superman tabii ki.

10. Çocukken hepimiz bir nesneyi ya da olayı başka bir şey zannederdik, mesela Eyfel Kulesi’ni elektrik direği sanmak gibi. Senin böyle ilginç düşüncelerin var mıydı? 
Yok ya ben gayet normalmişim herhalde hiç öyle bir şey düşündüğümü hatırlamıyorum.

11. Sence hayatın anlamı nedir?
Hayatın anlamı falan pek düşünmedim ancak zamanımızı mümkün olduğunca mutlu geçirmek. Küçük şeylerden bile mutlu olmayı başarmak bence.

MİM 2: HANGİSİ MİMİ

1) Arkadaşınız saçlarını boyatmış, hiç yakışmamış.”Nasıl olmuş” diye sorunca ne dersiniz?
Yakışmamış derim. Ben öyle kırılcak diye çok güzel olmuş diyemem arkadaşlarım gayet memnun bu özelliğimden :)


2) Evinizde hangisi olsun istersiniz? 
Köpek.

3) İntikam;
a. Soğuk yenen bir yemektir.
b. Tatlıdır.
c. Gereklidir.
d. Gereksizdir.
e. Diğer

Gereksizdir bence. Geçmişi geçmişte bırakmak lazım tabii ders çıkararak.

4) Ülkeyi kötülerden temizlemek için hangisi olmak isterdiniz? 
a. Bir süper kahraman
b. Kill Bill'deki gelin
c. Cezalandırıcı
d. Diğer

Süper kahraman :)

Peki ben kimi mimliyorum. Blog dünyasına yeni katılan ortaokul servis arkadaşım, üniversite arkadaşım, meslektaşım olan Yeşil Mavi blogu sahibi Şerife'yi mimliyorum. Burdan bir kez daha blog alemine hoşgeldin diyorum :)