Clinique All About Eyes Göz Çevresi Bakım Kremi


Geçen yıl bu zamanlar Kağan Parfümeri'nin bir indiriminden Clinique Eye Refresher Göz Çevresi Bakım Seti almıştım. 90 tl gibi bir fiyattı yanlış hatırlamıyorsam. Setin içeriği 15. ml. bu göz kremi, 3.5 ml. maskara ve 30 ml. göz ve dudak makyaj temizleyici. Mor ve çok şık bir makyaj çantası da hediyeydi.


Diğer ürünleri henüz denemedim ama kremi şu an kullanıyorum hatta bitirmek üzereyim. Aldığımda 5-6 ay kadar kullanmadım ancak bu kış kullanma ihtiyacı duydum. Özellikle sonbaharda aşırı bir kuruma oldu cildimde. Göz çevremde de çok hafif kuruluk vardı. Ben de elimdeki kremi deneme fırsatı buldum.

Clinique All About Eyes Göz Kremi alacaksanız büyük beklentiniz olmasın. Harikalar yaratmıyor ama kremi sürdüğünüzde göz çevrenizde bir rahatlama hissediyorsunuz. Ben düzenli olarak geceleri uyumadan önce göz çevreme mercimek tanesi büyüklüğünde krem alarak uyguluyorum. Gündüzleri çok düzenli kullanamadım malesef. Göz altımda yağ bezesi, kızarıklık gibi herhangi bir etki oluşmadı. Dediğim gibi muhteşem bir krem değil ama göz çevremdeki kuruluğu kontrol altına almamda yardımcı olduğunu söyleyebilirim.


Ürün göz altı morluk ve şişliklerini ortadan kaldırarak daha aydınlık bir görüntü sağlamayı vadediyor ama ben böyle bir etki gözlemlemedim. Göz çevremde gözle görülür bir değişim olmadı. Amacınız sadece göz çevresini nemlendirmekse yeterli olabilir ama başka beklentileriniz varsa başka markaların göz kremlerini denemenizi öneririm. Clinique Göz Çevresi Bakım Kremi ile ilgili söyleyeceklerim bu kadar. Hoşça kalın. 

Zenix Kil Maskesi / Milk Smelling


Herkese merhaba

Kil maskelerini bir kez de olsa kullanmışızdır. Hatta belki evde hazırlayanlar bile olmuştur. Ben cildimin aşırı yağlı olduğu dönemlerde kil maskelerini severek kullanırdım. Özellikle ergenlik döneminde o yağlı cilt insanı çileden çıkarıyor. Ancak şu an normale dönük bir kuru cilde sahibim. Bu yüzden maskelere mesafeli duruyorum.

Bu ürünle ilgili firmayla görüştüm ve tüm cilt tipleri için kullanılabileceği yanıtını aldım. Buna dayanarak yaz sonu gibi denedim ve 2 dk. geçmeden yüzümde yanma başladı. Maskeyi hemen temizledim. Yanma mevzusu dolayısıyla da birdaha uygulamadım.


Daha sonra ürünü yağlı cilt tipine sahip anneme ve kardeşime verdim. Onlarda yanma vb. herhangi bir durum olmadı. Şu an haftada 1 kez uyguluyorlar ve oldukça memnunlar. Kuru ciltlere kesinlikle uygun değil ama cildiniz yağlıysa ve yağ dengeleyici bir maske arıyorsanız Zenix Süt Özlü Kil Maskesi'ni kullanabilirsiniz. Ürünün arkasında yazan da normal ve yağlı ciltlerin kullanımına uygun olduğu. Haftada 2-3 kez uygulanabileceği yazıyor. Dediğim gibi haftada 1 kullanılsa bile etkisi fark ediliyor.

Ürünle ilgili web sitesinde cildin siyah nokta ve sivilcelerden arınmasına yardımcı olduğu, yüzün daha sağlıklı ve bakımlı görünmesini sağladığı yazıyor. Kullanırken ise; temizlenmiş cilde ince bir tabaka halinde sürüp kuruduğunda su ile durulama yapılıyor. Bu kil maskesinin fiyatı 29.90 TL. İncelemek ve satın almak için TIK.

Gitme - Selvi Atıcı / Kitap Yorumu (Kayıp Şehir #3)


Tunç Mirza ile henüz tanışmamış olanlar bu yazıyı sizin için yazıyorum. Kendisi muhtemelen en öküz kitap karakteri. Okuyunca bana hak vereceksiniz. Selvi Atıcı'nın uzun zamandır beklenen yeni kitabı nihayet çıktı. Ben hikaye halindeyken okuma şansı bulmuş ve çok beğenmiştim. Kitap çıkınca da bekletmeden yorumumu yazmak istedim.

Yazarın Kimliksiz isimli kitabında okuduğumuz Burcu ve Deryal'i hatırladınız değil mi? İşte Tunç oğlumuz bu çiftimizin oğulları. Ailesiyle arasına bir mesafe koymuş. Onlardan ayrı yaşıyor. Bunun sebepleri kitapta anlatılıyor. Okuyacak olanların okuma keyfini bozmamak adına bu kısımlara hiç girmiyorum. Tunç babasının kulübü Kayıp Şehir'in ortağı aynı zamanda kendi şirketlerinde çalışıyor. Kayıp Şehir'in başında Adem'in oğlu Ali var. Ali ve Tunç'un kanka olduğunu söylemeye gerek bile görmüyorum. Babaları o kadar yakınken çocukların yakın olmaması saçma olurdu zaten :)

Tunç bir hayli çapkın. Tek gecelik ilişkilerin adamı. Yine bir gece arkadaşıyla buluşuyor. Bir sebepten ötürü içkiyi fazla kaçırıyor ki pek adeti değil normalde ölçüyü aşmıyor kendisi. Ve o akşam yolu Hayat ile kesişiyor. Hayat ailesinden uzakta, üniversite okuyor ve Tunç'a aşık. Hatta biraz ilerlemiş derecede platonik bir aşka sahip kendisi. Yine detaya girmeyeceğim ama çok güzel bir aşk onunki. İşte bu ikilinin tek gecelik ilişkisinden sonra olaylar karmakarışık bir hal alıyor.

O tek gecelik ilişki sonrası Tunç Hayat'tan Hayat ise Tunç'tan öylesine nefret ediyor ki. O güzelim platonik aşk püf diye uçup gidiyor. Hayat'ın yaşadıkları aklıma geldikçe sinirleniyorum hala. Öyle böyle şeyler değil. Şiddet, tecavüz vb. bir durum var diye düşünmeyin. Öyle bir şey değil bu çok daha başka olaylar var kitapta.

Kaptırıp gitmemek için kendimi zor tutuyorum. Her şeyi anlatasım var :) Ama şunu söylemeden geçmek istemiyorum. Tunç'un Hayat'a yaptıklarına taş olsa dayanmazdı. Öyle öküz bir karakter işte. Ne öyle ne böyle. Babasının oğlu. Her şeye rağmen sonu çoookk güzeldi. O diyaloglar öyle güzeldi ki birkaç kez okunabilecek kitaplardan biri diye düşünüyorum. Hele kitaba adını veren sahne. "Gitme" derken gözümün önüne o sahne geliyor. Bu kitap film mi olsa acaba? Güzel olur sanki. Bakalım belki de olur.

Biraz da kapaktan bahsedeyim. Kapak tam Tunç bence. Yani ben öyle düşünüyorum ve kapağı beğendim. Ciltli olması da güzel ama bence ciltsiz hali de olmalıydı çünkü serinin önceki kitapları ciltsizdi. Pinokyo'nun Rüyası ciltli ve ciltsiz olarak çıktı ancak bendeki ciltsiz olduğundan Gitme'yi de ciltsiz alırım diye düşünüyordum. Artık bu da böyle olacak ne yapalım. Kalemi sağlam, fazlasıyla akıcı yazan bir Türk yazara açıksanız mutlaka Selvi Atıcı'nın kitaplarını okuyun. Bence pişman olmayacaksınız.

NOT: Yazarın önceki kitaplarını okumayanlar yorumu çok fazla anlamayabilir. Şöyle kısaca özetleyeyim. Kimliksiz'in karakterleri Deryal, Adem ve Ömer. Eşleri Burcu, Şirin ve Gazel. Bu çiftlerimiz yıllar sonra çıkıyor karşımıza. Çocukları büyümüş. Hala sürekli görüşüyorlar ve çocukları da yakın arkadaş. Hatta Ali ve Arya'nın durumu biraz daha farklı ama o sonraki kitapta :) Bu kitapta Burcu - Deryal çiftinin oğlunu okuyoruz. Sonraki kitapta inşallah Ömer'in kızı ve Adem'in oğlunu okuyacağız. Umarım çok beklemeden Kalbim Sende Kalmış'a da kavuşuruz.

Serinin ilk kitabı Kimliksiz yorumum için TIK.
Serinin ikinci kitabı Pinokyo'nun Rüyası yorumum için TIK.

Popom Olmadan Asla - Şişman Kız / Kitap Yorumu

Son günlerde gülmekten katılarak okuduğum tek kitaptı. Kendisiyle yolumuz ukitap.com sayesinde kesişti ve iyi ki bekletmeden okumuşum. Kitap Meltemi blogu sahibi Meltem okuyup beğenmişti ve tavsiye etmişti. Kitap gelince dayanamadım başladım hemen. O kadar eğlenceliydi ki nasıl başladım nasıl bitti anlamadım. 

Yüzlerce sayfalık bir kitap değil. Her şey tadında bırakılmış. Hele sonu ayrı güzeldi. Hayatı öyle güzel özetlemiş ki. Bitirip kapağı kapadığımda ne kadar doğru demekten kendimi alamadım. Birbirinin devamı olan kısa hikayelerden oluşuyor. Kısaca konusundan bahsetmek istiyorum. 

Şişman Kız kitabın başında fazlasıyla depresif çünkü sevgilisi Okan hiçbir şey söylemeden onu terk etmiş. Hiçbir türlü Okan'a ulaşamayan kızımız sahibi olduğu takı mağazasına gidip geliyor ve bir de yemek yemekten hiç vazgeçmiyor. Kilosuyla ilgili bölüm sonlarındaki notları da ayrı sevdim. Sadece o notlar bile sizi gülümsetmeye yetiyor.

Kitapta bolca yer alan karakterler Şişman Kız'ın sevgilisi daha doğrusu eski sevgilisi Okan, dostu Ayşegül, Ayşegül'ün eşi Emre ve aile bireyleri. Okan'la ilgili süreç ilk başta fazlasıyla sancılı ama Nazan Öncel konseri sonrası çok başka şeyler okuyoruz. Ek olarak Nazan Öncel şarkılarından bölümler de eklenmiş kitaba. Nazan Öncel hayranları kitabı ayrı sevecek bence :)

Böyle güzel detaylarla işlenmiş bir kitap. Kilolarına takık kişiler için de bir nebze rahatlatıcı olabilir. Hele yolunuz bir aralar diyetten geçtiyse ve diyet sonrası daha fazla kilo aldıysanız işte bu kitap tam sizlik. Hem kafanız dağılıyor hem çok eğleniyorsunuz. Benim bu kitaba puanım 3/5.

Ocak Ayında Neler Okudum


Herkese merhaba

Bir süredir düzenli yazamıyorum. Zaten geçen ay bilgisayarım bozulmuştu. Çok sık uğrayamadım buralara. Şimdi de fark ettim ki 200'den fazla takipçim azalmış. Neden böyle oldu onu da bilmiyorum. Kısaca moralim oldukça bozuldu şu an :( Neyse KPSS'ye hazırlık falan derken yazılacak onlarca yazı taslak halinde beni bekliyor. Bu hafta fırsat buldukça yazmaya çalışacağım. Umarım yazıları hazırlayıp yayınlayabilirim :)

Geçen ay neler okudum kısmına geçecek olursam 8 kitap okuyabilmişim ki bunca kafa yorgunluğunun üstüne iyi okumuşum :) Cidden kitaba başlarsam testler kalıyor. O yüzden mümkün oldukça başlamıyorum. Biraz fazla uzattım sanki. Yavaştan kitaplara geçeyim.

Yeni yılın ilk kitabı olarak Jennifer L. Armentrout / Lanetli'yi seçmiştim ve iyi ki okumuşum dediklerim arasında yerini aldı. Yazarın daha önce de kitaplarını okumaya niyetlenmiştim ama fırsat olmamıştı. Şimdi neden bu kadar geç kaldım diye kızıyorum kendime. Fantastik türde roman okumayı seviyorsanız kesinlikle Lanetli'yi es geçmeyin. Serinin devam kitabı sanırım yurt dışında henüz çıkmadı. Goodreads'te yazan 2016 Eylül'de çıkacağı ama o kadar beklenir mi ya???


Neşeli kitaplar temama uygun olarak ikinci kitabımı Nemesis Kitap'tan seçtim. Ancak sonradan fark ettim ki serinin 2. kitabından başlamışım. Serideki her kitap ayrı karakteri anlattığı için çok sorun olmadı neyse ki. Şöyle eğlenceli havanızı değiştirecek bir kitap arayışındaysanız Catherine Bybee / Pazartesi Düğünümüz Var'ı tavsiye ederim. Fırsat bulunca serinin diğer kitaplarını da okuyacağım.

Bir Masum Menekşe tur kitabımızdı. Sürükleyiciydi, hızlıca okuyup bitirdim ama pek ısınamadım. Detaylı yorum blogta olduğundan kısaca geçiyorum.

Kiera Cass / Veliaht Prenses'in çıktığını görünce her şeye rağmen hemen okumam gerektiğini biliyordum. Çünkü Seçim serisini cidden seviyorum ve severek okudum. Babasından sonra kraliçe olacak Eadlyn'in hikayesini muhtemelen siz de seveceksiniz :) Şimdi de sırada novella olan Kraliçe ve Gözde var. Tabii ki Eadlyn'in seçimi ne olacak? O da büyük merak konusu.


Heidi McLaughlin / Sonsuza Kadar Benim yine Yabancı Yayınları'ndan çıkan ve ilgimi çeken bir kitaptı. Meraktan oturup bir günde okudum. Çok beğendim. Liam'ı okurken hadi oğlum vazgeçme sakın falan diyerek okudum. Doktor'a acayip sinir oldum. Baya kaptırdım kendimi yani. Bu tarz seviyorum ben onu iyice anladım.

Nina Croft / Teslimiyet'e uzun zamandır merak ediyordum ve tek günde okuyup bitirmelik bir kitap istediğimde bir şekilde elim ona gitti. Akıcı bir romandı. Ben sevdim. En azından 5 üzerinden 3 puan aldı benden :)

Sait Faik Abasıyanık / Mahalle Kahvesi dahil olduğum Türk Klasikleri Okuma Grubu'nun Aralık kitabıydı ancak ben ancak Ocak'ta bitirdim. Kısa öykülerden oluşmasına rağmen bir türlü kaptıramadım kendimi. Oysa ki Sait Faik'i severek okurdum. Zamanlamam yanlıştı sanırım bu kez.


Nalini Singh / Başmeleğin Öpücüğü, Lonca Avcısı serisi 2. kitabı. İlk kitap Meleklerin Kanı'nı okuduktan sonra ne olacak acaba diye ara ara aklıma geliyordu. Daha fazla erteleyemedim ve okudum. 5 üzerinden 5 puanlık bir kitaptı yine. Ancak ben şimdi de 3. kitabı çok merak ediyorum. Umarım çok yakında çıkar. 

Şimdi fark ettim ki iki kitap dışında hep seriye ait kitaplar okumuşum. Aslında daha çok merak ettiklerimi okudum diyebilirim. Biraz seçmece gibi oldu :) Şu an okumaya devam ettiğim ve oldukça ağır ilerleyen iki kitap var. Onları bitirmeden yeni kitaba başlamama kararı aldım. Bu ay kendimden pek beklentim yok :) Sanırım yazacaklarım bu kadar. Şimdilik hoşça kalın.