Hepsiburada.com Kitap Alışverişim


Bilenler vardır mutlaka. Hepsiburada.com en çok satan 50 kitabı perşembe günleri yarı fiyatına satıyor. Yaz sonunda böyle bir alışveriş yapmıştım. Gönderim hızını beğenince önceki perşembe yine sipariş verdim. Siparişten sonraki 2. gün bana ulaşmıştı bile.

Sadece kendim için alışveriş yapmadım. Kardeşime ve anneme de kitap aldım. 50 tl ve üzeri olunca kargo ücreti de ödenmiyor. Limit biraz daha düşse iyi olur ama bu haliyle de birkaç ayda bir sipariş veriyorum. Alınıp okunacak kitap öyle çok ki... Kitap alışverişi yapmayacağım desem de dayanamıyorum. 

Aldıklarıma gelecek olursam;


Kafes, okumak istediklerim arasındaydı. Bir de imzalı olarak satıştaydı ancak ben siparişi oluşturup alana kadar imzalı kitaplar tükendi. O yüzden benimki imzasız. Ama şu an birçok site imzalı olarak bu kitabı satıyor. Almak isteyenler için bunu belirteyim.

Sinan Yağmur'un Aşkın Gözyaşları serisinin 5. kitabı Yunus Emre. Ben ilk 4 kitabı severek okumuştum. 5. nin çıkacağını bilmiyordum. Görünce sepete direk ekledim. İmzalı olması da ayrıca hoşuma gitti. Ancak KPSS'den sonra okuyabileceğimi düşünüyorum.


Şeytanı Uyandırma, kardeşim için aldığım kitap. Serinin diğer kitapları kardeşimde var ancak bu eksikti. Yarı fiyatına bulunca seri tamamlansın diye aldım. Ben de kütüphanemde okunmayı bekleyen yüz küsur kitabı bitirirsem bu seriyi de okuyacağım. Öyle umuyorum en azından :)

Elveda Haziran, aslında almayı hiç istemediğim bir kitaptı ama annem yazarı seviyor. En azından yarı fiyatına almış olayım diye düşündüm :)

Benim kitap siparişim bu kadar. Umarım bir süre kendimi tutabilirim. Kitaplara dayanamıyorum ama okunacak dünya kadar kitap var evde. Eskisi gibi hızlı okuyamadığımdan da pek azalma olmuyor :) Herkese keyifli, bol okumalı akşamlar diliyorum.

Urban Care Tea Tree Oil & Keratin Saç Bakım Şampuanı - Yağlı ve Kepekli Saçlar İçin


Bir süredir kullandığım Urban Care'in yağlı ve kepekli saçlar için olan şampuanını yazmanın zamanı geldi. Şu an 2. kutuyu kullanıyorum. Oldukça memnunum. Umduğum her özelliğe sahip değil ama birçok açıdan olumlu düşüncelere sahibim.


Öncelikle temizlemesi çok iyi. Benim kepek sorunum yok o yüzden kepeğe karşı etkisi nedir bilemiyorum ama yağlı saçlar için temizlemesi çok iyi. Ben haftada bir gün saçlarıma yıkama öncesi Hc Hair Care Complex uygulayıp birkaç saat bekletiyorum. Sonrasında yıkama yapıyorum. Diğer yıkamalarda ise mümkün olduğunca bir şey uygulamamaya çalışıyorum çünkü yağlanma süresi daha uzun oluyor herhangi bir ürün kullanmadığım zaman.


Sadece şampuan kullanıldığında saçlar biraz çalı süpürgesi kıvamına geçebiliyor ama bunu da sıvı saç kremleri ile minimuma indiriyorum. Ve bu şekilde kullanmaktan oldukça memnunum. Benim için şampuanın tek eksisi saçlara hacim vermemesi. Tertemiz oluyor evet ama hacim konusunda çok başarısız bir şampuan. Bu yüzden farklı bir şampuan aldım. Elimdeki kutu bitince diğer şampuana başlayacağım. Eğer ondan da istediğim verimi alamazsam yine buna dönüş yaparım. Çünkü dediğim gibi temizlemesinden memnunum.


Urban Care, bol bol köpüren şampuanlardan değil. Bence bu olumlu bir özellik ama sizi ille de o şampuan köpürsün diyorsanız bu şampuandan kullanmayın. Ürün vadettiklerini veriyor. Saçı yağ ve kirden arınıdırıyor. Yağlanmayı geciktiriyor. Paraben içermemesi de artı bir özellik. Antibakteriyel özelliği ile saç köklerinin nefes almasını da sağlıyormuş. Saç yıkandığında saç derisinde bir ferahlama hissediliyor. İçeriğindeki çay ağacı yağına bağlıyorum ben bu durumu. Yine içeriğindeki keratin saça bakım yapıyor. Tek kötü yanı daha önce de yazdığım gibi hacim vermemesi. Onun dışında kullanılası bir şampuan. Benim Urban Care yağlı saçlar için şampuan hakkında söyleyeceklerim bu kadar. Başka yazılarda görüşmek üzere...

Ben O Değilim - Fatma Erdek / Cast


Çılgın ikizlerimizden ağırbaşlı olanı Arın Soylu. Aile gemicilik ile uğraşıyor ve Arın'ın ısrarı üzerine Yunanistan'da tersane kuruluyor. Bu yüzden Arın Yunanistan'da yaşıyor ve işinde çok başarılı.


Tuna, Arın'ın yeğeninin öğretmeni. Arın'ın Tuna'yı tanıması da bu sebeple oluyor. Tuna, kendi halinde yaşayan, iyi niyetli ve çocukları çok seven mesleğini itina ile yapan bir kız.


Meriç Soylu, ikizlerin çılgın olanı. Yaşam tarzından giyimine kadar çılgınlığını hemen her alana yansıtabilmiş bir adam. Çapkın, gecelik ilişkileri ve kalp kırması çok meşhur.


Lidya, Meriç'in eşi. Soylu ailesine çok çabuk uyum sağlayan Lidya güzelliği ile Meriç'in aklını başından almış.


Celia, Yunanistan'da mankenlik yapan dereceli güzel. Güzelliğinin yanı sıra ticari zekası da var ve bunu kullanmaktan çekinmiyor. Meriç ile ilişkileri var. 

Ben O Değilim castını umarım beğenmişsinizdir. Yeni etkinliklerde görüşmek dileğiyle hoşça kalın :)

Ben O Değilim - Fatma Erdek / Kitap Yorumu


Deniz Kızları ile Okuma Etkinlikleri kapsamında Fatma Erdek'in son romanı Ben O Değilim ile karşınızdayım. Son birkaç yazıda bahsettim bu ara fazla okuyamıyorum. Okuyabildiğim kısıtlı zamanda da hoşuma gidecek kitaplara ağırlık vermeye çalışıyorum. Fatma Erdek'in kitabını elime aldığımda beğeneceğimi zaten biliyordum. Yazarın naif tarzı beni her zaman kendine hayran bırakmıştır.

Yazarın okuduğum 3. kitabı. İlk önce Erken Rüya Zamanlar'ı okumuş ve çok beğenmiştim. Daha sonra Gece ile Şafak'ı okumuş yine beğenmiştim. O yüzden eksik kitaplarımı tamamlamış fırsat bulup okumayı bekliyordum ki yeni kitap çıktı. İyi ki çıkmış. Benim böyle bir kitap okumaya ihtiyacım varmış. Yazarın tarz değişikliğini ilk başta biraz yadırgasam da çok çabuk alıştım ve hoşuma da gitti.

İkizlerimiz Arın ve Meriç Soylu. Biri daha ağır diğeri çılgın mı çılgın. Gemici bir ailenin büyük çocukları. Bu kitapta Arın'ı okuyoruz daha çok ve onun ağzından anlatılıyor hikaye. Arın, daha oturaklı olan ikiz. Meriç çapkın, çılgın ama gelin görün ki bu ikiz kardeşler 30'lu yaşların ortalarında aşık oluyorlar. Hem de ne aşk.

Yunanistan'da işlerin kurulmasını sağlayan ve işin başına geçen Arın, memleket hasreti çekse de hayatına devam ediyor. Başarısıyla gurur duyuyor ve Yunanistan'ın en güzel kadınlarından biriyle beraber. Derken işler Meriç'ten gelen çılgın teklif üzerine öyle bir tepetaklak oluyor ki bu işten hem karlı hem zararlı çıkan da Arın'ın ta kendisi oluyor. Tuna'yı da bu çılgın plan sonucu tanıyan Arın bakalım ne hallere girecek :)

Bol bol kadın karakterin yer aldığı bu kitap aslında ince ince düşünülerek yazılmış. Okuyanlar bana hak verecekler. Ufak ayrıntılar beni kitabın içine daha fazla çekti. Benim tek yumurta ikizi kuzenlerim olduğu için olayları hiç yadırgamadım. İkizlerde sık sık görülen şeylerden bahsetmiş yazar. Gerçekten kitaptaki durumlar yaşanabiliyor :)

İlk andan beri bahsettiğim gibi çok akıcı bir kitaptı. Ciltli olarak basılması da artı bir özellik benim için. Ciltli kitabı kim sevmez ki :) Tek takıldığım nokta kapaktaki çocuktu. O hiç Arın'a benziyor mu Allah aşkına :) Kısaca toparlayacak olursam benim için keyifli bir okuma oldu. Yunanistan ile ilgili bölümler okumak da ayrı güzeldi. Umuyorum yazarımız bu tarzda yazmaya devam eder. Gerçi ben her türlü okurum hiç sorun değil :) Yeni yazılarda görüşmek üzere...

Kasım'da Neler Okudum?

Kasım benim için çok verimli geçmedi. Umarım aralık ayı daha iyi olur ama yoğunluktan pek okuyamadığım için farklı olacağını sanmıyorum :) Neler okumuşum kısaca bahsedeyim. Çünkü yetiştiremediğim için okuduğum birçok kitabın yorumunu yazamıyorum. Bu yüzden aylık neler okudum yazımda mümkün olduğunca yazmaya çalışıyorum okuduklarım hakkındaki fikirlerimi. Bu ay yazamadığım pek kitap yok. O açıdan kendimi tebrik ettim :)

Ben aya Elie Wiesel'ın Gece kitabıyla başladım. Herkese okumasını tavsiye edeceğim bu kitabın yorumunu yazdığım için çok üzerinde durmayacağım. Detaylı yorumum için TIK.


2. kitabım Yükseliş'ti. O nasıl kitaptı, o nasıl Klaus'tu hala aklım almıyor :) Kesinlikle kökenleri bir de o yıllarda okumalısınız. The Originals takipçileri %100 bu seriyi de çok sevecekler. Yorumum için TIK.

Aşktan Kaçarken, yine bir wattpad hikayesinin kitaplaştırılmış haliydi. Yazarın ilk kitabıydı. Eksikleri tabii ki var ama bence sonraki kitaplarında gelişme gösterecek yazar. Kalemini sevdim ben. Yorum için TIK.


Pinokyo'nun Rüyası, Selvi Atıcı'nın 3. kitabı ve benim okuuduğum 3. Selvi Atıcı kitabıydı. Bence ilk iki kitaptan daha güzeldi. Ömer'i sevmeyen kalmadı değil mi? Öyle bir Ömer okuyoruz ki sevilmeyecek bir karakter değil. Tur kitabımız olması sebebiyle yorumuma buradan ulaşabilirsiniz.


Yılanların Öcü, Fakir Baykurt'u neden bu kadar geç okumaya başladım dedirtti bana. Çok farklı bir tadı vardı romanın. Gerçek bir köy romanıydı. Hani lisede anlatılırdı ilk köy romanı Karabibik diye. O zaman meraktan Karabibik'i okumuş çok beğenmiştim. Şimdi de Yılanların Öcü aynı hissi yarattı bende. Tabi dil açısından bu daha sadeydi ve daha rahat bir okuma oldu benim açımdan. İlk fırsatta bir süredir kütüphanemde bulunan Kaplumbağalar romanına başlayacağım. Bu zamana kadar beklemem hataymış. Mutlaka okuyun diyorum.


Eşekarısı Fabrikası, nasıl anlatsam bilemiyorum. Çok değişik bir kitap. Konusu falan okuduğunuzda sizi oldukça sarsacak. Çünkü ben okudukça yok daha neler demeye başladım. 16 yaşında bir çocuğun hayatını anlatıyor. Ama kendince kurduğu öyle sıradışı bir hayatı var ki Frank'in şaşırmak, kızmak, üzülmek hissettiklerinizden sadece birkaçı oluyor. Okuyunca iyi ki okumuşum denilecek kitaplardan biri. Yakında detaylı yorumum blogta olacak.


Ben O Değilim, etkinlik kitabımız olduğu için fikirlerimi gün içinde yayınlayacağım yoruma saklayacağım ancak şunu rahatlıkla söyleyebilirim. Fatma Erdek, tarz değiştirmiş bu romanla. İlk başta biraz yadırgasam da bu tarzı da sevdim. Bence oldukça başarılı bir roman olmuş. Etkinliğimizi Deniz Kızları ile Okuma Etkinlikleri facebook sayfasından takip edebilirsiniz. 

Kasım'ı 7 kitapla bitirmişim. Okuduğum azıcık zamana bakılırsa yine iyi bir sonuç çıkarmışım ortaya. Bakalım aralık bana neler getirecek. Hoşça kalın.