blog tur etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
blog tur etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Rachel Gibson - Her Güne Bir Öpücük / Kitap Yorumu (Lovett, Texas #4)


Herkese merhaba

RKBT(Renkli Kalemler Blog Tur) bu defa sevilen yazarlardan biri olan Rachel Gibson'ın son kitabının turunu yapıyor. Tipik bir Rachel romanydı ancak sonu birden bitince biraz şok olmuş olabilirim. İnsan bir uzatır onu ne olduğunu anlamadan bitti :)

Bu kez hikayesi konu alınan ikilimiz Stella ve Beau. Stella barmaidlik yapan 28 yaşında bir kız. Evlilik dışı doğmuş bir çocuk. Anne ve anneannesi ile büyümüş. Kendi ayakları üzerinde durabiliyor ve işinde oldukça başarılı. Babası ile baba - kız ilişkisini yaşayamamış ancak kendince bunu geride bırakmayı başarmış. Babası öldükten sonra kız kardeşi Sadie, Stella'nın varlığını öğrenir ve onunla görüşmek ister. İşte tam bu noktada Stella'nın yolu 38 yaşındaki Beau ile kesişir.

Ben bu ikiliyi sevdim. Kitap akıcı olduğu için bir solukta okuyup bitirdim. Yan karakterlerin gücü yine yazarın tipik tarzına uygundu. Beau'nun ikizi Blake şu an en merak ettiğim karakter. Umarım en kısa zamanda onun kitabını da okuruz.

Kitap genel olarak gayet güzeldi. Benim için tek olumsuz nokta her şeyin hızlı ilerlemesiydi. Bu hız birçok şeyi belirsiz bırakmış. Kapak on numaraydı. Ayracı olsa çok daha iyi olurdu. Adına değinmeden geçmek istemiyorum. Orijinal isim direk çevrilse sanki isim daha güzel olurmuş. Kitabı elime aldığımda cidden her gün bir öpücük gibi bir şeyle karşılaşacağımı sanmıştım ama alakası yokmuş. Orijinal adı kitaba çok uygun.

Serinin daha önce hiçbir kitabını okumadığımı söylemek istiyorum. Birbiriyle bağlantılı kitaplar olmadığı için sorun olmuyor. Dilediğiniz herhangi birinden başlayabilirsiniz. Zaten bizde bu seriye ait 3 kitap basılmış. Fırsat bulursam diğer ikisini de okumak istiyorum. Yine yorumlarına burada yer veririm. Benim tur yorumum bu kadar. Yarın cast için uğramayı unutmayın.

Tatlı Yalan - Jamie McGuire / Maddox Soyağacı


Turun 4. gününden selamlar :) Bu tur farklı bir başlık yapalım, kafa karışıklıklarını azaltalım dedik ve ortaya soyağacı fikri çıktı. İşte Maddox sülalesi karşınızda :)


Seri sıralamasını karıştıranlar olduğunu fark ettim. O yüzden kısa bir ekleme yapacağım.

Beautiful Serisi:

1. Tatlı Bela
1.5 Mrs. Maddox (henüz Türkiye'de basılmadı)
2. Ayaklı Bela
2.5 Belalı Düğün
3. Something Beautiful (henüz Türkiye'de basılmadı)

Maddox Kardeşler Serisi:

1. Tatlı Sır
2. Tatlı Yalan
3. Tatlı Ateş / Beautiful Sacrifice (henüz Türkiye'de basılmadı)
4. Beautiful Burn (henüz Türkiye'de basılmadı)

Güncelleme: 16.11.16 :)

Gece ile Şafak - Fatma Erdek / Playlist


Yeni etkinlik kitabımız Gece ile Şafak'ta yer alan birbirinden güzel şarkılardan oluşan bir playlist yapalım dedik. Bizim aldığımız keyfi umarım siz de alırsınız :)

İlk olarak benim özellikle Zara'nın sesinden severek dinlediğim Dilenci. Bu şarkı nasıl diyeyim çok derin bir şarkı. Zara'da güzel söylüyor ama değil mi?


Romanda yer alan bir diğer şarkı Taht Kurmuşsun Kalbime. Esengül'den dinlememek olmaz dedim?


Bu defa biraz fazla arabesk olabilir ama mümkün olduğunca güzel seçmeye çalıştım :) Kibariye'den dinleyelim Kaç Kadeh Kırıldı'yı.


Son olarak yakın geçmişe dönelim. Duman'dan Her Şeyi Yak ile playlisti noktalayalım. 


Şarkıları söyleyen çok fazla sanatçı vardı ama ben herkese hitap edecek şekilde yapmaya çalıştım. Umarım beğenmişsinizdir. Çekiliş için Deniz Kızları ile Okuma Etkinlikleri facebook sayfasına bekleriz :) 

Bırakma Ellerimi - Ayşegül Çiçekoğlu / Playlist ve Çekiliş


Turun 2. gününden herkese merhaba. Tur kitabımızda yer alan birbirinden güzel şarkılar vardı. Biz de dedik ki hikayeye uyan bu şarkılardan bir playlist yapalım. Umarım seversiniz :)

Elif'in ayrılık sonrası İstanbul'a taşındığında otelde sürekli dinlediği Candan Erçetin'in Sensizlik şarkısı bizim de çok hoşumuza gitti. Bir de Elif'e çok uygun bir şarkı değil mi?


Yeni yılın ilk günü, geçmişi geçmişte bırakmaya karar veren Elif'in seçimi Sertap Erener'in Kendime Yeni Bir Ben Lazım şarkısıydı. Hangimiz yeni bir sayfa açtığında bu şarkıyı söylemedi ki :D


Elif, eski kocası Toprak'ı affetmeye karar verip yola çıktığında yeni Toprak'ın evinde dinleyip kendi kendine konuştuğu şarkı Murat Dalkılıç'tan Neyleyim İstanbul'u.


Eski kocasının ihanetini öğrenen Elif'in arabada radyoda dinlediği şarkı Sertap Erener'den Unutursun.


Kitapta Grup Koridor olarak geçse de o şarkıyı uzuuuun yıllar önce Ozan ismiyle biri söylüyordu. Daha sonra o kişi Berker denmeye başlandı. Amatör olarak kaldığından halen kimin söylediği net bilinmiyor ama şarkı aşırı güzel. Kesinlikle dinlenmeli :)


İşte şarkılar bunlardı. Hepsi birbirinden güzel ve hikayeye oldukça uygun. Çekilişimize katılmayı ve turu takip etmeyi unutmayın :)

ÇEKİLİŞ
a Rafflecopter giveaway

RKBT: Senden Bebek İstiyorum - Aslıhan Akagöz / Ön Okuma ve Çekiliş


Herkese merhaba

Turun ilk gününde ön okuma ile karşınızdayım. Tur kitabımız oldukça eğlenceli. İki çapkın kuzeni konu alıyor. Tur süresince takipte kalmayı unutmayın ve RKBT facebook sayfamızdaki çekilişi kaçırmayın :)

ÖN OKUMA

a Rafflecopter giveaway

Unutma Beni Still Alice - Lisa Genova / Yorum


Orijinal İsim: Still Alice
Yazar: Lisa Genova
Çevirmen: Bilge Gündüz
Yayınevi: Artemis Yayınları
Sayfa: 340
Baskı Yılı: 2015

Turun 4. gününde herkese merhaba diyor yazıma başlıyorum. Fazla detay vermemek adına yorumu kısa tutmaya çalışacağım.

Alice Howland, 50 yaşında Harward'ta psikoloji profesörü olarak çalışıyor. Bir şeylerin yolunda olmadığını anlayan Alice kontrol için doktoruna gidiyor ve teşhis onu dünyadan koparacak türden çıkıyor. Erken Başlangıçlı Alzheimer olduğunu öğrenen Alice bununla yüzleştiğinde aklından geçen işine devam etmek ve kendinde olacağı sayılı günü sevdikleriyle geçirmek. Ne yazık ki sandığından fazla ilerlemiş olan hastalığı kariyerini noktalamasına sebep oluyor ve onun elinde kalan 3 çocuğu (Anna, Tom, Lydia) ve eşi (John) oluyor. İlaçlar, notlar, aklı yerindeyken planladığı şeyler... Duygusallaşmamak kapılmamak mümkün değil hele de kızına "Ya seni unutursam ya senin beni sevdiğini unutursam" diyen bir anne varken. Bilmiyorum ama bazı yerlerde gözünüzün dolmaması mümkün değil.

Acındırıcı olduğunu düşünmeyin ama hastalığın etkilerini okurken hissediyorsunuz. Bu belirtiler aklımda olsun ya bende çıkarsa ya sevdiklerimde çıkarsa telaşına düşüyorsunuz. Bende bazen böyle unutkanlıklar yaşıyorum acaba mı dedirten ve düşündüren bir kitap. Bu yönünü çok sevdim. Sonu yok gibiydi yani Alice gibi yarım kaldı bana göre. Tamama ermeyen romanlar biraz sinirimi bozsa da düşününce bunun Alice ile özdeşleştiğini düşündüm.

Redakteye deyinmeden geçmek haksızlık olur. Redaktesi muhteşemdi. Ayracı da olsa iyi olurdu ama yine de kayıp değil. Yarın Alzheimer ile ilgili kısa bir yazı olacak blogta. Uğramayı unutmayın. Mutlu haftasonları :)

ARKA KAPAK

Artık dünü yoktu, belki yarını da. Sadece bugüne sahipti. Ama o, hatırlayacağı son anı için savaşmaya kararlıydı.

Elli yaşındaki Alice Howland hayatıyla gurur duyuyordu. Harvard'da bilişsel psikoloji profesörüydü ve dilbilim alanında dünyaca tanınan bir uzmandı. Aynı zamanda başarılı bir eşi ve üç yetişkin çocuğu vardı. Ancak Alice, unutkanlığının arttığını, aklının giderek karıştığını hissetmeye başlamıştı. Derken trajik bir teşhis hayatını geri dönüşü olmayacak şekilde değiştirdi.

Etkileyici olduğu kadar rahatsız edici bir hikâye olan Unutma Beni, sizi Alzheimer hastalığının üzücü yolculuğuna çıkarıyor. Akıl Oyunları kadar sarsıcı, Sıradan İnsanlar kadar unutulmaz bir eser.

"Unutma Beni'yi okuduktan sonra içimden, yabancılarla dolu trende ayağa kalkıp bu kitabı almanız lazım, diye bağırmak geldi."
- The Boston Globe-

"Herkese anlatılması gereken bir hikâye."
- Brunonia Barry, New York Times Çoksatarı Yazar-

RKBT 1. Gün: Satılık - İlknur Birdal / Yorum ve Çekiliş


Orijinal İsim: Satılık
Yazar: İlknur Birdal
Yayınevi: Postiga Yayınları
Sayfa: 472
Baskı Yılı: 2015


Adı adeta kaderini yansıtan Hüzün ve abisinin ölümünden kendini sorumlu tutan ailesine düşkün Devran... 17 yaşındaki Hüzün, öz babasını hiç tanımamıştır. Annesi ise kendini bildi bileli ilgisizdir. Üvey babasının işkencelerine katlanırken liseyi bitirmeye çalışmaktadır ama hayalleri üvey babasının onu bar görünümündeki bir geneleve satmasıyla biter. Devran, Hüzün'ü ilk gördüğünde gözünü genç kızdan alamaz. Masada oturduğu kişilerin isteğiyle ilk andan beri gözünü alamadığı Hüzün'ü seçer ve kendinde olmayacak derece sarhoştur. Sabah uyandığında her şey tüm açıklığıyla ortaya çıkar. Devran, Hüzün'ü diğer çalışanlar gibi sanmıştır ama hiçbir şey düşündüğü gibi değildir ve aklına gelen tek şey Hüzün'ü ordan kurtarmaktır.

Devran, odun bir karakter değil en azından ilk anlar dışında. Ailesine bağlı hatta babası istediği için hiç sevmediği biriyle nişanlanır. Abisinin ölümü ve geçmişleri onu hep rahatsız etmiştir. Hüzün ise doğduğundan beri ezilmiş ve öz babasının onu istemediğini düşünmüştür. Tek istediği okulunu bitirmek ve hasta olan küçük erkek kardeşini o evden kurtarmaktır.

Türk filmi tadında bir romandı. Yan karakterler oldukça boldu. Herkesin bir şekilde birbiriyle ilgisi vardı. Bu kısımlar çok gerçekçi gelmedi tabii ki kurgulanmış sonuçta. Yazar mutlu bir hikaye yazmak istemiş. Hayat yeterince mutsuz ediyor zaten değil mi? En azından kitaplar mutlu sonla bitsin :)

Kapak oldukça dikkat çekiciydi zaten. Benim hoşuma gitti. Kitabın hataları boldu ve birkaç mantık hatası vardı ama bu durum sanıyorum kısa zamanda düzeltilir. Akıcıydı, bir bölüm daha okuyayım derken bir bakıyorsunuz kitap bitmiş.

Benim mutlu sonla bitmesi dışında hoşuma giden bir şey de bölüm başlarındaki şiirlerdi. RKBT olarak bu şiirlerle ilgili de bir çalışmamız olacak. Takip etmeyi unutmayın. Çekilişe hem blogtan hem RKBT facebook sayfasından katılabilirsiniz. Mutlu günler :)

ARKA KAPAK

Her aşk kendi sınavıyla cebelleşir.
Devran ve Hüzün...

Onların yolu bir bar kapısında kesişti. Kader hiç ummadıkları anda, hiç ummadıkları bir yerde onları bir araya getirdi. Hayatın karşısında yeteri kadar kırılan kalpleri yeni bir serzenişi daha kaldırabilecek miydi?

Hüzün'ün korumak istediği kalbi, Devran'ın hayatını karmaşalar içine sürükleyen sırları vardı. Pis bir barın üst katında sahip olduğu kızın hayatının bilmecesi olacağını hiç hesaplamamıştı. 

Sırlar ortaya çıktıkça değişen hayatlara, her aşkın kendi içinde verdiği savaşlara şahit olacaksınız.

"Sana sahip olmak hayatımda yaptığım tek doğruydu. Söylemesi biraz tuhaf olsa da, hayatım boyunca satın aldığım en güzel hediyesin."


"Sen benim başıma gelen en güzel yanlıştın. Seni Seviyorum Devran... Mutluluk benim için senin dudaklarının arasında ve sen bu gece sadece beni sevdiğini fısılda..."

ÇEKİLİŞ
a Rafflecopter giveaway

Yalnızlığa Çare Bulundu - Suri Rosen / Yorum ve Çekiliş


Orijinal İsim: Playing With Matches
Yazar: Suri Rosen
Çevirmen: Şafak Tahmaz
Yayınevi: Parodi Yayınları
Sayfa: 272
Baskı Yılı: 2014

Herkese merhaba

Öncelikle ilk defa çöpçatanlığı konu alan bir şey okudum. Eğlenceli, keyifliydi. İyi ki turunu yapmışız.

Raina, 16 yaşında, liseye giden, New York'taki okulundan atıldığı için teyzesinin yanına yaşamaya gelmiştir ve orada okula başlamıştır. Eski okulunu ve arkadaşlarını özleyen Raina bu okulunda bir türlü arkadaş edinemez. Otobüs yolculuğu yaptığı sıralarda beraber oturduğu kızıl kafalı kızın yani Tamara'nın okuduğu kitapları yanında oturdukça okumaya başlar. Böylece bir süre sonra aralarında güzel bir arkadaşlık başlar. Tamara ile yaptığı bir muhabbet sonucu kendini çöpçatanlık yaparken bulan Raina'nın çöpçatan mail adresinin duyulmaya başlamasıyla eş arayan onlarca kişi kendisine mail göndermeye başlar ve yapayalnız hayatında ablasını düşünerek bu işe girer. Raina'nın tesadüf eseri başladığı bu iş tüm vaktini alsa da ona farklı bir bakış açısı kazandırır.

Mail adresine gelen mailler ve Rain'in verdiği cevaplar, hedefe yönelik çalışması, okuldaki durumu kritik olduğu halde vaktini umutsuz insanların mutluluğu için kullanması bence hoştu. Dili oldukça yalın. Akıcı bir roman. Başlayan bitirmek istiyor bir an önce. Romanın kısa olması da çabuk bitmesinde bir etken. Kapağı da zaten gördüğünüz gibi şirin mi şirin. Bir de ayracı olsa süper olacaktı bence.

ARKA KAPAK

"Ya kaderiniz hiç beklemediğiniz birinin ellerindeyse?"

Belki o da uzakta bir yerlerde farkında olmadan seni bekliyordur. Belki de şu an yanı başındadır ve sen onu göremiyorsundur. Ya da oradadır, biliyorsundur bir adımını beklediğini. Bir adım, sonra bir adım daha… Korkma, artık yalnız değilsin! Aşk var yanı başında! 

"Kıpır kıpır, eğlenceli ve sürükleyici bir hikâye." 
-Kirkus Reviews-

"Hayatta her an karşımıza çıkabilecek olayları konu alan bu büyüleyici hikâyede herkesin anıları canlanacak." 
-School Library Journal-

ÇEKİLİŞ
a Rafflecopter giveaway

Yalnızlığa Çare Bulundu - Suri Rosen / Alıntılar ve Çekiliş


Turun ikinci gününden herkese merhaba. Raina'nın çöpçatanlıklarını okumak çok keyifliydi. Sizi bekletmeden alıntılara geçeyim. Umarım hoşunuza gider. 








ÇEKİLİŞ
a Rafflecopter giveaway