Casus - Paulo Coelho / Kitap Yorumu


Herkese merhaba :)

Bu kez gerçek olaylar esas alınarak kurgulanmış Casus yorumuyla karşınızdayım. Paulo Coelho'nun okuduğum 3. kitabı. Simyacı, Elif ve Casus'u okudum. Sıralama yapacak olsam Simyacı, Casus, Elif derim. Elif benim için biraz hayal kırıklığı olmuştu çünkü. Yazarın bunlar dışında da hemen her kitabı kütüphanemde mevcut ama diğerlerini bir türlü okuyamadım. Bu yaz okumayı umuyorum, bakalım :)

Casus'u alırken açıkçası gerçek bir casus hikayesi olduğunu bilmiyordum. Genelde sevdiğim yazarların kitaplarını konularına bakmadan alıyorum. Bunda da aynısını yapmışım çünkü konusuna, okumak için kitabı elime aldığımda baktım. Gerçekten ilgimi çekince de hemen okuyup bitirdim. Tek kelimeyle bayıldım diyebilirim.

Hollanda'nın uzak bir eyaletinde 1800'lerin sonunda doğan Margaretha Zelle, zamanın biraz ötesinde yaşıyordu. Yapabileceklerini keşfettikten sonra kaldığı yer onu boğmaya başlamıştı ve tek hayali Paris'e yerleşip orada yaşamaktı. Bir gün gazetede gördüğü bir ilan onun için dönüm noktası olacaktı. Kendisinden 21 yaş büyük bir subayla evlenip Endonezya'ya gitmeye karar verdi ama hiçbir şey düşündüğü gibi olmadı.

Zamanla kocasından şiddet gören ve mutsuz yaşayan biri haline geldiğinde tek çaresi Paris'e gidebilmekti. Bir kadın olarak neler yapabileceğini keşfettikçe hayatını kendisi yönetmeye karar verdi. Kızını ardında bırakıp bir yolunu bulup Paris'e gitti. Döneminin çok daha ötesinde yaşadığı için tabii ki o dönem pek hoş karşılanmadı ama erkekler tarafından hep el üstünde tutuldu. Özellikle evli ve zengin erkeklerle onlarca ilişki yaşadı. Bunların hiçbiri aşk ilişkisi değildi. Bir nevi çıkar ilişkisi denebilir. Yine Paris'e gelince adını Mata Hari olarak değiştirip yeni bir hayata başladı. Dans etmek onun yükselişini ve ülke çapında tanınmasını sağladı. Söylemeye gerek yok ama dansları da dönemin çok ötesindeydi. Mata Hari'nin tek hayali para sıkıntısı yaşamamak ve güçlü olmaktı. Bu güç isteği onun hiç düşünmediği bir şekilde noktalandı. Özellikle gözden düşmeye başladığı zamanlarda dikkat çekmek için yaptıkları sonrasında aleyhinde kullanılanların başında geliyordu.

Mata Hari, o çok sevdiği ve 1. Dünya Savaşı başlarken dönmek için çok uğraştığı Paris'te idam edildi. İddia edilen suçu, çift taraflı casusluk yapmaktı. Günümüzde bile hala tartışılan bir konu bu. Gerçek net değil ama avukatına yazdığı mektuplar oldukça kafa karıştırıcı. O dönemin karışıklığı olmasa muhtemelen Mata Hari, istediği hayatı yaşamaya devam edebilecekti. Yanlış yerde yanlış kişilerle olmaktı belki suçu. Belki de söylendiği gibi casustu. Kitabı okurken duygulandığım çok fazla yer oldu. Biri de gerçekten aşık olduğu, kendinden oldukça küçük, Rus sevgilisinin ihanetiydi. Sonuç olarak kitap bir şekilde içimde bir yere dokundu. Herkese tavsiye edeceğim kitaplardan biri oldu Casus. Kitabı bitirdikten sonra bol bol araştırma yapmama vesile oldu. Bu tarz kitapları çok seviyorum. Başka yorumlarda görüşmek üzere... Hoşça kalın.

Alıntılar








2 yorum:

Kozmetik Psikolojisi dedi ki...

okuyacağım kitapları seçme konusun oldukça seçiciyimdir, roman genel de pek okumam.. aşkla ilgili dediği sözler çok doğru geldi..

EMİNE ÖZTÜRK dedi ki...

merak ettiğim kitaplardan... paylaşıma teşekkürler... bana da beklerim.

kitaplarimolmadanasla.blogspot.com

Yorum Gönder