Kabuktaki Hayalet - Film Yorumu


Herkese merhaba

Filmi ülkemizde vizyona girdiği ilk gün izlemiş olmama rağmen yazıyı bir türlü toparlayıp yayınlayamadım. Scarlett Johansson'ı fazla sevmesem bile nedense filmlerini severek izliyorum. Bu filmde de aynısı oldu. İlk günden gidip izledim :D

Filmden çıktığımda ilk düşüncem "ne muhteşem bir filmdi" oldu. Cidden iyiydi. Scarlett'e de hep bu tarz filmler mi denk geliyor bilmiyorum ama aklıma direk Lucy geldi. Lucy'yi bu kadar başarılı bulmamıştım. Kabuktaki Hayalet kesinlikle olmuş. Hatta filmi izlediğimin ertesi günü yıllar önce çekilen animesini izledim. Nedense onu beğenemedim ve anlamlandıramadım. Aslında önce mangasını okumak gerek ama araştırmalarım sonucu Ghost in the Shell serisinin Türkçe'ye çevrildiğine dair herhangi bir bilgi edinemedim. İngilizce olarak mevcut mu ona bir bakmak lazım. Filme dönecek olursak bu versiyonunu çok beğendim. Çok anime izleyen biri olduğumu söyleyemem ama hem animesini hem filmini izlemiş biri olarak filmi çok daha güzel bulduğumu söyleyebilirim. Gerçi animenin yapılış yılını ele alırsak muhtemelen o da döneminin çok ötesindeydi.


Hem insan ruhunu taşıyan hem de bedeni bir tür robot olarak tasarlanan Binbaşı kendine geldiğinde geçmişiyle ilgili hiçbir şey hatırlamaz. Bir kaza geçirdiği ve ailesini de o kazada kaybettiği söylenir. Vücudu kurtarılamadığı için ona siber bir vücut yapılmıştır ve bedenini hissedememek onun tek sorunudur. Olanlardan sonra söylendiği şekilde görevine konsantre olan Binbaşı, özel bir birlik olan 9. birlikte görevlidir. Amacı terörle mücadele etmektir. Gelecekte geçtiği için çok farklı bir dünya karşılıyor filmde izleyiciyi. Geliştirilmiş insanlar, ortalıkta dolaşan robotlar, hemen her şey makineleşmiş ve teknoloji üzerine kurulu. İnsan olarak kalmayı seçenler de var.


Binbaşı, adının Kuze olduğunu öğrendikleri, kimsenin kim olduğunu bilmediği bir teröristi bulmayı kafaya koyar. Kuze'yi bulduğundaysa yaşadıklarının çok farklı şeyler olduğu hissinden kurtulamaz. Kuze'nin söylediklerini yapmaya başladığında ise yavaş yavaş gerçekler gün yüzüne çıkmaya başlar. Hayatıyla ilgili öğrendiği gerçekler, onun gerçeği ispatlamasında büyük rol oynar. Kuze ile ilgili öğrendikleri sayesinde de doğru bildiği her şeyi tek kalemde silip atar. O andan sonra tek amacı ona bunun neden yapıldığını ve yapanları bulmak olur.

Muhteşem bir görsel şölen sunan filmle ilgili birkaç yorum dışında hiç olumsuz yorum okumadım. Animesini çok iyi bilenler bile farklılıklar olduğu halde güzel olduğunu ifade etmişler. Sanırım bu türü sevdiğim için film de hoşuma gitti. İlgimi çeken bir film vizyona girmediği için bu ayı es geçtim. Bakalım mayıs ayında hangi filmi/filmleri izlemek kısmet olacak. Hoşça kalın.

Filmden Kareler:





2 yorum:

Fatma ÜZMEZ dedi ki...

bu kadar bilim kurgu içeren filmler beni çok cezbetmese de paylaşım için teşekkürler...

Nilgün Komar dedi ki...

bilim kurgu izlerim ama severmiyim hala bilmiyorum :) adını duyduğumda yakın birinden yorum bekledim.. denk gelirse izlerim.. sevgiler ♥

Yorum Gönder