Kuğu ve Çakal - J. A. Redmerski / Yorum (Katiller Çetesi #3)


Ephesus Yayınları bizi çok bekletmeden arka arkaya serilerinin devam kitaplarını çıkarıyor. Eee bize de okumak düşüyor haliyle. İlk kitaptan itibaren aksiyonun bir an bile azalmadığı Katiller Çetesi'nin 3.kitabı Kuğu ve Çakal'ı okudum. Yaa bir yazar her kitapta bir öncekini nasıl geçebilir. Öyle bir seri yazmış ki okurken hayran olmaktan başka bir şey gelmiyor elimden. Kitabı bitirdiğimden beri üçü okudum dördü nasıl bekleyeceğim modundayım. Bir de yayınevi bize 4. kitabın giriş kısmını vermiş, hepten merak içindeyim şu an. 

İlk iki kitap bize Sarai ve Victor'u anlatmıştı. Çok çarpıcı şeyler okumuştuk. E bu kitap kusur mu kalsın demiş sevgili yazarımız ve bu kitaba da bol bol şok olunacak sahne eklemiş. Fredrik, altı yıl önce masum insanları öldüren eşi Seraphina'yı elinden kaçırmış olmanın pişmanlığını yaşar. Ondan ümidini kesmiştir de ancak bir gece televizyonda gördüğü bir kadın onu bulma umutlarının yeşermesine neden olur. Cassia, Seraphina'ya ulaşma aracıdır ve Fredrik bunu kullanmaya kararlıdır. 1 yıl boyunca bodrumunda tuttuğu Cassia, geçmişini hatırlamamaktadır. Bu geçen bir yılda Cassia'yı sevmeye başlayan Fredrik için işler içinden çıkılmaz bir hale gelir. Her şeye rağmen Seraphina'ya giden yolun Cassia'dan geçtiğini bilen Fredrik, Cassia'yı türlü zorluklarla sınayacaktır. Cassia olanları hatırladığında ise artık her şey için çok geç olacaktır.

İki kız arasındaki bağlantı ortaya çıktığında resmen şok oldum. Hiç beklemediğim bir şeydi. Çok başka şeyler hayal etmiştim ve öylece kaldım. Izabel'i bu kitapta da okuma şansımız oldu. Ailesinden biri olarak gördüğü ve kendine benzettiği Fredrik'i kaybetmemek için Izabel'in yapabileceği şeyleri gördük. Bence daha bu olayların devamı sonraki kitapta gelecek. Izabel, bir işe girdiyse o işi bırakmaz :D Yeni karakterler okuduk ve ben önce Cassia'ya sonra Fredrik'e bol bol üzüldüm ve açıkçası devam kitabı nasıl olacak diye sabırsızlanıyorum. Fredrik'in yöntemleri bazen midemi alt üst etmedi desem yalan olur. Biraz değişik bir karakter kendisi ve o ayraç kesinlikle Fredrik'i yansıtmış. Bayıldım.

Eğer bir seri okuyayım içinde biraz aşk biraz da gerilim olsa diyorsanız bu seriyi gözüm kapalı tavsiye ederim. Devam kitaplarının konularına bakınca işlerin daha da karışacağını fark ettim. Aksiyon son hız devam edecek sanırım. Umarım yayınevi fazla bekletmeden 4. kitabı çıkarır. Kitapla ilgili spoiler vermemeye çalışarak yazabildiklerim bunlardı. Başka yorumlarda görüşmek üzere...

Serinin ilk iki kitabı Sarai yorumu için TIK.
Izabel yorumu için TIK.

0 yorum:

Yorum Gönderme