Gitme - Selvi Atıcı / Kitap Yorumu (Kayıp Şehir #3)


Tunç Mirza ile henüz tanışmamış olanlar bu yazıyı sizin için yazıyorum. Kendisi muhtemelen en öküz kitap karakteri. Okuyunca bana hak vereceksiniz. Selvi Atıcı'nın uzun zamandır beklenen yeni kitabı nihayet çıktı. Ben hikaye halindeyken okuma şansı bulmuş ve çok beğenmiştim. Kitap çıkınca da bekletmeden yorumumu yazmak istedim.

Yazarın Kimliksiz isimli kitabında okuduğumuz Burcu ve Deryal'i hatırladınız değil mi? İşte Tunç oğlumuz bu çiftimizin oğulları. Ailesiyle arasına bir mesafe koymuş. Onlardan ayrı yaşıyor. Bunun sebepleri kitapta anlatılıyor. Okuyacak olanların okuma keyfini bozmamak adına bu kısımlara hiç girmiyorum. Tunç babasının kulübü Kayıp Şehir'in ortağı aynı zamanda kendi şirketlerinde çalışıyor. Kayıp Şehir'in başında Adem'in oğlu Ali var. Ali ve Tunç'un kanka olduğunu söylemeye gerek bile görmüyorum. Babaları o kadar yakınken çocukların yakın olmaması saçma olurdu zaten :)

Tunç bir hayli çapkın. Tek gecelik ilişkilerin adamı. Yine bir gece arkadaşıyla buluşuyor. Bir sebepten ötürü içkiyi fazla kaçırıyor ki pek adeti değil normalde ölçüyü aşmıyor kendisi. Ve o akşam yolu Hayat ile kesişiyor. Hayat ailesinden uzakta, üniversite okuyor ve Tunç'a aşık. Hatta biraz ilerlemiş derecede platonik bir aşka sahip kendisi. Yine detaya girmeyeceğim ama çok güzel bir aşk onunki. İşte bu ikilinin tek gecelik ilişkisinden sonra olaylar karmakarışık bir hal alıyor.

O tek gecelik ilişki sonrası Tunç Hayat'tan Hayat ise Tunç'tan öylesine nefret ediyor ki. O güzelim platonik aşk püf diye uçup gidiyor. Hayat'ın yaşadıkları aklıma geldikçe sinirleniyorum hala. Öyle böyle şeyler değil. Şiddet, tecavüz vb. bir durum var diye düşünmeyin. Öyle bir şey değil bu çok daha başka olaylar var kitapta.

Kaptırıp gitmemek için kendimi zor tutuyorum. Her şeyi anlatasım var :) Ama şunu söylemeden geçmek istemiyorum. Tunç'un Hayat'a yaptıklarına taş olsa dayanmazdı. Öyle öküz bir karakter işte. Ne öyle ne böyle. Babasının oğlu. Her şeye rağmen sonu çoookk güzeldi. O diyaloglar öyle güzeldi ki birkaç kez okunabilecek kitaplardan biri diye düşünüyorum. Hele kitaba adını veren sahne. "Gitme" derken gözümün önüne o sahne geliyor. Bu kitap film mi olsa acaba? Güzel olur sanki. Bakalım belki de olur.

Biraz da kapaktan bahsedeyim. Kapak tam Tunç bence. Yani ben öyle düşünüyorum ve kapağı beğendim. Ciltli olması da güzel ama bence ciltsiz hali de olmalıydı çünkü serinin önceki kitapları ciltsizdi. Pinokyo'nun Rüyası ciltli ve ciltsiz olarak çıktı ancak bendeki ciltsiz olduğundan Gitme'yi de ciltsiz alırım diye düşünüyordum. Artık bu da böyle olacak ne yapalım. Kalemi sağlam, fazlasıyla akıcı yazan bir Türk yazara açıksanız mutlaka Selvi Atıcı'nın kitaplarını okuyun. Bence pişman olmayacaksınız.

NOT: Yazarın önceki kitaplarını okumayanlar yorumu çok fazla anlamayabilir. Şöyle kısaca özetleyeyim. Kimliksiz'in karakterleri Deryal, Adem ve Ömer. Eşleri Burcu, Şirin ve Gazel. Bu çiftlerimiz yıllar sonra çıkıyor karşımıza. Çocukları büyümüş. Hala sürekli görüşüyorlar ve çocukları da yakın arkadaş. Hatta Ali ve Arya'nın durumu biraz daha farklı ama o sonraki kitapta :) Bu kitapta Burcu - Deryal çiftinin oğlunu okuyoruz. Sonraki kitapta inşallah Ömer'in kızı ve Adem'in oğlunu okuyacağız. Umarım çok beklemeden Kalbim Sende Kalmış'a da kavuşuruz.

Serinin ilk kitabı Kimliksiz yorumum için TIK.
Serinin ikinci kitabı Pinokyo'nun Rüyası yorumum için TIK.

0 yorum:

Yorum Gönderme