Ekim'de Neler Okudum?


Geç kalan bir yazı olduğunun farkındayım ama atlamak istemedim. Ekim ayında toplam 10 kitap okumuşum. Bakalım neler okudum, neleri beğendim, neleri beğenmedim :)

Ayın ilk kitabı Guillaume Musso tarafından yazılan Kağıt Kız idi. Abartıldığı kadar olmasa da hoşuma giden bir romandı. Biraz yavaş ilerledi nedense. Sonunda oldukça şaşırdım. Değişiklik arayanlara tavsiye ederim.

Cora Carmack'ın Losing It serisinin 3. kitabı Aramızda'yı uzun zamandır okumak istiyordum bu ay kısmet oldu. Serinin ilk iki kitabını da severek okumuştum. Bunu da hızlıca okudum. Keyifli bir seriydi.

Gizemli Gelinlik aylardır kütüphanede bekleyen kitaplardan biriydi. Daha önce okumadığıma pişman oldum. Kitapta sözü geçen gelinlik dikileli 100 yıldan fazla olmuş. 3 kadın giymiş o gelinliği ve gelinlik butiği olan Charlotte'un eline geçiyor. Charlotte nişanlı ama evlilikle ilgili emin değil. Bu gelinliğin aydınlatılması ve o gelinliği kimin giyeceği ile ilgili bölümler en hızlı okuduğum bölümlerdi. Kesinlikle tavsiye ederim.


Elli Ton serisi ile patladıktan sonra arka arkaya çıkan erotik roman serilerinden biri de Sylvia Day'in kaleme aldığı Crossfire serisiydi. Çevremde beğenen de oldu beğenmeyen de. Bir merakla başladım. İlk kitap bir derece okunur vaziyetteydi. İkinci kitap sıkmaya başladı. Üçüncüyü bitirene kadar çatladım. Dördüncüyü ne zaman okurum bilmiyorum ama ilk üç kitap aralıklı okusam da beni sarmadı. Yine de seri yarım kalmasın diye devam kitaplarını okuyacağım.


Gelelim ortalığı kasıp kavuran Gilly Macmillan'ın Dokuz Gün romanına. Acayip merakla okuduğum kitaplardan biriydi. Kim kaçırdı, buluncak mı, sağ mı ölü mü derken kendimi yedim bitirdim. Kesinlikle tavsiye edeceğim kitaplardan biri. Ayrıntılı yorum için TIK.

Şevval Işık tarafından yazılan Benden Korkma bana çok çekici gelse de aradığım şeyi bulamadığım romanlardan biriydi. Yazarın yaşı ve ilk kitabı olması sebebiyle bazı şeyleri görmezden geldim. Umarım devam kitaplarında istenilen düzeye gelir.



Elif Yılmaz'ın ikinci kitabı Romantik Savaş yine keyif alarak okuduklarımdan biriydi. Kapağı dahil her şekilde benden yüksek puan aldı. Yorumumu okumak içim TIK.

Ve son olarak Arkadya Bitter tarafından yayınlanan uzun zamandır beklenen Karanlık serisi ilk kitabı Tess'in Gözyaşları. Yazarı Pepper Winters. O nasıl bir yazmaktır bilemiyorum. Kitabı elinden bırakamıyor insan. Umarım yayınevi devam kitapları için bizi çok bekletmez. Detaylı yorumum için TIK.

NYX Doll Eye Long Lash Maskara - Extreme Jet Black


Herkese merhaba

Bugün bir süredir kullandığım NYX Doll Eye Long Lash Maskara yazısını yazmak istedim. Markayı ve ürünlerini genel olarak seviyorum. NYX cruelty-free markalardan biri. Yani ürünleri üretirken hayvanlar üzerinde deney yapmıyor. İlerleyen günlerde NYX parlatıcı, far paleti ve allık yazıları da gelecek.

Bu maskarayı kullanmaya başladığımda ilk dikkatimi çeken doğal duruşu oldu. Yani aşırı bir siyahlık vermiyor ve çok doğal duruyor. Kirpikleri olduğundan uzun gösteriyor. Ben kirpik kıvırıcı kullanmıyorum, kıvırma işini maskara ile yapıyorum. Bu maskaranın fırçası da kirpik kıvırmak için oldukça uygun. 


Bu maskarayı kullanacak olanlar dolgun, simsiyah kirpikler beklemesin. Doğal duruşlu ve uzun kirpikler sizin için yeterliyse o zaman çok seveceksiniz. Fırçası ile ilgili de hafif bir kıvrımı olduğunu, kolay sürüldüğünü söylemem gerek. Yoğun kıvamlı değil o yüzden sürerken dikkat edildiği müddetçe bulaşma olmuyor.


İçeriğinde doğal yağlar, e vitamini, lanolin ve magnezyum var. Aynı zamanda naylon fiber sayesinde uzun kirpiklere kavuşmayı sağlıyor. Fırçaya dikkatli bakınca bu ipleri görmek mümkün. Uzatma açısından işe de yarıyor. 


Uzun kirpiklerim olduğu için uzatmadan çok dolgunlaştırma ve belirginleştirme arıyorum maskarada ama bu maskara dolgunlaştırma ve belirginleştirme yapmadığı halde duruş olarak gönlümü fethetti. Günlük kullanıyorum ve kirpiklerimde hiç ağırlık yapmadan gün boyu kalıcılığını koruyor.

Maskaralarla ilgili diğer yorumlarımı okumak istiyorsanız;
Rimmel London Scandal Eyes Retro Glam Maskara
Oriflame The One Hacim Veren Maskara

Romantik Savaş - Elif Yılmaz / Kitap Yorumu


Herkese merhaba

Okuryazar Blog'un sahibi aynı zamanda Deniz Kızları ile Okuma Etkinlikleri'nden arkadaşım Elif'in ikinci kitabı Romantik Savaş çıktı. İkinci kitabı da bir solukta okudum. İlk kitaptaki oyun bu kitapta yerini savaşa bırakıyor. Romantik Oyun'un kahramanları Steven ve Tina bu kitapta da var. Nasıl olmasınlar Romantik Savaş'ın kahramanları Liz, Tina'nın en yakın arkadaşı ve Chris, Tina'nın üvey babasının yeğeni.

Tina ve Steven'ın romantik oyunları onları mutlu sona ulaştırmıştı. Peki, Liz ve Chris'in sonu ne olacak? Onlar Tina ve Steven kadar şanslı değiller. Çünkü iddiaları savaşmak üzerine. Bir talihsizlik sonucu ev arkadaşı olan bu ikili birbirine savaş ilan ettiğinde başına gelecekleri bilebilir miydi? Liz'in narinliği Chris'in çapkınlığı ile başa çıkabilecek miydi? Ve en önemli soru savaşı kim kazanacaktı?

Spoiler vermemek adına sorular üzerinden gittim ama bir şey söylesem tadı kaçacak. O yüzden okumak isteyenler açısından biraz gizli yorum yaptım :) İlk kitap mı bu kitap mı dense muhtemelen seçim yapamam. İkisi de çok akıcıydı. Ama ben nedense Liz ve Chris'in hikayesini daha çok sevdim. Sanırım Liz'i sevdim ben ondan kaynaklandı bu durum. Bir noktadan sonra Liz için ayy kıyamam dediğimi hatırlıyorum. Chris için neler dediğimi buradan yazmayacağım. Pek iyi şeyler değil :) Kapaktan bahsetmek istiyorum. Kapağı ilk gördüğüm andan itibaren çok sevdim. İlk kapakla da belli bir uyumu olduğunu düşündüm. 

Son olarak Tina ve Steven anısına bir ek bölüm vardı kitabın sonunda. O da çok hoşuma gitti. Yıllar sonra neler olduğunu okuma şansımız oldu. Son zamanlarda eğlenceli kitaplara ihtiyaç duyuyorsanız Romantik Oyun ve Romantik Savaş'ı tavsiye edebilirim. Malum bu cumartesi İstanbul Tüyap Kitap Fuarı başlıyor. İstanbul'da yaşayanlar veya fuar süresince İstanbul'a gidecek olanlar sevdiği yerli ve yabancı yazarlara kitaplarını imzalatma şansına sahip olacak. Elif'in imza günü 14 Kasım'da. Uğramayı unutmayın :)

Romantik Oyun yorumu için TIK

ÇEKİLİŞ - Masum İnciler 6. Yaşını Kutluyor


Herkese merhaba

6 yıl önce yani 2009'da tam bugün bu blogu açmış ve ilk yazımı yazmıştım. Acemiydim, bloggerlar çok azdı. Sürekli birbirimizden bir şeyler öğrenmeye çalışıyorduk. Güzel günlerdi. Firmalar ürün yolluyor, bloggerlar her şeyi bedavaya getiriyor diye düşünen zihniyet henüz blog yazmıyordu. Hoş firmalar o dönem bloggerlara ürün gönderimi de yapmıyordu. Blog yazmak hobi gibi bir şeydi. Karşılıksız yapılıyordu. Hala öyle devam edenlere saygım sonsuz ama bu işin de tadı kaçtı bir süredir. Kazanç anlamında bakacak olursak evet belli bir kazanç sağlıyor ama bir şeyleri bedava getirmek için yazmak ne kadar etik tartışılır. Her bloggera bol keseden ürün gönderiliyor diye düşünmeyin. Bazıları cidden iyi kazanç sağlıyor ama blogger olmak her şeyi bedavaya getirmek demek değildir. Kozmetik ve kitaba harcadığım para ile kimbilir neler alınırdı ama hiçbir zaman ziyan olmuş para olarak görmedim. Hepsini severek aldım, okudum, kullandım. Bunu bir tutku olarak düşünün. Başka türlü devam ettirmek imkansız.

Blogger olmanın benim için artısı, gündemi kendime göre belirleyip yazmam. Canım ne isterse onu yazıyorum. Kozmetik ve kitap yazmam hala kafa karıştırıyor ama hiçbir zaman kozmetik ya da kitap blogu gibi kategorize etmedim bu blogu. Kitap hoşuma gitti mi başkaları da o kitaptan haberdar olsun diye yazıyorum. Bir kozmetik ürününü çok beğendiysem başkalarının da işine yarasın istiyorum. İzlediğim film hoşuma gittiyse okuyanların aklında kalsın ki film aradıklarında değerlendirsinler istiyorum. Yani dediğim gibi kafama göre takılıyorum. Kısaca sevdiğim şeyleri başkalarıyla paylaşıyorum.

Bazen canıma tak etti bırakacağım desem de onca yıllık emek bir kalemde silip atılmıyor. Aktif olarak bu bloga 2 yıldır yazıyorum. Ondan öncesi daha keyfi idi. Şimdi biraz daha sistemli olmaya çalışıyorum. Neyse çok yazdım. Daha fazla uzatmadan 6. yıl kutlama hediyelerine geçeyim. Bu ilk çekiliş kozmetik ağırlıklı. Bunu bir de kitap çekilişi izleyecek. O da çok yakında başlayacak. Şimdi hediyeler neler ona bakalım :)

1. Revlon Aydınlatıcı Palet - 020 Rose Glow
2. Avon True Colour Modern Romance Collection Dörtlü Göz Farı - Modern Romance
3. İpelina Oje Temizleme Pedi
4. Rimmel Kate Moss Lasting Finish Matte Ruj - 105
5. Avon Super Shock Brights Maskara - Siyah
6. Emily Waterproof Göz Kalemi - 101
7. Maybelline Babylips - Cherry Me
8. Note Oje - 24 Dusty Rose
9. Hobby Böğürtlen & Yoğurt Özlü Yüz, El ve Vücut Kremi - 20 ml.

Umarım hazırladığım paket hoşunuza gitmiştir. Sorulacağını bildiğim için şimdiden belirteyim. Kargo bana ait olacak. 30 Kasım gecesi çekiliş sonlanacak ve aralık ayı ilk haftası kazananı açıklayacağım.

Katılım için gerekenler:
- Blogun izleyicisi olmak.
- Çekilişi facebook'ta herkese açık olarak paylaşmak.
- Paylaşım linki ve blogu izlediğiniz ismi bu yazının altına yorum olarak yazmak.

Bu çekiliş blog+instagram hesabımda (@masuminciler) devam edecektir. Hem blog hem instagramdan katılım yapanlar çekilişte iki hak kazanacaklar. Aklınıza takılan her şeyi bana masuminciler@hotmail.com.tr'den sorabilirsiniz. Mutlu akşamlar :)

Tess'in Gözyaşları - Pepper Winters / Kitap Yorumu (Karanlık #1)


Tess'in Gözyaşları başladığı gibi hızlı bir şekilde bitti. Sonu da daha devamı var der gibiydi. İkinci kitapta neler olacak merak ediyorum.

Öncelikle belirtmek istiyorum. Kitap şiddet, cinsellik, kaçırılma ve tecavüz içeriyor. Bu tarz kitaplar okumaktan hoşlanmayanların kitaptan uzak durmasını öneriyorum.

Tess Snow, 20 yaşındadır ve 2 yıllık sevgilisi Brax ile yaşamaktadır. Üniversite öğrencisidir. Brax'i sevmektedir ancak hep bir eksiklik hissetmektedir. Brax ile yaptıkları Meksika gezisi ikisinin hayatını da değiştirecektir. Tess artık eski Tess değildir. O bir köledir.

Q, zengin Fransız bir iş adamıdır. Kendi sırları vardır ve içindeki şeytanla baş etmeye çalışmaktadır. Ancak Tess ile karşılaştıktan sonra düzeni gibi düşünceleri de bozulmaya başlar. Meksika'da kaçırılıp Fransa'ya Q'ya gönderilen Tess'in savaşçı ruhu Q'nun kaçmak istediği her şeyi ona hatırlatmaktadır.

Kitapla ilgili ne yazsam spoiler olacak. Bu yüzden konusundan ziyade beğendiğim ve beğenmediğim yönlerinden bahsetmek istiyorum. Öncelikle kitap akıcı, okurken zorlandığınız bölümler çok fazla. Hani böyle vay bee ne aşk ama diye okumak mümkün değil. Şu ana kadar okuduğum bu tarz kitapların hiçbirine benzemiyor. Yine de uç karakterler yer almasına rağmen kitap kendini okutuyor. Midenizin kaldırmadığı bölümler oldukça fazla olacak. Empati yapılabilecek bir kitap değil. Kimse Tess'in yaşadıklarını yaşamak istemez çünkü. Ben bu tarz kitaplarda geçen uç olayların aşk ile bağdaştırılmasından hoşlanmıyorum. Sanırım kitapta hoşlanmadığım ilk şey buydu. Yani yapılan onca kötü muameleden sonra aşkı kabullenmek mümkün değil bana göre. Hoşlanmadığım ikinci şeyse Tess'in davranışları. Bir insan o kadar kısa sürede nasıl değişebilir. Bir nefret ediyor, bir çözmeye çalışıyor, bir hoşlanıyor. Yani hastalıklı bir karakter bana göre Tess.

Evet, ağır şiddet içeriyor ama akıcı bir kitap. Kurgu olduğunun bilincinde olmalı okuyan kişi ama yine de dünyada bu şeyleri yaşayan kadınlar olduğu göz ardı edilmiyor. Benim kitabı okurken sık sık düşündüğüm bir an önce bitirmekti. Çünkü ister istemez okuyanı etkiliyor. Dark, erotik vb. türlerde romanlardan hoşlanmıyorsanız mutlaka uzak durun diyorum. Son olarak kapakla ilgili bir şey yazmak istiyorum. Orijinal kapağı ile basılmadığı için çok hayal kırıklığına uğrayan oldu ama ben bu halini daha çok sevdim. Sanki kitaptaki gizemler kapağa yansıtılmış gibiydi. Dikkatli bakılınca orijinal kapaktaki kızın silik bir görüntüsü var bizim kapak baskısında. Bu kitapla ilgili söyleyeceklerim bu kadar. Görüşmek üzere...

GÜNCELLEME:

Serinin 2. kitap yorumu için TIK.

ARKA KAPAK

Muhteşem bir hayatım vardı. Âşıktım, mutluydum ve istediğim her şeye sahiptim. Sonra bir gün, her şey değişti. Bir adama satıldım!

Sevgilisi Brax Cliffingstone, yıldönümlerini kutlamak için Tess Snow'u Meksika'ya götürene kadar ikisinin de geleceğe dair umutları vardı. Altın rengi kumsalların, denizin ve güneşin tadını çıkaracak, birbirlerine yeniden âşık olacaklardı. Ancak gördükleri güzel rüyanın kâbusa dönmesi uzun sürmedi.

Dünyanın gölgelerinden habersiz Tess, kaçırılmış, hırpalanmış ve satılmıştı. Yeniden aydınlığa kavuşmanın bedeli ise Şeytan'la yapacağı anlaşmada, yalnızca bedenini değil ruhunu da ortaya koyması demekti.

Zindanımın derinliklerinde yankılanan bir fısıltı, "Gözlerindeki karanlığı görüyorum," diyordu. "O karanlık beni besliyor, o karanlık beni çağırıyor."
Ve karanlığın tadı kanıma karıştı. Acı, artık kalbimin en tanıdık yolcusuydu.

"Şimdiye kadar yaptığınız tüm 'en iyi kitap' listelerini unutun ve bu kitabı en başa altın harflerle kazıyın. Yılın değil, yüzyılın en iyi kitabı."
-Lip Smackin Good Books-