Fresh'n Soft Ter Emici Yapraklar


Bugün blogta yaz ayında kullanmaya başladığım Fresh'n Soft Ter Emici Yapraklar'ı konuk ediyorum. Kullandığım ilk günden beri yazmayı düşündüğüm bu ürünü nihayet yazıyorum. Ciddi anlamda hayatınızda fark yaratacak bir ürün bu.


Bir kutuda 14 adet ter emici yaprak var. Yani her gün kullanıldığında bir kutu 1 hafta yetiyor. Ter emici yapraklar 2'şer adet olacak şekilde poşetlenmiş ve poşeti açtığınızda yapışkan bandıyla karşılaşıyorsunuz. Kıyafetinizi ters çevirip ürünün yapışkan bandını açıyor ve kıyafetin kol altına yapıştırıyorsunuz. Bu şekilde 5-6 saatte bir değiştirilmesi tavsiye ediliyor ama hatırladığım kadarıyla 6 saatten fazla kullandığım zamanlar oldu ve olumsuz bir şeyle karşılaşmadım. Yine de aşırı terleyen biriyseniz bu uyarıyı dikkate alın lütfen.


Ter emici yaprakları yapıştırdıktan sonra kıyafetinizi giydiğinizde hiçbir rahatsızlık hissi olmuyor. Çünkü ürün pamuksu üst yüzeye sahip. Terleseniz bile ter hiçbir şekilde koku yapmıyor ve kıyafete geçmiyor. Koku yapmama olayına ben pek inanmamıştım okuduğumda ama kullanınca kesinlikle doğru olduğunu gördüm. Her yaprak tek kullanımlık yani kullandıktan sonra ürün çöpe gidiyor.


Hassas ciltler için de uygun olan bu ürünle ilgili dikkat edilmesi gereken şeyler var. Dar ve önü düğmesiz kıyafetlere pek uygun bir ürün değil. Çünkü giyme aşamasında kayma olabiliyor. Bu yüzden önden düğmeli gömlek gibi kıyafetlerde %100 başarı sağlıyor. Dikkat edilmesi gereken bir diğer şey beyaz ve ince kumaşlı bir kıyafetle kullanmak. Şifon vb. kumaş türlerinden yapılma bir kıyafet tercih ettiyseniz ve özellikle beyazsa o zaman dışarıdan fark ediliyor :) Ben şahsen memnun kaldım, aşırı terleme sorunu olanlara mutlaka tavsiye ediyorum.

Fresh'n Soft ter emici mendilleri nerede bulabilirim derseniz Gratis'lerde ve Kağan Mağazalarında var. Onun dışında güvenilir birçok satış sitesinde satılıyor. Şimdilik hoşça kalın.

NOT: Ürün terlemeyi önlemiyor. Sadece teri kıyafetin dışına taşırmıyor, içine hapsediyor.

Essence All About Matt Sabitleyici Transparan Kompakt Pudra


Herkese merhaba

Düşürdüğüm için biraz mahvolmuş bir ürünle karşınızdayım. Düşürünce hafif bir çatlak olmuştu. Kullandıkça hava alması sebebiyle kabardı ve ben o kabarıklığı düzleştirmek isteyince ortaya böyle bir şey çıktı :) Neyse bu görüntünün nedenini açıklamak istedim. Şimdi ürünle ilgili şeylere geçiyorum.


Ben bu ürünü alınca bir süre kullanmadım. Çok fazla fondöten kullanmadığım için ve cildim kuru olduğu için pudraya ihtiyaç duymuyorum. Günlük kullandığım nemlendiricim yeterli geliyor ama fondöten ya da bb krem kullandıysam pudrasız olmuyor. Böyle zamanlarda kullandığım bu transparan pudra benim için yeterli oldu.


Pudrayı göz altı dahil tüm yüze uyguladığımda beyazlatma, çizgilere dolma gibi şeylerle karşılaşmadım. Uzun saatler bozulmadan makyajımın sabit kaldığını fark ettim. Fiyatına göre sabitlemesinin çok iyi olduğunu söyleyebilirim. Tek olumsuz yanı tozlanması, fırçayı pudraya sürünce toz toz olma olayını direk fark ediyorsunuz.


Ürünün ambalajı ile şunu söyleyebilirim. Çok şiddetli bir düşüş yaşamadığı halde ürün çatladı sonra da daha önce yazdığım gibi kabardı. Düşme esnasında kapağı da hafif kaydığı için ben kaparken kontrol ediyorum. Sanırım düşürmeseydim bu sorunların hiçbiriyle karşılaşmayacaktım :) Bu bitince tekrar alır mıyım sorusuna gelirsem bence alırım. Gerçi aklımda Rimmel London'ın transparan pudrası var. Onu bir denemek istiyorum. Ama her şekilde bundan tekrar alırım ben. Başka yazılarda görüşmek üzere... Hoşça kalın.

Aşktan Kaçarken - Emine Şeyma Mengi / Kitap Yorumu


Yeni kitaplardan biri olmasına rağmen pek tanıtımı yapılmadı. Oysa aynı yayınevinden çıkan birçok kitaptan daha okunabilir buldum. Yazarla ilgili tek bildiğim ilk kitabı olduğu. Wattpad'te yayınlanmış ve daha sonra kitaplaştırılmış. 

Aşktan Kaçarken eğlenceli bir romandı. Akıcıydı. Yazarın kalemi iyi, dediğim gibi yeni yazarlar arasında bir tık üstte diyebilirim. Benim açımdan tek bir olumsuz nokta vardı onu da en sonda yazacağım. 

Babası tarafından ortağının oğluyla evlendirilmek istenen Derin'in evden kaçmasını konu alıyor. Evden kaçtıktan sonra yakalanmamak için bir araba çalıyor ve arabanın sahibi daha doğrusu sahibinin adamları kısa sürede Derin'i buluyor. Olay bundan sonra başlıyor zaten. Arabanın sahibi Baran ile yolları kesişen şımarık Derin'i neler bekliyor neler?

Eğlenceli bir roman arıyorsanız ve tesadüfler sizi sıkmıyorsa bu roman size göre olabilir. Keyifli bir romandı diyebilirim. Biraz fazla tesadüf mü içeriyor ne diyebilirsiniz ama romanlarda çoğunlukla gerçekdışı şeyler aramıyor muyuz zaten? Şunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim baştan sona sıkılmadan okudum ve çok çabuk bitti.

Kapak ve ayraçla ilgili de bir şeyler yazmak istiyorum. Kapak rengarenk böyle bir bahar havası var. Bugünlerde böyle renkli kapaklı bir roman okumak bana iyi geldi. Ayracı çok şirin. Kim gördüyse aaa ne şirin dedi :)

Gelelim kitapla ilgili sıkıntıya, benim açımdan tek sorun tüm ile'lerin sürekli ayrı yazılmasıydı. En basitinden örnek verecek olursam "senin ile" yazıyordu. Bu durum fazlasıyla dikkat dağıtıcı geldi bana. Hepsi bu şekilde ayrı yazılınca yordu beni. Onun dışında gözüme batan pek bir şey olmadı. Yazara yolu açık olsun diyor yazımı bitiriyorum. Hoşça kalın.

Yükseliş - Julie Plec / Kitap Yorumu (The Originals #1)


Herkese merhaba

The Originals izleyicilerinden biri olarak bu kitabın çıkacağı haberini aldığımdan beri hemen okumam lazım deyip durdum. Nihayet çıktı ve fırsat bulur bulmaz okudum. Bir kere diziyle alakalı değil onu baştan belirteyim. Köken vampirlerin 1700'lerdeki halini okuyoruz. New Orleans'a geleli 9 yıl olmuş ve orda henüz kurtlar ve cadılar tarafından kabul görmüyorlar. Yeni vampir yapmaları yasak, kendilerine ait bir evleri yok. Sadece güçleri ve birbirlerine bağlılıkları var. 

Elijah oraya yerleşebilmeleri için bir ev bulma derdinde. Klaus herzamanki gibi her şeye karşı ve Rebekah yine aşk peşinde. Kısacası hepsinin doğası aynı ama bugünün yakınında bile değiller. Kol ve Fin yine tabutlarında dinleniyor o yüzden bu kitapta yer almıyorlar.

Bu kitapta en ilgi çekici olay tabii ki Klaus. Çünkü Klaus aşık. Hem de nasıl aşık, okudukça yakıştıramadım Klaus'a :) Aşık olduğu kız yani Vivianne nişanlı. O evlilik gerçekleşirse kurt adamlar ve cadılar arasında barış olacaktır ama nişanın olduğu gece gelini gören Klaus ona gönlünü kaptırmıştır. Ve vazgeçmeye hiç niyeti yoktur.

Kitap bölümlerden oluşuyor. Her bölümde sırayla bir köken vampiri okuyoruz. O kadar hızlı ilerliyor ki kitap hemen bitiveriyor. Serinin devam kitapları nasıl beklenir hiç bilmiyorum ama haftada bir yayınlanan dizi ile idare edeceğiz artık.

Yazar aynı zamanda dizinin senaristlerinden biri. O yüzden diziden farklı bir şey yok kitapta. Sadece zaman açısından farklılık var. Bu da konsantre olmayı kolaylaştırıyor. Kitapla ilgili tek sorun çabuk bitmesi. Go Kitap umarım serinin ikinci kitabını hemen çıkarır. Seri 30 kitaplık olsa yine okurum ben sorun değil :)

Biraz kapaktan bahsedeyim. Kapakta Klaus ve Rebekah var. Orijinal kapakta sadece Klaus var. İki türlü de güzel. Kapağı mıknatıslı, yine ayracı var. İçerik kadar dışı da mükemmel. Her haliyle sevdiğim bir kitap oldu. Tek dileğim devam kitaplarının mümkün olan en kısa sürede basılması. Hoşça kalın.

Kendin Yap Projesi: Ahşap ve Cam Boyama


Herkese merhaba

Bugün değişik bir yazı ile karşınızdayım. Kendin Yap projelerim hep oluyor ama ilk defa blogta yazıyorum ve sanırım artık hep yazacağım.

Hayata Dair blogunun sahibi Aycan'ın dekoratif boyama videolarını ve yazılarını görmeyen kalmamıştır herhalde. Ben böyle şeylere meraklı biri olarak birkaç kere izleyince merak ettim ve temel malzemeleri satın alıp başladım boyama yapmaya. Aşağıda dekoratif boyama örnekleri bulabileceksiniz.


İlk olarak dekoratif cam boyama ile başladım. Görselde gördükleriniz aslında meyveli soda şişesiydi. İçtikten sonra şişeleri güzelce yıkayıp kuruttum ve boyadım. Üzerine de peçete dekupaj yaptım. Mis gibi minik birer vazo oldular. Eve gelen herkesin ilgisini çektiğini söyleyebilirim.


Bu kavanoz aslında bir reçel kavanozuydu. Reçel bitince yıkandı kurutuldu ve boyandı. Sonuç güzel olmamış mı? Canlı çiçek koyuyorum içine çok hoş oluyor. İlk aldığım boya sarıydı. Bu yüzden eldeki malzemelerle yaptığımdan kalemlik ve bu vazo aynı renk ve desen oldu :)


Evet bu bir kulak çubuğu kutusuydu. Şu an boya kalemlerimin olduğu bir kalemlik. Normalde bu kutuları herkes gibi atıyordum ama artık değerlendirecek bir alan buldum. Söylediğimde kimse kulak çubuğu kutusu olduğuna inanmıyor. Öylece çöpe attığımız basit bir kutu ne kadar kullanışlı bir şeye dönüşebiliyor. Biraz düşünüp değerlendirmek lazım.



Son olarak annem için hazırladığım bu kutu. İkinci dekoratif ahşap boyama denemem. İlkini bir arkadaşıma hediye etmek için hazırlamıştım ve büyük bir kutu olduğu için beni fazlasıyla zorlamıştı ama arkadaşım çok beğendi. Annem için hazırladığım bu kutuyu yüzük kutusu haline getirdim. Severek kullanıyor.

Baştan beri hep düzgün mü gitti bu iş. Tabii ki hayır. Cam boyama yaptığım minik bir kavanoz ve bir krem kutusu iğrenç olduğu için çöpü boyladı :) Yine de zamanla daha iyiye gidiyor insan. Önemli olan yapmaya devam etmek. Aklımda boyamak için birkaç obje var. İlk fırsatta aşama aşama buraya ekleyeceğim. Evinize renk katmak istiyorsanız dekoratif boyama olayını bir düşünün :) Sonraki yazılarda dekoratif boyama nasıl yapılır kısmına ağırlık vereceğim. Bu objeleri boyarken aklımda bunları bloga yazmak yoktu. Bu yüzden aşamaları, kullandığım tekniği, boyaları falan fotoğraflamadım. Bundan sonraki boyamalarda buna dikkat edeceğim. Kendin Yap fikirlerinin devamı gelecek. Şimdilik hoşça kalın.