Sisli Hatıralar Rıhtımı - Hazel Gaynor / Kitap Yorumu


Sisli Hatıralar Rıhtımı, yazarın ülkemizde basılan 2. kitabı. Ben yazarı yeni keşfettim. Menekşeler Fısıldarken'i okumamıştım ama bu romandan sonra onu da listeme ekledim. Ciddi anlamda etkileyici bir hikaye var bu romanda. Duygusal biriyseniz ağlamadan bitirebileceğinizi sanmıyorum.

Titanic faciasını bilmeyen yoktur. İnanılmaz üzücü bir olay. Üzerinden 100 yıldan fazla zaman geçmiş olsa da unutulmayan olaylar arasında yer alıyor. Yazar, Sisli Hatıralar Rıhtımı'ı gerçek olaylardan yola çıkarak yazmış. Hatta kitabın sonunda hangi gerçek kişilerden esinlendiğini de tek tek açıklamış. Her ne kadar bazı kısımlar kurgu olsa da gerçekten o olayın yaşandığını bilerek okumak zaman zaman beni zorladı.

“Yaşam kırılgan bir şeydir Grace, bir kiraz çiçeğinin yaprağından farklı değildir. Bir an büyüyüp çiçek açarken, bir an sonra aniden çıkan bir rüzgarla yere düşebilir. Hayatımızı garanti olarak görmemeli ve kendimizi mutlu etmek için elimizden geleni yapmalıyız.”

İrlanda'nın bir köyünde yaşayan Maggie, annesinin ölmesiyle yalnız kalır. Amerika'da yaşayan teyzesi onu almaya geldiğinde onlarla birlikte 12 kişi daha Amerika'ya gitmeye karar verir. Bu 14 kişi Titanic ile seyahat edecekleri için çok heyecanlıdır ama Maggie'nin içi rahat değildir. Sevgilisi Seamus'u geride bırakacak olmak onu fazlasıyla üzer ama Seamus, hasta babasını bırakamayacağı için mektuplarla bu ilişkiyi sürdürmeyi kararlaştırırlar. Gitme günü geldiğinde 14 kişi yola çıkar. Tıtanic'e binip yola çıktıklarında herkes gibi onlar da yaşanacaklardan habersizdir.

"'Diğerlerini sonraki filikayla getireceksiniz, değil mi?'

Harry subayın gözlerine baktığında daha önce hayatında hiç görmediği, yaşadığı müddetçe de bir daha asla görmek istemediği bir korku gördü.

'Bu son filika,' dedi subay sesini alçaltarak. 'Başka yok.'"

Bölümler arada 1912'yi arada da 1982'yi anlatıyor. Olayları birden fazla karakterlerin gözünden okuyoruz. 1982'nin anlatıldığı kısım Grace'in yer aldığı bölümler. Gazetecilik okuyan Grace, babasının ölümüyle birlikte MS hastası olan annesini yalnız bırakmamak için okula ara verip onunla yaşamaya başlar. Geçen 2 yılda hayallerinin peşini bırakan Grace, 21. doğum gününü kutlarken daha önce duymadığı gerçekleri öğrenir. Büyük büyükannesi Maggie, Titanic'ten kurtulanlar arasındadır ve o güne kadar ailede bu konuyla ilgili hiç konuşulmamıştır. Grace'e okuluna dönüp hayallerini gerçekleştirmesi için bir sebep vermeye kararlı olan Maggie, tüm yaşananları kızının torununa anlatır.

"Asla ardında pişmanlıklar bırakma Grace. Ancak seçeneklerimizin ne olduğunu bildiğimizde bir seçim yapabiliriz. Eğer geri çekilir, arkamızı döner ve saklanırsak, seçeneklerimizin ne olduğunu asla bilemeyiz. En sonunda yaşlandığında merak eder ve pişmanlık hissedersin. Ümit dolu bir hayat yaşa. Pişmanlık dolu değil."

Kitaptaki detaylar hoşuma gitti. Maggie'nin cebinde kalan mektuplar, Peggy'nin takıntılı olduğu şapkası, şanslı Harry'nin Titanic'in batışından sonraki hayatı, Seamus ile ilgili şok edici son, Maggie'nin günlüğü ve muhtemelen buraya yazamadığım çok daha fazla detay kesinlikle konuyu zenginleştirmişti. Kitabın bazı bölümlerinin başında gerçekten Titanic'ten gönderilen telgraf mesajları yer alıyordu. Hiç sıkılmadan okudum. Hele Grace'in makalesinin yayınlanmasıyla ortaya çıkanlar çok daha güzeldi. Sanırım en favori sahnem de Titanic'in batığının bulunduğu sahneydi. Tadını kaçırmamak adına detaya girmemeye çalıştım ama fazlaca etkilendiğim için çok kısa yazmak istemedim. Daha fazla uzatırsam da olayları açıklamaya başlayacağımı biliyorum :D O yüzden burada yorumumu sonlandırıyorum. Etkileyici ve gerçekleri barındıran romanlar seviyorsanız Sisli Hatıralar Rıhtımı'nı kesinlikle öneririm.

"'Bu tarihi nasıl bu kadar net bir şekilde hatırladığımı biliyor musun Grace?'

'Nasıl?' Grace, Maggie'nin cam gibi gözlerine dikkatle baktı. Etraflarındaki hava bir an için hareketsiz kalmış gibiydi. Grace'in bedeni adeta buz kesti.

'Ben de oradaydım. Titanic'teydim.'"

Emanet - Fatma Erdek / Kitap Yorumu


Herkese merhaba

Fatma Erdek, en sevdiğim Türk yazarlardan biri. Hangi kitabını okursam okuyayım bittiğinde kitabın kapağını aynı hislerle kapıyorum. Sanırım en sevdiğim yönü de sıradan konuları ele alıp muhteşem eserler ortaya çıkarması. Emanet'i de o kitaplar arasına ekledim. Tadını kaçırmamaya çalışarak biraz konusundan bahsedeyim.

"Aşklar türlü türlü olurdu. İnsan defalarca âşık olurdu. Ömür neler neler görürdü. Fakat hepsi gelip geçer, sadece ilk aşk, bir yara gibi kanardı insanın yüreğinde."

Berhan Dağlıca, bir bakan olsa da aynı zamanda aşiret ağasıdır. Doğup büyüdüğü topraklardan kopmasında ilk gençlik yıllarında yaşadığı bazı olaylar etkili olmuştur. Ailesinin söz verdiği ailenin kızıyla evlenmiş ancak hiçbir zaman mutluluğu bulamamıştır. O da kendini siyasete vermiş ve başarılı bir siyasetçi olmasıyla öne çıkmıştır.

"Belki her olasılığı ince ince formüllerle çözmek gerekmiyordu. Belki göründüğünden daha basit ve daha kolaydı hayat. Etrafı düşünmek yerine, kalin sesini dinlemek doğruydu belki. Cemile'nin yaptığı gibi..."

Yıllar önce evlerinde çalışan Mevsim ile yaşadıkları aşk ve bu aşkın bitiş şekli onu çok yaralamıştır. Daha sonraları öğrendiği gerçeklerse onu ailesinden uzaklaştırmıştır. Kitabın olmazsa olmaz karakteri Cemile'den bahsetmeden olmaz. Cemile Berhan'ın iş arkadaşı aynı zamanda da ilişki yaşadığı kadın. Sanırım üzüldüğüm karakterlerden biriydi Cemile. Her şeye rağmen Berhan'ın yanında yıkılmadan duruşu çok etkileyiciydi. Evli erkeklerle ya da kadınlarla ilişkileri kesinlikle onaylamıyorum yanlış anlaşılmasın :) Yıldız'ı da unutmamak lazım, iyi ki yazılmış dedirten karakterlerdendi. Onun aşkı nasıl desem fazlasıyla masumdu. Berhan'ın ailesi ve eşinden hiç bahsetmek istemiyorum. Ne kadar kötülük varsa hepsinde başroldeydiler maşallah.

"İçinde fırtınalar kopan bir adam, yakınında kimseyi istemez, Yıldız. Bırak, durulsun biraz."

Kitap Berhan Dağlıca'nın bir kalp rahatsızlığı yaşayıp hastaneye kaldırılmasıyla başlıyor. Daha sonrasında Berhan'ın tek arzusunun oğlunu görmek olduğunu bilen Cemile, Cihan'a ulaşıp haber veriyor. Cihan, İngiltere'de herkesten uzak çalıştığı işinde mutlu. Babasıyla arasında hiçbir iletişim yok ama onun ölebileceğini öğrendiğinde soluğu hastanede alıyor. Yıllar önce kopan bağ araya ölüm ihtimali girdiğinde değişmeye başlıyor.

"'Sakın!' dedim öfkeyle. 'Bu geceden sonra, uzaktan bakacaksın bana. Ben ona uzaktan bakacağım,siz de bana.'"

Tüm karakterler oldukça sağlamdı. Bu karakter gereksiz olmuş ya da bu kitap niye bu kadar uzatılmış dediğim bir bölüm olmadı. Her şey tadındaydı. Hatta sonu neden o kadar kısa kesilmiş daha devam etseydi keşke diye düşündüm. Çok anlamlı ve abartısız idi. Yazar, daima sadelikten şaşmadan yazıyor zaten. O kadar abartı kitap arasında da bu özellik aşırı hoşuma gidiyor. Yeni kitapları da heyecan içinde bekleyeceğim. Başka yazılarda görüşmek üzere... Hoşça kalın.

"'Bana seni, annemi ve beni anlat' demişti. Bu Berhan için bütün bir hayat demekti. Çocukluğundan başlayacak, gençliğinden geçecek, bugüne, kırk altı yaşının sekizinci ayına kadar gelecekti. Cihan'a hiç tanımadığı bir adamı anlatacaktı. Ve sonra onun, o adamı babası olarak kabul etmesini umarak bekleyecekti."

Garnier Nem Bombası Canlandırıcı Kağıt Yüz Maskesi - Normal ve Kuru Ciltler İçin

Garnier Nem Bombası Canlandırıcı Kağıt Yüz Maskesi

Garnier'nin yoğun nem ve canlı görünüm verdiğini iddia ettiği kağıt yüz maskesi yorumu ile geldim. 1 maske 1 haftalık nemlendirici seruma eşitmiş. Benim cildim gibi yoğun neme ihtiyaç duyan bir cildiniz varsa kuru ciltlere uygun her maskeyi denediğinizi düşünüyorum. Herkes deniyor ama o doğru maskeyi bulan pek yok :( Kışın başlamasıyla ciltteki donuk görüntü beni fazlasıyla rahatsız ediyor. Bunun arkası yanakların pul pul olması ve bu durum soğuklarda oldukça acı veriyor. Nem Bombası Yüz Maskesi vaatlerini yerine getiriyor mu bakalım?


Nem Bombası Canlandırıcı Kağıt Yüz Maskesi - Normal ve Kuru Ciltler İçin

Ben bu maskeyle yaz aylarında tanıştım. Cildim kış aylarında olduğu kadar kuru olmuyor yaz aylarında. Hatta yazları normal cilt tipine sahip olduğumu söylemem yanlış olmaz. Maskeyi ilk ağustos ayında yaptığım için ve o sıcaklarda maskenin verdiği serinlik çok güzel geldiği için maskeyi stoklamıştım. Mevsim kış olunca işler biraz değişti. Maske şu an bana yeterli gelmiyor maalesef. Bu yüzden başka maskelere geçiş yaptım ve kesinlikle işime yarayan bir maske buldum. Onun yazısını da birkaç denemeden sonra yazacağım. 

Garnier Nem Bombası Canlandırıcı Kağıt Yüz Maskesi - Normal ve Kuru Ciltler İçin

Nar özü, hyaluronik asit ve nemlendirici serumu bir araya getiren bu kağıt maske nasıl kullanılıyor?

Maskeyi paketten çıkarıp beyaz olan kısmı yüzümüze yerleştiriyoruz. İnanılmaz bir ferahlık veriyor. Mavi filmi çıkarıyoruz. Ve maske yüzümüzde 15 dakika bekliyor. Sürenin sonunda maskeyi çıkarıp atıyoruz ve kalıntıları el yardımıyla dağıtıyor ya da temiz bir pamukla temizliyoruz. Ben genelde elimde dağıtmayı tercih ediyorum.

Garnier Nem Bombası

Maskeyi yüzüme koyduğumda yoğun bir ferahlık dışında pek bir şey hissetmiyorum. 15 dakika boyunca işlerimi yapmaya devam ediyorum çünkü maskenin düşme ihtimali yok. Yoğun bir sıvıyla kaplı olduğu için yüze hemen tutunuyor. 15 dakika sonunda maskeyi çıkardığımda pek bir farklılık hissetmiyorum, yüzümdeki kalıntılar kuruduğunda birkaç saat boyunca hafif gerginlik hissi oluyor ve ben bu gerginlikten hoşlanmıyorum. Kuru ciltler için yeterli değil maalesef. Maskeden sonraki gün cildimin daha canlı olduğu doğru ama bu maalesef bir günle sınırlı kalıyor. Stoklarımı bitirdikten sonra tekrar almayı düşünmüyorum. Başka yazılarda görüşmek üzere. Hoşça kalın.

Madamecoco.com Aralık Ayı Alışverişim


Herkese merhaba

Aralık ayının son günlerinde Madame Coco'nun güzel indirimlerinden yararlanarak bir alışveriş yaptım. Alışverişimin büyük çoğunluğu gördüğünüz gibi defterlerden oluşuyordu. Ajanda, defter, not defteri tarzı şeyleri çok seviyorum. Bulduğumda da böyle bol bol alıyorum. Bir kısmını hediye etme amaçlı aldım. Bir kısmı da benim ve annemin. Annemin aldığı birkaç ürün görselde yer almıyor. Fotoğrafa ancak bu kadarı sığdı. Kendime aldığım kutuyu da tahminimden çok daha büyük olduğu için buraya ekleyemedim ama linkini şuraya bırakıyorum. 10 litre kapasiteli kutuyu 15 tl'ye aldım. Şu an fiyatı daha uygun. 


Bloknot, defter ve yapışkan bloknotlar çok şirinler. Sık sık Madame Coco mağazalarından alıyordum. Bir süre almam artık sanırım :) Sol üstteki yeşil bloknot 3.12 tl, siyah defter 1.81 tl, diğer defterler tane 1.87 tl idi. Yeşil yapışkan bloknot 3.75 tl, 6'lı yapışkan bloknot 3.12 tl idi. 


Dikiş temalı defter 3.75 tl, gelincik defter ve yeşil çiçekli defter tane 2.44 tl, pembe spiralli not defteri 3.12 tl idi.



Alışveriş yapma sebebim şu minik dikiş setiydi. Mağazada görüp çok beğenmiştim. 9.37 tl'ye indiğini görünce hemen sepete ekledim. Mini mandal setini 3.12 tl'ye aldım. Şu an kullandığım ve çok sevdiğim duş jelini de 8.12 tl'ye aldım. Kesinlikle alıp deneyin. Muhteşem bir koku.

En üstteki görselde yer alan ürünlerden 4'lü kadife askıları 9.37 tl'ye, dekoratif banyo küvetini 6.25 tl'ye, lifi 4.37 tl'ye, masa temizleme fırçasını 4.37 tl'ye satın aldım.

27 Aralık'ta verdiğim sipariş 3 Ocak'ta teslim edildi. Ürünleri kutuya yerleştirirken pek özenmemişler. Bir defterim zarar görmüştü ve kutunun kapağı tam kapanmıyordu, iki yandan yukarı kalkmıştı. Kutu kolilenirken o şekilde olabilir ya da içindekiler kapağına baskı yapıp o hale getirmiş olabilir. Tüm aldıklarımı kutunun içine doldurup göndermişler. Bilemiyorum ama tekrar internet sitesinden alışveriş yapmayı düşünmem. Mağazadan şaşmamak lazım. Başka yazılarda görüşmek üzere. Hoşça kalın. 

Hepsiburada.com Efsane Cuma ve En Uzun Gece Alışverişim

Herkese merhaba

Bugün hepsiburada.com'un iki farklı indiriminden aldığım ürünleri yazdım. İlk önce Efsane Cuma alışverişimi sonraysa En Uzun Gece alışverişimi okuyacaksınız. O zaman başlayalım :)

24 Kasım'daki Black Friday'i bize Efsane Cuma olarak uyarlayan sevgili Hepsiburada.com'un indirimlerine kayıtsız kalamayıp bir dünya şey almıştım. Yine her zaman olduğu gibi memnun kaldığım bir alışveriş oldu. Alışverişin tek kötü yanı aldığım 4 parça ürünün neredeyse birer gün arayla gelmesiydi. Yani 4 gün arka arkaya kargo gelmiş oldu. Hızlı bir şekilde göndermeye çalışıyorlar ama ben hepsinin birlikte gelmesini tercih ederdim. Ya da en azından 4 parça ürünü 2'şerli gönderselerdi. 

Dan Brown - Başlangıç

Tamamlamaya çalıştığım Dan Brown'ın Robert Langdon serisinin son kitabı Başlangıç'ı %50 indirimde görünce dayanamayıp aldım. %50 indirimli fiyatı 19 tl. Daha uygun fiyata bulabileceğimi de sanmıyorum :) Seri yavaş yavaş tamamlanıyor. Eksik 2 kitabım kaldı. Onları da zaman içinde alıp okuyacağımı umuyorum.

Harry Potter serisi set - 8 kitap

Harry Potter film serisini kardeşim bana biraz zorla izletmişti ve inanılmaz sevmiştim. O günden beri de kitap serisini almak aklımdaydı. Çünkü benim için kitaplar her zaman önce gelir. Kitapzen isimli satıcı satıyordu. Fiyat 154 küsurdu. Çok uygun gelince kaçırmayayım dedim. 8 kitap için çok uygun geldi fiyat bana. Sanırım %40 indirimle almış oldum. Dediğim gibi uzun zamandır seriyi takip ediyorum. Bu arada kitapların biri hasarlı geldiğinde Kitapzen hemen değişimini yaptı. Çözüm odaklı çalıştıklarını ve çok nazik olduklarını söylemeden geçmek olmaz. Tekrar teşekkür ediyorum. 

Sony MDRXB550APL.CE7 mavi kulaklık



Kurban bayramından önce D&R'dan güzel bir Philips kulaklık almıştım. 130 civarıydı fiyatı ve yaklaşık 1 aylık bekleyişimin ardından D&R dalga geçer gibi ürünü temin edemedikleri için siparişi iptal ve parayı iade ettiklerini mail ile bildirmişti. O günden sonra da bir daha hoşuma giden uygun fiyatlı bir kulaklık bulamamıştım. Hepsiburada.com indirimini görünce ufak bir araştırmayla bu çok tatlı Sony kulaklığı aldım. Kendisiyle şu aralar aşk yaşıyoruz. Cidden çok güzel. Kendisini 149 tl'ye aldım. Modeli Sony MDRXB550APL.CE7

LCWaikiki pamuklu tişört

21 Aralık en uzun gece olduğundan indirimleri de beraberinde getirdi. Ben de bu indirimleri tüm aileye tişört alarak kullandım :) LC Waikiki'nin pamuklu tişörtlerini seviyorum. Aslında ailecek seviyor ve kullanıyoruz ancak artık mağazalarda pamuklu tişört bulmak çok zor. Maksimum üç çeşit pamuklu tişört oluyor. Diğerleri maalesef genel olarak polyester. Polyester ürünleri alıp kullanmadığım için sürekli alışverişlerden elim boş dönüyorum bu aralar. Trendyol, Hepsiburada gibi siteler yardımıma koşuyor neyse ki :) Kendim için bu iki tişörtü seçtim ve gerçekten de çok güzeller. Yeşil tişört 14.95 tl, pembe tişört 19.95 tl. Yine çok memnun kaldığım bir alışveriş oldu. Güvenemeyip alışveriş yapmaktan çekinen varsa gönül rahatlığıyla yapabilir. Her sorunu çözmeye çalışıyorlar. En çok alışveriş yaptığım site diyebilirim.

Hepsiburada'dan yaptığım alışverişlerden fazlasıyla memnunum. Özellikle kitap başı 1 tl kargo alması çok güzel. 50 tl ve üstü kargo bedava oluyor genelde ama bazen çok uygun fiyata bir kitap bulduğumda 1 tl kargo ödeyip o kitabı alabilmek güzel. Darısı diğer alışveriş sitelerinin başına diyeyim. Başka yazılarda görüşmek üzere. Hoşça kalın.