RSS

Yemezler Güzelim - Zeliha Eren / Kitap Yorumu (BİS #3)


Herkese merhaba

Bilişim İstihbarat Serisinin 3. kitabı Yemezler Güzelim yorumuyla geldim. Serinin 2. kitabı Mekanik Aşk'ın yorumunu yazdığıma gayet emindim ama bloga baktığımda yazmadığımı gördüm :( Yine de 3. kitabı yazmak istedim. Okumamın üzerinden uzun zaman geçtiği için Mekanik Aşk'ı şu an yazmak doğru gelmedi. Tekrar okursam o zaman ilk işim yazmak olacak. Çünkü Alex'ten bahsediyoruz :D 

Yemezler Güzelim, inanılmaz eğlenceliydi. Zaten serinin önceki kitaplarında, Mila'yla ilk tanışmamızda bunu hissetmiştim. Zack'i yola getirecek sağlam bir kız lazımdı ve Mila olması gerekenin çok daha fazlasıydı. Serinin önceki kitaplarını okuyanlar Zack'in BİS ajanlarından biri olduğunu hatırlar. Onu tarif etmek için Kuzey ve Alex'in ilk halleri gibi diyebiliriz. Mila ile Zack'in tanışma anında ve tanışmadan sonraki karşılaşmalarında aralarındaki tek duygu nefretti. Ama bilirsiniz ki aşk ve nefret arasında çok ince bir çizgi var. İkilimiz de ne olduğunu pek anlayamadan çizgiyi geçiverdi.

Mila, 5 abi ile büyümüş. Bu üvey abiler ona hiçbir zaman üvey kardeş gibi davranmadıklarından aralarında çok özel bir bağ var. Tek sorun aşırı korumacı olmaları. Mila'nın annesi, Mila küçükken Türk bir adamla evleniyor. Ve Mila'nın çok sevdiği babası ve abileri de hayatına böylece dahil oluyor. Zack, annesi, babası ve kardeşiyle tipik bir aile. Olaylar da Zack'in ailesini görmek için onların evine gitmesiyle başlıyor. Oraya eğitim için belli bir süreliğine kalmaya gelen kızın Mila olduğunu fark etmesiyle birlikte olaylar da kendiliğinden gelişmeye başlıyor. Mila ile ilgili gelişen olayları ise hiç beklemiyordum. Spoiler olacağı için bahsedemiyorum.

Mila'nın abilerini çok sevdim. Koruma olayını abartsalar da tek amaçları Mila'yı kötülüklerden korumaktı. Zack ve Mila'nın karşı karşıya geldiği sahnelerin %80'i benim kahkahamla sonuçlanıyordu. Birbirlerini görmeye bile dayanamayan bu ikilinin diyalogları muhteşemdi. Zack'in annesi şaka gibiydi. Zack'te şok oldu zaten gelişen olaylardan sonra. Olaylar olayları kovaladı resmen. Kitap hiç tahmin edilmeyecek bir noktaya gitti. Serinin ilk kitabı da eğlenceli ve güzeldi ama benim için Yemezler Güzelim'in yeri ayrı olacak. Belki de aşırı yoğun ve stresli bir zamanda okuduğum ve o kadar gülmek bana iyi geldiği için bu kadar fazla sevdim, bilemiyorum. Baştan sona keyifle okudum. 

Tabii ilk göz ağrımız Kuzey ve Masal'ı, çapkınlıktan emekli olan Alex'i ve Julie'yi az da olsa okumak güzeldi. Hele şu bekarlığa veda olayının olduğu bölüm tam bir komediydi. Uzun süre unutabileceğimi sanmıyorum. Julie'nin robotlarını da özlemişim :D Kitabın sonuna BİS serisi 4. kitabından da ufak bir bölüm eklenmiş. Azra ve Mert'in arasında neler olacak, merakla bekliyorum :) Az buçuk Azra ile ilgili bir şeyler öğrendik. Sonuç ne olacak, bekleyip göreceğiz.

Kuzey Masalı yorumu için TIK.

Avon Eve Duet EDP - Kadın Parfümü


Herkese merhaba

Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun :)

Bugün kayıtsız kalamadığım için aldığım Avon'un en yeni parfümü Eve Duet EDP'ye göz atacağız. Reklamlarda da boy gösteren bu parfümün yüzü oyuncu Eva Mendes. Katalog dahil tüm mecralarda Eva Mendes'i elinde bu parfümle görebilirsiniz :D



Eve Duet iki farklı parfümden oluşuyor. Ayrı ayrı iki farklı parfüm bir şişede buluşmuş. Parfümlerin 25'er ml. lik olduğunu belirtmek gerek diye düşünüyorum. Gün içinde kullanılabilen Eve Duet Radiant, clementine mandalina, nilüfer ve altın amber notaları içeriyor. Buna çiçeksi bir koku denilebilir. Gece kullanılabilen Eve Duet Sensual ise mor erik, nilüfer ve paçuli notaları içeriyor. Buna da meyvemsi koku denebilir. Bu parfümler tek tek kullanılabildiği gibi karıştırılarak da kullanılabiliyor. Fazla ağır kokulara gelemediğim için karıştırarak kullanmayı denemedim ama tek tek ikisi de ayrı güzel. Gündüz gece demeden benim gibi kafanıza göre takılabilirsiniz :)



Genelde Eve Duet Radiant, Avon'un satıştan kalkmış bazı parfümlerine benzetiliyor. Ben de bir parfüme benzetiyorum ama henüz adını hatırlayamadım. Sensual'in kokusu daha meyvemsi. Açıkçası meyveli kokuları hiç sevmem ama bu parfümde mor taraf yani Eve Duet Sensual daha fazla hoşuma gitti. Karıştırarak denersem yine yazıyı güncellerim ama tek tek kullanacağımı düşünüyorum. İkisi de hoşuma gitti. Çok farklı kokular olduğunu iddia edemem. Bir şekilde tanıdık geliyor ikisi de ama bu durum beğenmeme engel olmuyor :D Severek kullanacağıma eminim. 




Avon parfüm setleri her zaman hoşuma gitmiştir. Bu parfüm setinin çok uygun olduğunu söyleyemem ama en azından tatmin edici ürünler var. İlk olarak iki parfümün de vücut losyonları var. Ek olarak bir tane de çok severek kullandığım Avon Glimmerstick açılıp kapanabilen siyah göz kalemi var. Setin katalog fiyatı 61.85 tl. Ben 41 tl gibi bir fiyata aldım.


Siz Avon parfümlerini kullanıyor musunuz? Memnuniyet durumunuz nedir? Kısa da olsa yorum yazarsanız sevinirim. Ağır kokular harici kadın parfüm önerilerine açığım.

NOT: Avon'un satıştan kalkan parfümlerinden siz de benim gibi şikayetçi misiniz? Neyi sevsem özenle satıştan kaldırılıyor. Satışı olmayan Avon parfümlerinden bulabilen varsa bana da yazarsa sevinirim :)

GÜNCELLEME: Karıştırıp kullanınca efsane bir koku çıkıyor ortaya. Hele kıyafetinize sıktıysanız ertesi gün o kadar güzel kokuyor ki ben o kokuyu çok daha fazla beğendim.

Sertex Ixir Kumaş Temizleyici Deneyimim


Herkese merhaba

Yıllar önce(şimdi baktım yıl 2010'muş) Sertex Ixir'i kullanmaya başlamış ve kısaca üründen bahsettiğim bir yazı yazmıştım. Yıllardır kullanıp çok memnun kaldığım bir ürün olduğu için bu kez daha detaylı yazmak istedim. Cidden zaman tasarrufu açısından fark yaratan bir ürün. Ben birkaç şişe bitirdim. Hatta yıllar içinde koltuklara ya da koltuklara örtülen kumaşlara bir şey döküldüğünde Ixir'i kap gel gibi bir söylem bile geliştirdik :)



Yaz boyu şeftali suyu ve ketçap başta olmak üzere birçok şey döküldü koltuklara ve kurtarıcımız yine Ixir oldu. Kumaşa herhangi bir zarar vermeden temizleme yapan bu ürün sıvı formda. Şişesi bildiğimiz sprey şişelerden. Hem sıvı olması hem sprey şeklinde olması uygulama kolaylığı sağlıyor. Lekenin üzerine döküp biraz bekletmek ve ıslatılmış bir bezle lekenin üzerini silmek yeterli geliyor. 2 dakika içinde lekeden eser kalmıyor. Şimdi yakalayıp fotoğrafladığım iki leke üzerindeki etkisini göstermek istiyorum.



İlk leke şeftali lekesi. Şeftali yerken suyu dökülünce hemen ürünü uyguladım. Sonuç sizin de gördüğünüz gibi mükemmeldi ama bir de kurumuş lekedeki başarısını göstermek istiyordum. Bu yüzden biraz beklemem gerekti. En nihayetinde ketçap lekesini ertesi gün fark edince hemen lekeyi ve üründen sonrasını fotoğrafladım.



Kurumuş leke ilk anda çıkmamış gibiydi ama kuruduktan sonra baktım ki leke yok olmuş. Yıllardır kullandığım halde ben bile şaşırdım. Kullandığım son şişe biraz daha farklı geldi bana. Şişe aynı şişe ama ürün daha güçlü gibi. Sonuç olarak sıcağı sıcağına da uygulansa kurumuş lekeye de uygulansa başarılı bir ürün Sertex Ixir. Gönül rahatlığıyla herkese tavsiye ederim :)

Patron - Vi Keeland / Kitap Yorumu


Uzun zamandır okumak istediğim Patron'u aldıktan sonra fazla bekletmeden okudum ve bayıldım. Nasıl güzel bir romandı o öyle. Kapağına bakıp kesinlikle yargılamayın. Kesinlikle okunmasını tavsiye ediyorum :)

Nasıl güzel bir kitaptı o öyle hala yüzümde gülümsemeyle hatırlıyorum. Kapağına bakıp kesinlikle yargılamayın çünkü konusu kesinlikle düşündüğünüz gibi değil. Ciddi anlamda konusu olan ve akıp giden bir romandı. Yazarı takip ettiğim yazarların arasına ekledim bile.

Patron'un konusu kısaca kitabın arka kapağında özetlenmiş. Reese ve Chase oldukça sıra dışı bir şekilde tanışırlar. Asıl hikaye ise o tanışmadan 1 ay sonra başlıyor. İşini değiştirmeyi düşünen Reese, aynı gün iki farklı şirket ile görüşür ve ikisi de olumlu olmaktan çok uzaktır. Morali bozuk olan Reese'i neşelendirmek için erkek arkadaşı devamlı gittiği spor salonuna gitmeyi önerir. Ve o spor salonunda Reese ve Chase 2. kez karşılaşır. Ayaküstü bir sohbetin ardından Reese'in elinde iş bulmasında ona yardımcı olabilecek bir kişinin numarası vardır. Bu yönlendirme işe yarar ve Reese işe başlar ancak patronunun Chase olduğunu ve onun kozmetik sektöründe başardıklarını öğrendiğinde şok olur.

Chase'in ilk andan itibaren isteği çok nettir. Bu konuda fazlasıyla açık olmak onun açısından sorun değildir ancak Reese daha önce bir iş arkadaşıyla yaşadığı tek gecelik ilişki sonucu iş arkadaşlarıyla iş ilişkisi dışında bir ilişki kurmayacağına karar vermiştir. Chase ile aralarındaki çekimi inkar etmese de tercihini ondan uzak durmaktan yana kullanır. Chase'in netliği ve neredeyse aralarındaki elle tutulacak çekim bocalamasına neden olur. Chase'in geçmişi ile ilgili öğrendiği gerçekler ve sonrasında yaşananlar kesinlikle okunmaya değer.

Kitap baştan sona bol bol eğlenceli diyaloglar içeriyordu. Çok eğlenerek okudum ve bitmesin istedim. Uzun zamandır bu kadar severek okuduğum bir kitap olmamıştı. Bundan sonra yazarın sıkı takipçisi olacağım ve muhtemelen ne yazsa alıp okuyacağım :)

Yabancı Yayınları yazarın yeni kitabını bu cuma satışa sunacakmış. Egomanyak ismiyle çıkacak kitabı eminim benim gibi dört gözle bekleyenler vardır. En kısa sürede alıp okumak için sabırsızlanıyorum. 

Eylül Ayında Okuduğum Kitaplar


Herkese merhaba

Yazı biraz geç kaldı. Planlarıma göre 1 Ekim'de yayınlanacaktı ama vakit bulup yazamadım :( Eylül ayı benim için çok verimsiz geçti. Sadece 6 kitap okumuşum. 10'lu sayıların altına düşmek sinirimi bozsa da şu an oturtmaya çalıştığım düzenden ötürü bu ay böyle oldu. Ekim'e de çok yavaş başladım. Umarım hızlanabilirim. Gelelim eylül ayında okuyup beğendiğim ve beğenmediğim kitaplara.

İlk olarak bitirip bayıldığım kitap Vi Keeland'ın Patron'u oldu. Yazısını yakında yayınlayacağım için detaylı yorum yazmıyorum ama mutlaka okuyun dediklerimden biri bu kitap. Detaylı yorum için takipte kalın :)

Merve Akıncı'yı Şahmelek kitabıyla sevmiştik. Yani en azından ben sevmiştim. Onun dışında Efsunlu Adamlar serisinin iki kitabı kütüphanemde olduğu halde henüz okuyamamıştım. 26 çıkınca hemen biter nasılsa deyip başladım ama büyük hayal kırıklığı oldu benim için. Hiçbir şekilde kendimi kaptıramadım ve haliyle kitap akmadı. Neden bilmiyorum hiç Merve Akıncı'nın yazım tarzıyla bağdaştıramadım kitabı. Umarım Efsunlu Adamlar'ı okurken böyle hissetmem.

Kadınsız Erkekler'i okumam bir ömür sürdü sanki. Rahat 2 hafta sürmüştür bitirmem. Öykü okumayı sevmememden mi kaynaklı bilmiyorum ama Murakami'nin bu kitabı da hayal kırıklığına uğrattı beni. Murakami'nin okuduğum 4. kitabıydı bu ve daha öncekilerin hiçbirinde bunun gibi duraklamamıştım. Beğendiğim birkaç öykü vardı tabii ki ama genel olarak sevemedim.

Hırsız ve Güzel'i okuoku.com'un 9.90 tl kampanyasından almıştım. Tarihi aşk romanı okumayı seviyorum. O dönemlere gitmek hoşuma gidiyor ancak Hırsız ve Güzel, bana vay be dedirten bir roman olamadı maalesef. Çok büyük bir beklentim de yoktu. Kitap beni içine çekemedi, aynı şeyin etrafında dönüp durmuş yazar başından sonuna kadar. Akıp gitmedi, neden bilmiyorum. Kitabı okuyanlar çok sevmiş genel olarak.

Abartısız 2 yıldır sen daha o seriyi okumadın mı diye belki on kişiden duymuşumdur. Nerede kitabın yorumuna denk gelsem muhteşemdi, yazar ne yazsa okurumlara kadar farklı şeyler okudum. Efsane serisine artık başlamam gerektiğini düşündüm ve ilk kitabını eylül ayında okudum. Detaylı yorum yazacağım için kısaca bahsedeceğim. Beklentim haliyle büyüktü ve okuduğumda beklentimi karşılayamadı. Belki de kitaptaki karakterlerin yaşlarının küçüklüğünden dolayı böyle düşündüm, bilmiyorum.

Yağmurda Dans, merakla beklediğim kitaplardan biriydi. Serinin ilk kitabı Siyah Kar'ı okumuş ve bayılmıştım. Yazarın Paris ile ilgili takıntısı da çok hoşuma gitmişti. Bu kitapta da yine bol bol Paris yer almakla birlikte bana ilk kitaptaki duyguyu veremedi. Konusunun reenkarnasyon olması da hoşlanmama sebebim olabilir çünkü reenkarnasyona inanmıyorum ama daha önce reenkarnasyon konulu başka kitaplar okuyup beğenmiştim. Bir şekilde okurken oturtamadığım yerler vardı kitapta. Çözemesem de çok fazla sarmadı beni.

Beni sonbahar mı çarptı ne oldu bilmiyorum ama eylül'de muhteşem diyebileceğim tek kitap Patron oldu. Şimdi düşününce ben modumda mı değildim acaba? :) 6 kitap okumuşum ve sadece birini beğenmişim ki genelde okuduklarım sevdiğim tarzda kitaplar olduğundan beğenirim. Her neyse bu durum umarım ekim'de de devam etmez. Önceki aylarda olduğu gibi okuduğum kitaplara bayılmak istiyorum :D Umarım ekim ayında daha güzel kitaplar seçip okuyabilirim ve ay sonunda bu muhteşem kitapları okudum diyebilirim. Siz eylül'de kaç kitap okuyabildiniz? Neleri beğendiniz/beğenmediniz? Yorumlarınızı bekliyorum. Hoşça kalın :*