NYX Pump It Up Lip Plumper - Kim


Herkese merhaba

Bugünkü konuğumuz NYX dudak dolgunlaştırıcı. Yapısını beğendiğim bir gloss oldu, yapış yapış olan glosslardan değil. Sürüldüğünde renk vermiyor ancak dudakları daha belirgin hale getiriyor, hafif bir yanma oluyor ancak dolgunluk vadeden bu glossta ben tek başına uyguladığımda dolgunluk gözlemlemedim. 


Sürüldükten sonra yanma hissi bir süre devam ediyor ama uzun sürmüyor. Parlaklığı kalıcıydı ve güzeldi, hafif ışıltı veriyor. Parlatıcı olarak kesinlikle tercih edilebilecek bir ürün ancak dolgunlaştırma anlamında beklentiniz yüksek olmasın.


Süngerli aplikatör glossların genelinde var zaten bu da aynı şekilde, tüpü de aynı şekilde tipik bir gloss görüntüsü veriyor. 8 ml. ürünün orijinal paketi.


Dudakları nemlendirmesi hoşuma gitti. Dudakları kurutan birkaç ruj ile deneme yaptım ve sonuçtan çok memnun kaldım. Ürün dudağa pürüzsüz bir görüntü vermekle ilgili vaadini de yerine getiriyor.  Koku duyarlılığı olanlar için oldukça uygun çünkü kokusuz.

NYX ürünleri hayvanlar üzerinde deney yapmıyor. Lütfen ürün alırken bu konuya dikkat edelim. Hayvanlar deneyler yapılırken çok fazla acı çekiyor. Bu konuda duyarlı olalım.

Ürün fiyatı 27.95 TL ancak şu an Lila Kutu'da NYX ürünlerinde %40'a varan indirimler olduğundan indirimli olarak 16.77 TL'ye satılıyor.


Daima Aşk - Sandi Lynn / Yorum (Forever #1)


Orijinal İsim: Forever Black
Yazar: Sandi Lynn
Yayınevi: Elf Yayınları
Sayfa: 366
Baskı Yılı: 2014

Connor Black, 30 yaşında babasından devraldığı şirketi yöneten aşka inanmayan yakışıklı mı yakışıklı gecelik ilişkiler yaşayan aslında mutsuz bir adamdır. Bir sabah uyandığında Ellery'yi görür, gece sarhoş olduğundan onu hatırlamamaktadır ve mutfağında gördüğünde ona kızar. Ancak hiçbir şeyin sandığı gibi olmadığını öğrendiğinde ondan etkilendiğini fark etmeye başlar.

Ellery Lane, resim yapmayı seven yardımsever ve 4 yıllık sevgilisi tarafından terk edilmiş tek başına ayakta kalmaya çalışan bir kadındır. Barda sarhoşluktan ayakta duramayan adamı görünce ona yardım etmesi kaçınılmaz olur. 

Connor Black ile tanışması ona nelere mâl olacaktır? Ellery'nin yardımseverliğinin özellikle sarhoşlara yardım etmeye verdiği önemin nedeni, gönüllü çalışma nedenleri gibi şeylerin cevabını romanda buluyoruz. 

Erotik ögeler vardı evet ama erotizm üzerine kurulu bir roman değildi. Gerçekten hikayesi olan bir kitaptı. Kurgusu iyiydi. serinin 2. kıtabı Connor'ın bakış açısıyla yazılmış. İlk fırsatta okunacaklar arasında.

Cambaz - Burcu Demet / Yorum


Orijinal İsim: Cambaz
Yazar: Burcu Demet
Yayınevi: Postiga Yayınları
Sayfa: 400
Baskı Yılı: 2015

Gecem ve Aktan'ın adına azıcık olsa da Sahra'da rastlamıştık. Kızıl cadı Gecem ki bence hiç cadı değil hep Aktan aranıyor.

Gecem doktor, Aktan ise hukuk fakültesinde öğretim görevlisi. Ailelerin tanışıklığı uzun yıllara dayanıyor. Gecem'in çocukluk aşkı Aktan ama Aktan öyle çapkın ki Gecem'i görmüyor. Tabii ki bir yere kadar :) Gerçi ondan sonrası da çok talihli gitmiyor. İkilimizin kalabalık bir arkadaş grubu var ve geçmişte yaşanan 2 hafta Gecem ve Aktan'ın didişmesi için yetiyor, arkadaşları da seyirci oluyor bu didişmelere ama asıl eğlence evlilik iddiasına girmeleriyle başlıyor.

Sonlara doğru takipçilerini de katmış hikayeye yazar twitter isimleri kullanılanılmış. Arka arkaya bir sayfadan fazla bu şekilde isim var. Ek olarak bazı yayınevi yazarları ve hatta genel yayın yönetmenine kadar birçok isim kullanılmış. Belki bu şekilde hoşuna giden de vardır ama ben bu durumun kitabı amatörleştirdiğini düşündüm. Hepsi arka arkaya yazılmasaydı daha hoş olurdu sanki çünkü hikaye muhteşem, eğlenceli, akıcı. Neyse sonuç olarak oldukça sevdiğim bir hikaye oldu Gecem ve Aktan'ın hikayesi. Bu arkadaş grubundan başka hikaye çıkarsa da seve seve okurum ben :)

5 Gün Kala - Julie Lawson Timmer / Yorum


Herkese merhaba

Mara, başarılı bir avukattır. Doktor Tom ile evlidir ve Laks ismini verdikleri bir kızları vardır. Kendisi evlat edinilmiştir ve eşiyle o da evlat edinmeyi seçmiştir. 4 yıl önce yakalandığı Huntington hastalığı bütün hayallerini yıkmıştır. Hastalığının ilk zamanlarında kendi kendine söz vermiştir. Hastalığı başkalarına yük olmaya başladığında sessiz sedasız bu hayattan çekip gidecektir. Geçen 4 yıl sonunda bu belirtileri görmeye başladığında sadece 5 günü vardır. Ve geri sayım başlar.

Scott, öğrencileri tarafından sevilen bir öğretmendi. Laurie ile evliydi. Uzun süre çocukları olmamıştır. Scott'un öğrencilerinden Bray gelecek vadeden bir öğrenci ve basketbolcudur, üniversite okumaktadır. Bray'in annesi uyuşturucu nedeniyle 1 yıl hapis cezasına çarptırıldığında Bray'in kardeşi Curtis tek başına kalır ve Bray okuluna devam etsin diye Scott 1 yıllığına Curtis'e bakmayı teklif eder. 1 yılın bitmesine 5 gün kalmıştır ve Scott, Curtis'e çok alışmıştır.

Mara ve Scott'un üye oldukları Babanızın Ailesi Değil adında bir forum vardır. Takip eden üyeler arasında güzel bir arkadaşlık gelişmiştir.

Hikayede forum konularında bazı eksiklikler vardı ama güzel düşünülmüş bir ayrıntıydı forum. Bana geçmiş yılları anımsattı :) Mara için bir son yazılmıştı evet ama Scott için tam bir son değildi sanki. Arada bırakılmış bir sondu. Bir son yazılmış gibi ama aslında son değil.

Ah Be Sevgilim - Seda Özay / Yorum


Orijinal İsim: Ah Be Sevgilim
Yazar: Seda Özay
Yayınevi: Postiga Yayınları
Sayfa: 176
Baskı Yılı: 2014

Herkese merhaba

Öncelikle bu yazıyı yazarken kafamda soruların uçuştuğunu yazmak isterim. Okuyanlar ne demek istediğimi anlar. Sonu öyle düşündürücüydü k, daha önce bitirmiş olmama rağmen halen acaba öyle mi gibi sorularla boğuşmaktayım.

Verda, ailesi olarak sadece anneannesi Julide Hanım'ı bilmiştir. Babasını hiç tanımamıştır ve annesine dair hatırladığı belli belirsiz bir anıdır. Sırlar içinde büyümüş ve kendi içinde yaşayan bir kız Verda. Hiçbir zaman yaşıtları gibi olmamış. Geçmişe asla bakmayan günü yaşayıp geleceğe bakan bir kız. Geçen zamanı unutmayı seçiyor.

Anneannesinden ona kalan 3 katlı köşkün ilk iki katını cafe yapmış. Çatı katında da kendisi yaşıyor. Herkesle arasına belli bir mesafe koyan Verda, yalnızlığıyla mutlu olduğunu düşünüyor. Bir gün üst kattaki müşteri ki o kişi Cihangir, üst katta bir çanta bulduğunu söylüyor. Cihangir böylece Verda'nın hayatına giriyor.

Çantanın içinden büyük bir yasak aşkın mektupları çıkıyor. Mektuplar Adamın Teki imzasıyla yazılmış. Peki mektupları bırakan kim? Mektupların yazıldığı kişi Dora ve Adamın Teki kim? Bunların Verda ile ilgisi ne? Daha buna benzer onlarca soruyla kapıyorsunuz kitabı. 

Cafede çalışan Gaye ve Nurhan Hanım'ın da ayrı hikayeleri var ancak derine inilmemiş ve onlar için ayrıca kitap yazılmayacakmış. Olsaydı güzel olurdu diye düşünmüştüm ben.

Fazlasıyla akıcıydı. Birkaç saate bitiyor ve etkilenmemek mümkün değil. Redaktesi orta üstüydü. Bu kadar etkileyici olduğunu düşünmemiştim ama adından anlamalıydım değil mi? :) Seda Özay benim için artık okunacak yazarlar arasında.

Yeni Bir Başlangıç - Kim Karr / Yorum (Connections #1)


Orijinal İsim: Connected
Yazar: Kim Karr
Çevirmen:  Yonca Mete Soy
Yayınevi: Yabancı Yayınları
Sayfa: 384
Baskı Yılı: 2015


Dahlia London, fotoğraf stilistidir. Uzun yıllardır ilişki yaşadığı ve nişanlandığı Ben gözünün önünde öldürüldükten sonra uzun bir süre yas tutar. Çevresinin çabaları ile hayata yeniden başlamaya niyetlenir. Ara verdiği işine en yakın arkadaşı Aerie'nin ısrarıyla döner ve ilk işi bir rock yıldızıyla röportaj yapmaktır. O yıldız River Wilde yani Wilde Ones'ın solistidir. Yıllar önce Dahlia'nın barda karşılaşıp deli gibi etkilendiği ve kaçtığı çocuk.

İlk görüşte aşka inanır mısınız? Dahlia ve River aşkı böyleydi. Yarıdan sonrasına kadar durgun ilerliyor hikaye sonra tempo artıyor ve kendinizi ne olduğunu çözmeye çalışırken buluyorsunuz. Sonu oldukça gizemli. Biraz tahmin edilebilir ama ne kadar tahmin etseniz nedenleriyle ilgili hiçbir bilginiz olmuyor.

Ben'in sırları var. "Aşık Çocuk" River'da Dahlia'yla tanıştığı geceyle ilgili bir şeyler saklıyor. Dahlia tüm sırları öğrendiğinde ne olacak merak ediyorum. Sanırım ikincide ortaya çıkar. Şarkılar, konser tişörtü koleksiyonu gibi şeyler benim çok hoşuma giden detaylardı.

Redakte biraz sıkıntılıydı bu kez. Ayraç konuyla uyumluydu yine. Yabancı ayraç konusunda birinci benim gözümde yine bu gelenek değişmedi :)

Maske - Lemariz Müjde Albayrak / Yorum (Bir Aşk Serisi #2)


Orijinal İsim: Maske
Yazar: Lemariz Müjde Albayrak
Yayınevi: Postiga Yayınları
Sayfa: 360
Baskı Yılı: 2015

Herkese merhaba

Hissizle benzer yerleri var doğal olarak ama tekrar gibi değil, bu açıdan sevdim. Aksiyon devam ediyor.

Adrian, Alexander'ın ona soyadını vermesiyle çocukluğundan beri içinde yer eden yaraları maskelemeyi başarmış ve bu işte oldukça ustalaşmıştır. Sosyetenin arsız çocuğu olmuştur. Yıllarca geçmişin acısını çıkarmıştır. Peki 3 yıl önce ne olmuştu da Adrian orda takılı kalmıştı?

Jasmine, küçük yaşta anne babasını kaybedince abisi Daniel ona destek olmuştur. Beraber çalışarak her zorlukla başa çıkmışlardır. Jasmine 18 yaşında hamile kaldığında ve çocuğun babasıyla ilgili konuşmadığında bile birbirlerine sımsıkı sarılmışlardır. Peki Jasmine ve Adrian'ın yolları daha önce kesişmiş miydi?

Hissizde bu ikiliyle ilgili gerçekler ortaya çıkmıştı yani sonunu bilerek başlıyoruz ama ayrıntıları okumak oldukça güzeldi.

Jasmine'in kendini anlatma çabaları, Adrian'ın aile olma çabaları resmen damgasını vurmuş. Daniel'ın Türk aşkı, heyecanlandığında sakarlıkta sınır tanımayan Yağmur... Serinin devam kitaplarında sanırım Yağmur ve Daniel'ı okuyacağız.

Ben şu 20 yıl sonrası olayına takıldım. Onunla ilgili de bir kitap olacak mı acaba? Hatta onu Daniel'dan daha çok merak ediyorum.

Elite Tetra Göz Farı - 24


Bugün Elite'in Tetra Göz Farı'nı inceliyoruz. Bendeki 24 numarası. Bu far içinde soldan sağa siyaha yakın bir gri, mor, pembe ve kahverengi barındırıyor.


Sürüşü oldukça kolay, hafif tozutması dışında herhangi bir problem ile karşılaşmadım. Sedefli bir far ancak birkaç kat sürmeden pek belli etmiyor kendini. Üstteki görselde herhangi bir baz kullanmadan elimle 2-3 kat uyguladım. Baz ile uygulayınca hem kalıcılığı artıyor hem de tek kat sürmek yetiyor. Yine de bazsız kullanmamanızı tavsiye ederim :)


Gösterişsiz bir kutusu var. Kapak ilk başta zor açılıyordu fakat açıp kapadıkça normal hale geldi. Almayı düşünenler için fiyat 16 TL. İnternet sitelerinden alabilirsiniz. Onun dışında Bursa'da birkaç yerde görmüştüm satıldığını. Sonuç olarak fiyatına göre iyi bir ürün. Başka yazılarda görüşmek üzere. Hoşça kalın :)


Özgürlüğün Elli Tonu - E. L. James / Yorum (Elli Ton #3)


EROTİK ROMAN - +18
Orijinal İsim: Fifty Shades Freed
Yazar: E. L. James
Çevirmen: Sevinç S. Tezcan
Yayınevi: Pegasus Yayınları
Sayfa: 704
Baskı Yılı: 2014

Burada evli bir Anastasia - Christian ikilisi çıkıyor karşımıza. Grey ailesini biraz daha tanıyoruz. Christian'ın geçmişi daha fazla aydınlanıyor aslında tamamen aydınlanıyor. Minik sürprizler de var.

İlk kitaptaki ikiliyle buradaki ikili aşırı farklıydı. Olumlu farklardan bahsediyorum tabii ki :) Sıkıntılı süreçlerden geçiyorlar, başlarına gelen kötü olayları atlatmayı da başarıyorlar, Christian'ın elli ton olayı bazen korkunç şeylere yol açsa da düzeltmeye çalışma çabaları güzeldi. Adam elli ton kolay değil tabii :)

İyisiyle kötüsüyle bir seri daha bitmiş oldu. Abartıldığı gibi bir seri olmadığını da belirtmek istiyorum.

ARKA KAPAK

Romantik, özgürleştirici ve kesinlikle bağımlılık yaratıcı...

Bu roman dengenizi sarsacak, sizi ele geçirecek ve ebediyen sizinle kalacak.

Anastasia Steele'in ne istediğini bilen, göz alıcı iş adamı Christian Grey'le tanışması, her ikisinin de hayatlarını geri dönülmez biçimde değiştiren şehvetli bir ilişkinin kıvılcımını çakmıştır. Christian'ın sıra dışı zevkleri karşısında şoka uğrayan, ondan hem hoşlanan hem de korkan Ana, daha derin bir bağlılık istiyordur. Onu yanında tutmaya kararlı olan Christian, bunu kabul eder. 

Şimdi her şeye sahiptirler; aşk, tutku, yakınlık, servet ve sonsuz olasılıklarla dolu bir dünya. Ana, Grey'i sevmenin kolay olmayacağını ve beraberliklerinin her ikisinin de tahmin edemeyeceği zorluklar getireceğinin her zaman farkında olmuştur. Anastasia'nın kendi benliğinden ve bağımsızlığından ödün vermeden Grey'in yaşam stiline uyum sağlamayı öğrenmesi, Grey'inse kontrol dürtüsünü aşması ve kendisini altüst eden fırtınaları arkasında bırakması gerekmiştir. 


Ama geçmişle hesapları henüz kapanmamıştır. Tam her şeye sahip gibi göründükleri bir anda, talihsizlik ve kader bir araya gelip Ana'nın en korkunç kâbuslarını gerçeğe dönüştürür...

Karanlığın Elli Tonu - E. L. James / Yorum (Elli Ton #2)


EROTİK ROMAN - +18
Orijinal İsim: Fifty Shades Darker
Yazar: E. L. James
Çevirmen: Sevinç S. Tezcan
Yayınevi: Pegasus Yayınları
Sayfa: 640
Baskı Yılı: 2014

Serinin 2. kitabında Christian'ın iyileşme sürecindeki hallerini okuyoruz. Ayrılıklarının ardından bu kez farklı bir teklifle Ana'nın karşısına çıkar. Christian'ı unutmaya çalışan Ana ise bu teklif sonrası aldığı sözlerle korkularından arınır. Bay Grey'e karşı koymak zaten imkansızdır ve Ana aşıktır. Bakalım bu ikili ikinci şanslarını nasıl kullanacak?

Christian aşık olduğunu kabullendikten sonra mutludur ama kaybetme korkusunu doruklarda yaşamaktadır. Anastasia ise yetersiz olma korkusuyla başa çıkmaya çalışmaktadır.

İlk kitaba göre bu biraz daha iyiydi. Tek kötü yanı tekrarlayan cümleler. Yemeğini ye Anastasia. Dudaklarını ısırma Anastasia gibi. Bu cümleler sık sık tekrarlandığında sinir bozucu oluyor. İyi yanı ise aşık Christian'ı okumak. Seriye ait son yorum da birazdan gelecek.

ARKA KAPAK

Romantik, özgürleştirici ve kesinlikle bağımlılık yaratıcı...

Bu roman dengenizi sarsacak, sizi ele geçirecek ve ebediyen sizinle kalacak.

Ruhu yaralı genç girişimci Christian Grey'in karanlık sırlarının yıldırdığı Anastasia Steele, ilişkilerine son noktayı koyup bir yayınevinde çalışmaya başlar.

Ama Grey'e duyduğu karşı konulmaz çekim hâlâ etkisini sürdürmektedir. Grey yeni bir teklifle gelince ona karşı koyamaz. Nihayet her şey daha iyiye gidiyor gibi göründüğü sırada birden geçmişin hayaletleri ortaya çıkar. Anastasia, sorunlu, hırslı ve talepkâr Elli Ton'un sinir bozucu geçmişi hakkında, tahminlerinin çok ötesinde şeyler öğrenir ve ilişkileri bir kez daha tehdit altına girer.

Grey içindeki şeytanlarla savaşırken, Ana da hayatının en önemli seçimini yapmak zorunda kalır. 
Ve bu kararı tek başına vermelidir...

Grinin Elli Tonu - E. L. James / Yorum (Elli Ton #1)


EROTİK ROMAN - +18
Orijinal İsim: Fifty Shades of Grey
Yazar: E. L. James
Çevirmen: Sevinç S. Tezcan
Yayınevi: Pegasus Yayınları
Sayfa: 576
Baskı Yılı: 2014

Anastasia Steele, 21 yaşındadır ve edebiyat bölümünü bitirmek üzeredir. Ev arkadaşı Kate hastalanınca onun yapması gereken röportaj Ana'ya kalır. Arkadaşını kıramayan Ana kendini Christian'ın karşısında bulur ve gördüğünde anladığı üzere Bay Grey'in çekimine kapılmamak pek mümkün değildir.

Christian Grey, 27 yaşındadır ve Grey Şirketler Topluluğunun CEO'sudur. O noktaya kendi başarısıyla gelmiştir. Christian'ın ilişki beklentisi biraz farklı. Evinde oyun odası adını verdiği özel bir odası var. Hakimiyet teslimiyet içeren ilişkilerden hoşlanıyor diyeyim, zaten fazla ayrıntıya girmeye gerek olduğunu düşünmüyorum.

Ana'yı gördükten sonra ondan uzak durması gerektiğini bilse de bir şekilde kendini kaptırır ve Ana'ya teklifini yapar. Aralarındaki çekime kayıtsız kalamayan Ana aşık olmuştur ve bu aşk onu zorlu bir yola sokar. Ana, Christian'ın karanlık yönlerini keşfetmeye çalışırken, Christian Ana'dan neden vazgeçemediğini anlamaya çalışır.

Erotik roman olarak geçiyor. Tamamı erotik değil tabii ki. Ana ve Christian'ın aileleri, geçmişleri de geniş yer kaplıyor.

Christian'ın sırları neler? Neden bu kadar ketum davranıyor? Bu Ana saf mı nasıl bunu kabul eder gibi sorular kalacak aklınızda muhtemelen.

Yazıyı 18 yaşından küçük okuyucular olabilir diye ayrıntı vermeden yazmaya çalıştım. Böyle anlatmak oldukça zordu. Okuyalı uzun zaman olmuştu ancak film öncesi yazıyı yayınlamak istedim. Serinin diğer kitaplarının yorumlarını da birazdan yayınlayacağım. Bunu okuyorsanız ikinci ve üçüncü de yayınlanmış demektir. Arka arkaya okuyabilirsiniz. Mutlu günler :)

ARKA KAPAK

Romantik, özgürleştirici ve kesinlikle bağımlılık yaratıcı... Bu roman dengenizi sarsacak, sizi ele geçirecek ve ebediyen sizinle kalacak.

Edebiyat ögrencisi olan Ana Steele, genç girişimci Christian Grey'le röportaj yapmaya gittiğinde son derece çekici, zeki ve sinir bozucu bir adamla karşılaşır. Toy ve masum Ana, bu adama duyduğu arzu karşısında şaşkına döner ve adamın gizemli doğasına rağmen ona yakınlaşma arzusuyla yanıp tutuşur. Ana'nın güzelliği, zekâsı ve özgür ruhuna direnemeyen Grey de onu istediğini kabul eder, ancak şartları vardır...

Grey'in sıra dışı erotik istekleri karşısında şoka uğayan ama bir yandan da heyecana kapılan Ana tereddüde düşer. Büyük başarısına rağmen -çokuluslu şirketleri, uçsuz bucaksız serveti ve sevgi dolu bir ailesi vardır- Grey şehvete esir olmuş ve hükmetme hırsı olan bir adamdır. Çift, cüretkâr ve tutkulu bir fiziksel ilişkiye yelken açarken, Ana, Christian'ın karanlık sırlarını ve kendi gizli arzularını keşfeder.

Dirty Works Bye Bye Dark Circles Göz Altı Kapatıcısı


Herkese merhaba

Gratis'in tüm ürünlerde %50 indirim yaptığı bir kampanyası vardı. O indirimden denemek için almıştım bu ürünü. Göz altım aşırı sorunlu değil ama bir şekilde benim dikkatimi çekiyor. 

Öncelikle şunu söyleyeyim. Göz altlarıma geceleri Clinique All About Eyes Göz Çevresi Bakım Kremi'ni uygulamaktayım. Nemlendirme açısından benim için yeterli oluyor. Nemlendiricisiz bu kapatıcı nasıl sonuç verir orasını bilemem. Kurutur ya da kurutmaz bu konuda bir şey söyleyemem.


Kapatıcının kutusu açılınca iki farklı ürün çıkıyor içinden. Somon rengi olan corrector yani ilk önce göz altımıza onu uyguluyoruz. Daha sonra ise sarı tondaki açık rengi yani concealer'ı uyguluyoruz.

Bana ilk başta concealor çok açık renk geldi ama tenimde gayet iyi duruyor. Alttaki görselde renkleri daha iyi görebilirsiniz. Ben kremsi yapıdaki bu kapatıcıyı parmağımla uyguluyorum. Az miktarda ürün kullanmak gerek çünkü fazlası kötü duruyor. Yavaş hareketlerle yedirmek gerekiyor. Sonuç beni mutlu etti. Tekrar şans verebileceğim ürünlerden biri. 


Corrector 4.5 gr. concealer 4.5 gr. olmak üzere ürün toplam 9 gr. Ben indirimden yanlış hatırlamıyorsam 7-8 TL civarı bir fiyata almıştım. Normalde de 14-15 gibi bir şey olması lazım. Unutmadan Dirty Works Bye Bye Dark Circles Göz Altı Kapatıcısı, aloe ve E vitamini içeriyor. 


Bu hafta elimden geldiğince birikmiş ürünlerin yazısını yazacağım. Mutlu haftalar :)


Uçuşta - R. K. Lilley / Yorum (Havada #1)


EROTİK ROMAN +18
Orijinal İsim: In Flight
Yazar: R. K. Lilley
Çevirmen: Melek Elif Eren 
Yayınevi: Aspendos Yayınevi
Sayfa: 328
Baskı Yılı: 2014

Kabin memurumuz Bianca, kaçtığı geçmişiyle yaşamaya çalışmakta ve can yoldaşı Stephan ile omuz omuza çalışmaktadır. Henüz bir bakire olan Bianca kendi halinde yaşayan bir hostes ve amatör ressamdır . Çalıştığı havayolunda 1. sınıfta hosteslik yapmaktadır. Bir sefer sırasında yolculardan James'in bakışlarını fark eder ve kendini eli ayağı birbirine dolaşmış vaziyette bulur.

James, zengin bir aileden gelmektedir. Onun da herkes gibi sırları vardır. Gündelik ilişkiler yaşamaktadır. İtaat eden kadınlardan hoşlanmaktadır. Bianca'yı gördüğünde tek istediği o olmuştur. Ve o istediği şeyin peşine düşer, onu alır. Kısaca yine aynı şeyleri okuyoruz :)

Bazı noktalarda Elli Ton serisinin aynısıydı ne yazık ki. Bu da sıkılmama sebep oldu. Bu tarz kitaplar birbirinden farklı yazılabilirken neden çoğu kelimesi kelimesine aynı oluyor. Umarım 2. kitap daha özgün olur.

Kötü Çocuklar Tutkudan Sırlara - M. Leighton / Yorum (Kötü Çocuklar #2)


Beklentim büyüktü ancak ilkindeki beğeni düzeyine ulaşamadım. "Soluk Soluğa" öyle heyecanlı bir yerde bitmişti ki az da olsa bunun konusunun sinyalleri de verilmişti.

İlkine göre yavan olsa da netlik açısından bu daha iyiydi. Ters köşe yok en azından yok sayılır, tamam bunda da şok olacağınız bir yer var. Burada daha çok Cash'in Olivia'yı güvende tutma çabalarını okuyoruz. Tabii Gavin'in desteğini unutmamak gerek. Nash, tam bir kapalı kutuydu. Olivia'nın annesini tanıdık gerçi tanımasakta olurdu bence. Çok çekilmez bir kadın :) Kuzen Marissa'da sanki insanlığa bir adım yaklaşıyor. Bütün bu gizemler 3. de açığa çıkacak diye düşünüyorum.

Serinin son kitabında sanırım Nash'in yaşadıklarını ve kendince neden öyle davrandığını anlayacağız. Umarım kısa zamanda çıkar ve okuruz.

İlişmek - Hakan Akdoğan / Yorum


Çözmesi zordu. Yazarın 3 romanını okudum ve hepsinde de yazım tarzına hayran kaldım. Sonuncusu Varlık ve Piçlik kütüphanemde okunacaklar arasında bekliyor. Fazla bekletmeden okuyacağım.

Yine umulmadık olaylar oluyor ve umulmadık şekilde bitiyor ki biz buna alıştık. Üzerine düşünmeye itiyor bir nevi bu kitaplar bizi. Melek'in pişmanlıkları, hisleri çok güzel işlenmiş. Neyi neden yaptığını net bir şekilde anlayabiliyoruz. Ayaz'ın davranışları, hastalıklı aşkı, yanlış düşüncelerin vardığı nokta... Bu romanı yazmak oldukça güç. Uyumsuzluklar bile bir uyum yakalıyor. Her şey yerine oturuyor. Ek olarak bu romanda yazar farklı bir şey denemiş en sonda görünce vay be denilecek türden.

Neşeli Buluşma Sponsorları

Herkese merhaba

Kısa da olsa bir etkinlik yazısı hazırlamıştım. Sıra geldi sponsorluk yazısına :)


Çok beğendiğim bu broş ile başlamak istiyorum. Fingerscrossed markalı bu broş ve güzel notu için Melike Hanım'a teşekkürler.



Gogo Ev Atölyesi'ne kişiye özel kurabiyeleri ve hoş sunumlu sabunları için teşekkürler.


Sibel'in Kurabiye Evi'ne şirin kurabiye için teşekkürler.



İpek Pamuk'a klasik, organik ve ipelina pamuklarıyla bizi tanıştırdığı için teşekkürler.


Mevsime uygun ürünleriyle yardımıma koşan bu ürünler için Abfen Farma'ya teşekkürler.


Kişiye özel parfümleri bizim için, doldurduğumuz formalara göre hazırlayan Dermafua'ya teşekkürler.


Splat bizim için Likvum Jel diş macunu göndermiş. En kısa sürede deneyeceklerim arasında bu diş macunu. Teşekkürler.


Farmona'ya bu güzel ürünleri için teşekkürler.


Dermadolin'e hediyeleri için teşekkürler.


Fresh'n Soft'a hediyeleri için teşekkürler.


Bebak'a minik hediyeleri için teşekkürler.


Cosmed'e hediyeleri için teşekkürler.


Plus Canvas'a tablo için teşekkürler. Evde hemen yerini aldı :)


Parex'e hediyeleri için teşekkürler.


Cook'a hediyeleri için teşekkürler.


3M'e hediyeleri için teşekkürler. Command'ı severek kullanıyorum. Tavsiye ederim. 


Yalıspor'a hediye tişört için teşekkürler.


Anavarza Bal'a hediyesi için teşekkürler.


Makarneks bizlere birer koli ürün göndermiş. Teşekkürler.


Pakmaya'ya tatlı hediyeleri için teşekkürler.


Saç Aksesuarı için modalina.com'a, Straplez Bluz için atesligiyim.com'a teşekkürler.


Buz kovası için Bora Plastik'e teşekkürler.


Soğutucu Jel ve Goat's Milk için Rosa Impex'e Isıtıcı Bant için Rituel de Beaute'ye teşekkürler.

Sponsor yazısı da böyleydi. Ürünler kullanıldıkça blogta yerlerini alacaklar o yüzden ayrıntıya girmedim. Herkese mutlu haftasonları diliyorum :)


Satılık - İlknur Birdal / Söyleşi


Yazar söyleşimiz karşınızda. Mümkün olduğunca klasik soru sormadık. İstisnalar hariç. Fazla uzatmadan başlayalım mı?

Öncelikle sizi tanımak isteriz.

Merhaba ben İlknur Birdal; otuzuna merdiven dayamış, herkes kadar hayatla mücadele eden ve herkes kadar sorunları olan sıradan biriyim. Beynimin müsaade ettiği ölçüde her duyguyu içinde barından bir kişiliğim var. Cana yakın olduğumu ve fazla konuştuğumu söylerler. Aslında evde yalnız yaşadığım için birini bulunca susmadan konuşmam normal değil mi sizce de?

Yazmaya nasıl başladınız? Çocukluk hayallerinizden biri miydi yazmak?

Aslında çocukluk hayalim arasında yoktu gerçekten. Devamlı yazardım ama hiç düşünmemiştim. Kompozisyon yazardım, şiirler karalardım. Günlük tutarken de normal şunu yaptım, bunu yaptım değil de, bir duygunun peşinden gidip o duyguyu özümserdim kendimce. Annem her zaman âlim olacak sanki başımıza diye sataşırdı. Onun bunu yaptığımı görmesini isterdim. Hikâye yazmaya bir arkadaşın sayfasında yarışma yapmasıyla karar vermiştim ve o gece ilk hikâyem Vişneli Turtam’a komik bir tanıtım yazdım. Eğer ilk 3'e girerse sayfada yayınlanacaktı ve ben buna ihtimal vermediğim için katıldım ve siteye girdiğimde hikâye sayfada yayınlanacak listenin başındaydı. Sadece tanıtım vardı. Devamı yoktu ve ben öyle alık alık kaldım bir süre. Arkadaşlar benden önce ikna olmuştu ve sosyal medyada yazmaya bu şekilde başladım diyebiliriz. Beklenmedik ama eğlenceliydi.


Biraz Satılık'ın oluşma sürecinden bahseder misiniz?

Satılık benim için farklıydı gerçekten. Bir gece öylesine yatarken aklıma doluştu ve bir anda iki bölümünü yazmış buldum kendimi. Sayfada beğenilince devamı da beraberinde geldi. Hüzün ve Devran dışında her karakter kendi kendine oluştu aslında. Yazmaya başlayınca kendimi kaptırıyor ve ben bile nereye gittiğini anlamıyorum. Acemiliğimi biraz da olsun üstümden atmaya vesile olduğu için yeri ayrıdır bende. Dediğime bakmayın aslında her yazdığım kurgunun yeri ayrı kalbimde.

 Satılık'ı okumaya başladığımda Türk filmi tadında bir roman diye düşünmüştüm. Bu kitapta filmlerden bir esinlenme var mı? Türk filmlerini sever misiniz, izler misiniz?

Aslında hayır; bunu birkaç kişiden duymuş olsam da hiç Türk filmi gibi olduğunu düşünmemiştim. Fakat yazdığım zamana nazaran şimdi baktığımda fazla abartmışım dediğim yerler yok değil. Herkes herkesin bir şeyi çıktı. Kesinlikle. Ama ben hayatın bazen bizlere oyun oynadığını düşünürüm. Tesadüf ya da kader... Hayatı başlı başına yaşamamız da bir tesadüf aslında. Televizyonla arası olmayan biriyim. Arada izlediğim Kore dizileri hariç pek alakam yok açıkçası.

Satılık'ta Devran'ın abisi Devrim az yer kaplasa da aslında sevdiği kadın sebebiyle yaralı bir erkek o. Satılık Devrim için umut verici bitti. Duyduğumuza göre Devrim'in hikayesi gelecek. Peki o mutluluğu bulabilecek mi?

Şuan yazmaya devam ettiğim Karanlığın Külleri Devrim ve Afra’nın hikâyesi. Evet aslında yazmaya başladığımda gerçekten ölüydü ve öyle biri yoktu. Geldiği bölüme kadar ben bile bilmiyordum yaşadığını  Kesinlikle yaralı bir erkek. Aşktan payına düşeni almış ve fazlasıyla acı çekmiş biri. Ve şimdi karşısında ona tamda geçmişteki kadını hatırlatan bir kadın var. İşi zor Devrim’in açıkçası... Ve yazarken içimi sızlatan ilk erkek karakterim diyebilirim. Kendini yalnızlığına hapsetmiş birinden farklı davranmasını beklemek oldukça zor. Afra onun için bir umut ama mutluluğu bulur mu bilmem. Onlar için güzel bir sözüm var aslında. Bir adam küllerinden yeniden doğabilir mi? Ve bir kadın zifiri karanlık bir yüreğe ne kadar dokunabilir? Sanırım bunu hep birlikte göreceğiz.


Şiirlerinizi ekip olarak çok beğendik. Genelde şiir yazar mısınız yoksa bu şiirler Satılık için özel mi yazıldı?

Hikâye yazmaya 4 yıl oldu başlayalı ama ortaokul yıllarından beri şiir karalardım. Şiir yazmaya devam kesinlikle. Satılık için arkadaşlarım ısrar etmişti ve bir baktım her bölüme şiir yazar oldum. Güzel oldu ama. Beğenmenize sevindim gerçekten, teşekkür ederim.

Roman dışındaki türlere bakışınız nasıl. Yazmayı ve yayınlamayı düşünür müsünüz?

Fantastik bir roman çalışmam var. Şuan yazdıklarıma bakınca benim dalım değil aslında ama kalbim bunu istiyor. Belki hiç beklediğim bir alanda da kalbim beni sürükler kim bilir? Hayat sürprizlerle dolu...

Basılması kesinleşen kitaplarınız var mı? Varsa biraz bilgi alabilir miyiz?

Devrim’in hikayesi gelecek rabbim izin verirse. Tarih olarak net değil çünkü sosyal medyada yayınlanmadı ve şu an onu yazmakla meşgulüm. Haziran temmuz arası diyebiliriz sanırım net olmamakla birlikte. Ardından Yalnızlığın Rengi ve sonrasında Aşk Aptallıktır adında bir de romantik komedi var.

Klasik sorular sormak istemem ama olmazsa olmaz soruyu sormadan geçmeyelim. Defalarca okuduğunuz bir roman var mı? Bir de en sevdiğiniz yazarı merak ediyoruz.

Gemliğe doğru, denizi göreceksin. Sakın şaşırma. Orhan Veli Kanık. Defalarca okudum, okurum ve okumaya devam ederim. Orhan Veli en sevdiğim şairlerden biridir.
Roman olarak Adam Fawer - Olasılıksız aşırı etkilenmiştim.

Satılık'ta yan karakterler genelde ön plandaydı. Emir ve Asi, Aysel ve Umut gibi. Şimdi turdan bir arkadaşımızın özel bir sorusu var. Aysel ve Umut için ayrı bir roman yazılacak mı? Ve aslında ben de Emir ve Asi'yi merak etmekteyim.

Evet yan karakterler bol. Arada benim bile kafamı karıştırdılar. Sanırım bunun sebebi gerçek hayatta dünyanın bizim etrafımızda dönmemesi. Aşıkken ailemizi de, arkadaşlarımızı da bir kenara atmıyoruz. İki çiftinde ayrı hikâyesi olmayacak açıkçası. Diğerlerinde onlardan ufak sahneler görebiliriz ve umarım bu şekilde onları ayrı olarak okumak isteyenlerin gönlünü alabilirim. 


Turdaki arkadaşların yine özel bir sorusu var. Kadın karakterler hep yaralı ve karışık ilişkiler söz konusu. Bunun nedeni nedir?

Satılık’ı yazdığım dönemdeki ruh halimle alakalı olabilir sanırım. Hayatım gerçekten o dönem karmakarışıktı ve kurguya da katkısı olduğunu düşünmekteyim. Hüzün’ün yaşadığı, Asi’nin yaşadığı ya da Aysel’in başına gelenler. Hayat tozpembe değil ve ben bunu yazmak istedim belki de. İnsanlar dışarıdan yargılamayı sever ve içlerine girmek istemez. Fakat dışarıda bilmediğimiz o kadar farklı ve o kadar yıkıcı hayatlar var ki.

Peki, Satılık'tan sonra hayatınızda değişen bir şey oldu mu? Sizin için öncesi ve sonrası var mı?

Yüz bakımı yapmış gibi oldu. Öncesi ve sonrası. Espri bir yana kitabı Adana fuarında elime alma şansım oldu ve imza sırası vardı. Kısaca şöyle diyebilirim. Sanki çok şey değişmiş ama aslında hiçbir şey değişmemiş gibi. Böyle tuhaf bir duygu hissettiğim.

Satılık'ın okuyanlara vermesini istediğiniz bir mesajı var mıydı?

Sadece hayatın tozpembe olmadığını anlamalarını istedim. Yine de bir umut olduğunu bilmelerini… Yargılar bir insanı ipe bile götürüyor. Tek diyebileceğim ön yargılardan kurtulmaları. Hüzün ve Aysel bunun en güzel örneğiydi benim için. 

Son olarak okurlarınıza iletmek istedikleriniz?

Hepsine teşekkür ederim. İyi ki varlar ve onlar olmasa ben şu an burada konuşuyor olmazdım. Okuyanların eleştirileri varsa beklerim. Henüz pişmemiş hatta fırına bile atılmamış acemi bir yazanım. Bana kendimi geliştirmem için şans vermelerini dilerim.

Söyleşi için teşekkür ederiz.

Asıl ben size teşekkür ederim. Güzel yorumlarınız, yapıcı eleştirileriniz ve ayırdığınız vakit için. Uzun oldu sanırım bu söyleşi. Size en başında konuşkan olduğumu söylemiştim.

Biz ekip olarak fazlasıyla memnun kaldık bu söyleşiden. Umarız okuyanlar da memnun olur :)